OKUNMA SAYISI : 570
Geçtiğimiz cumartesi günü, ilimizde kent konseyi hazırlık toplantısı yapıldı.
Tabiî ki kanun çıkmasına rağmen, gerekli olan işleyişi sağlayacak yönetmenlik
çıkmadığı için, toplantı yalnızca bilgilendirme düzeyinde oldu. Bilindiği gibi
çağdaş devlet olmanın göstergelerinin en başında demokratik olması gelmektedir.
Demokrasi, insanların kendi kendilerini yönetmenin en kestirme yolu olduğu hiç
şüphe götürmez bir gerçektir. Bir devlette insanlar ne kadar yönetime
katılırlarsa, demokrasinin o oranda sağlıklı olduğunu kabul edilir. Demokrasi
kültürünün oturmasını etkileyen çeşitli etkenlerin başında, zaman gelmektedir.
Demokrasinin oturması büyük oranda zamana bağlı olan bir süreç işidir.
Tanzimat’la başlayan Demokrasiye geçiş serüvenimiz, birbirinden ilginç
gelişmeler yaşadı. Ancak Osmanlı Devleti döneminde birçok atılıma rağmen ciddi
bir gelişme kaydedilemedi. Asıl Demokrasi yolunda ki ciddi adımlar, Cumhuriyet
ile birlikte atıldığını görmekteyiz. Atatürk, sağlığında demokrasinin
vazgeçilmezlerinden olan çok partili hayata geçiş denemeleri yapmışsa da, ister
içerideki bazı gelişmeler, isterse dışarıdaki bazı olaylar bu teşebbüsü sonuçsuz
bırakmıştı. Ancak Cumhuriyetin ilanı ile sağlam temeller üzerine oturtulan
Demokrasi süreci ciddi meyvelerini zamanla verecek ve günümüzdeki halini
alacaktır. Peki, gelinen Demokrasi seviyesi istenilen düzeyde mi? Toplumu
oluşturan fertler tabandan itibaren yönetimde ki etkinlikleri yeterli mi? Bu
konuda haklı, haksız birçok tartışmanın yapıldığı ortadadır. Elbette gelinen
nokta çok önemli bir aşama olsalda, Türk Milleti daha fazlasını hak etmektedir.
Devleti oluşturan fertlerin yönetime katılmasının birçok yolu vardır. Kimi zaman
bu demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partileri, kimi zaman
güçlü demokrasilerin göstergesi olan sivil toplum kuruluşlarıdır. Gerek siyasi
partilerin işleyişinde, gerekse sivil toplum kuruluşlarını nitelik ve
niceliğinde maalesef gelinen nokta hiçte arzu edilen ölçüde değildir. Türk
siyasi hayatının, zaman zaman kesintiye uğraması, başta olmak üzere birçok
faktör yüzünden siyasi partiler, olması gereken düzeye bir türlü gelemedi.
Dolayısı ile bazen amaçtan uzaklaşıldı, istenilen verim bir türlü alınamadı.
Diğer önemli bir katılım şekli olan Sivil toplum kuruluşlarının durumu, daha
vahimdir. Sivil toplum kuruluşları ve mesleki teşekküller, amaçlarının; tabiri
caizse , üzüm yemek olduğunu unutup, bağcıyı dövme yolunu seçtiler. Tabiî ki
bunların içinde istisnalar var. Ancak çoğunluk ne yazık ki kendilerine hedef
kitle olarak seçtikleri gurubun problemlerini ve çözüm yollarını ortaya
koymaları gerekirken, amaca hizmet etmeyen kısır döngülere girdileri. Kimi zaman
bazı ideolojik saplantıların esiri oldular, Kimi zaman bir kişi veya gurubun
maşası oldular. Dolayısıyla toplumun her kesimini yakından ilgilendiren yığınla
problem halledilemediği, gibi yenileri eklendi. Bu durum sivil toplum
kuruluşlarının etkinliğini azalttığı gibi Demokrasi açısından çok önemli olan
bir kalenin yara almasına yol açtı. Oysa, demokrasinin tabana yayılmasında çok
önemli olan sivil toplum kuruluşları ne kadar önemlidir!... Halkın büyük bir
kısmının yönetimde etkin olmasını sağlayacak olan bu sivil toplum kuruluşları
gelişmiş demokrasi- lerdeki gibi gerçek işlevlerini yerine getirirse, bir çok
problemin kısa zamanda çözümlendiğine şahit olabiliriz. Ülkemizde yeni yeni
oturtulmaya çalışılan Kent Konseylerini, en azından sivil inisiyatif noktasında
değerlendirme imkanımız olursa, en azından bu boşluk kısmen de olsa doldurulmuş
olunur. Sayın Valinin işaret ettikleri gibi; “insanlar kahvehane köşelerinde
konuşmayı bırakıp, amaca hizmet etmek için bu platformda konuşabilirler” . Bu
konuşmalar problemleri ortaya koymanın yanında, çözüm önerilerini de beraberinde
getireceği muhtemeldir. Kurulması düşünülen komisyonlara bakıldığında, hemen
hemen bütün sahayı kucaklayan bir çalışma olarak görülüyor. Bu komisyonlarda
görev alacak kişilerin, sahalarında uzman, işin içinden gelenlerden olması
verimi büyük oranda artıracağı şüphesizdir. Burada esas dikkat edilmesi gereken
esas önemli nokta; problemlerin tespitinin yanında, çözüm yollarının bulunarak
bir an önce hayatiyete geçirilmesidir. Aksi taktirde amaçtan uzaklaşarak kısır
döngülerin yaşandığı yerlere dönüşür,böylece önemli bir teşebbüs yok yere heba
edilir…
Yorum () |
|
|
|
|
|