|
Cuma, 08 Şubat 2008 |
OKUNMA SAYISI : 276
Ve (Ahiret için) azık, besin, gıda ve rızık toplayın kuşkusuz azığın en hayırlısı ve en güzeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) dır. Ey akıl ve gönül sahipleri bana karşı gelmekten sakının. (Bakara 2-197)
Yoksa biz iman edip güzel düşünüp iyi işler yapanları, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi tutacağız? Yoksa takva sahiplerini asıs, sapık ve facirlerle aynı mı yapacağız (asla). (Sad suresi 38-28)
" Deki (Ey Muhammed (s.a.a) hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar. " (Rad 39-9) " Deki (Ey Muhammed (s.a.a) kör olanla gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık, cehaletle bilim bir olur mu? " (Rad 13-16)
Gördüğünüz gibi Kuran-ı Kerim de takva ve bilim Allah nezdin de en yüksek insanlık değerleri olarak gösterilmiştir. O halde kişinin böyle bir değerleri kazanması onun kendisine karşı görevlerinin başında yer alır.
İnsanı kendi değerleriyle ölçmeli soyu sopu, süsü püsüyle değil, bir sürü adamı varmış, güzel bir köşkü varmış, şu kadar itibarı varmış, bu kadar geliri varmış bütün bunlar çevresindedir onun kendisinde değil, parasını, pulunu, şanını, şerefini bir yana bırakıp bir gömlek ile çıksın karşıma bakalım bedeni işine el verişlimi? Sağlam zindemi? Kafaca nasıl? Hoş mu, yetenekli mi? Kendinden emin mi? Haksever, tok gözlü mü? Çalışkan, doğru sözlü, vefalı, iki dişi aynı mı? Bakılması gereken bunlardır. Bunlardan anlaşılır kişinin Allah yanındaki değeri.
Takva ibadet ve itaatin megbul olmasının bir vesilesidir. Allah takvadan yoksun kişinin ibadet ve itaatine iltifat buyurmaz. " Ey Muhammed (s.a.a) onlara Âdemin iki oğlunun haberini gerçek olarak oku, hani ikisi de birer kurban ve takdime sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen "And olsun seni mutlaka öldüreceğim. " demişti. Öteki " Allah ancak takva sahipleri ve kendisine karşı gelmekten sakınanların kurbanını kabul eder. " demişti. (Maide 5-27)
Takva: İyi bir huy, bir meleke, bir kabiliyet ve yetenektir ki kötü davranışlar ve Allah'a karşı muhalefetten insanı saklar ve durdurur.
Takvanın tanımında Hz. İmam-ı Cafer-i Sadık (a.s) dan bir tefsir; Mufetdel Bin Ömer diyor: İmam-ı Cafer-i Sadık Hazretleri "Az emel takva ile yahut az emel takva sahibinden takvasız çok emelden yığdır ve daha hayırlıdır. " buyurdular.
Ben çok emel takva olmaksızın nasıl olur diye sorduğumda böyle cevap verdi İmam Cafer-i Sadık (a.s): " Misal olarak bir kişi acı yedirir, doyuruyor, komşularına karşı anlayışlı olup muhtacın ihtiyacını giderir ancak haram ile karşı karşıya gelirken, yüzüne haramdan bir kapı açılırken pervasızca girer bunun yaptığı hayır işler takva ile megrum değildir. Başka biride olur ki üsteki o güzel işleri yapmaya imkânı yoktur ancak haramla karşı karşıya gelirken haramdan yüzüne bir kapı açıldığı zaman girmez ve haramı yapmaz. (Vesail cilt 15 sayfa 241)
Yorum () |
|
|
|
|
|