OKUNMA SAYISI : 1855
Yaklaşık üç yıldır, Iğdır ilinin tarihi profilini çıkarmak için yüzey
araştırması yaparak , geçmişe ait izleri tespite çalışıyoruz, kıymetli
okuyanlarım.Aralarında , Doç.Dr.Alpaslan ceylan, Bil.Uz.Oğuz Şimşek ve
Bil.Uz.Hasan Buyruk'un da bulunduğu ekip arkadaşlarımızla , Iğdır merkez başta
olmak üzere ,Aralık, Tuzluca ve karakoyunlu ilçelerimizin büyük bir bölümünü
taradık. Sahanın çok verimli olması yüzünden çalışmalarımızın uzun süre devam
edeceği anlaşılıyor. Ancak taradığımız alanlardaki tarihi yapıların durumu ne
yazık ki yürekler acısıdır. Kimi yerde define avcılarının bir şey bulma ümidi
ile önlerine çıkan her yeri tahrip ettiklerini görüyoruz. Kimi zaman tarihi
yapılar sökülerek yontulmuş, güzel desenlerle bezenmiş taşların evlerin, bazen
de ahır ve samanlığın inşaatında kullanıldığına şahit olduk. Zaman zamanda
traktörlerle taşınarak satıldığına öğreniyoruz. Daha vahim olanı ise sahasında
en nadide örnekler bilinçli olarak yok ediliyor olmasıdır. Çavuş Bahçe (Amarat)
köyünde bulunan nadide ortaçağ kümbetlerinden olan Kul Yusuf kümbetinin son
halini görünce tüylerim ürperdi. Bir benzerinin Ermenistan'da olduğunu
bildiğimiz bu güzelim tarihi yapı, günümüze kadar uğradığı bütün tahribatlara
rağmen ayakta kalmayı başarmıştır. Ancak o bilinçsiz, tarih düşmanı eller,
ayakta kalan kümbeti ortadan kaldırmak için bütün yolları deniyorlar. Bu nadide
eserin gövdesini delmek gibi vahşete imzalarını atmışlardır. Diğer tarihi
yapıların bundan bir farkı yok maalesef. Eski Iğdır'ın kurulduğu yerlerinden
birisi olan ,Karakalede'ki tek ayakta kalan yapı olan kale, ilgisizlikten
yıkılmayı bekliyor. Gerçi orası askeri yasak bölge olduğu için, bilinçli bir
tahribat söz konusu değil, ancak yılların aşındırması ve depremler büyük
tahribatlar yapmıştır. Ortaçağ Kervan yollarının en önemli figürlerinden olan ve
sanat Tarihi açısından paha biçilmez bir değere sahip olan Kervan Saray'da
maalesef yılların tahribatından ve ilgisizliğinden nasibini almıştır. Bu yürek
parçalayan örnekleri çoğaltmak mümkündür. Tarihi eserler geçmişle gelecek
arasındaki en önemli köprülerdir. Geçmişine sahip çıkıp korumayan toplumlar
gelecekle ilgili planlarında yanılgıya düşmeleri kaçınılmaz bir sonuçtur. Tarih
öncesinden beri önemli bir yerleşim yeri olan Iğdır ve yöresi Anadolu'nun
Türkleşmesinde de çok önemli bir konuma sahiptir. Iğdır'da sayıları maalesef
gittikçe azalan Tarihi yapılara karşı bu kabul edilemez saldırılar ve ilgisizlik
bütün hızıyla devam etmektedir. Tarihi mekanlar , adeta tarihi katledilircesine
yok ediliyor. Bu vahim duruma dur demenin zamanı çoktan gelmiş , hatta
geçmektedir. Biraz daha geç kalınırsa bölgede tarihi mekan adına hiç bir şey
kalmayacaktır. Bu kültür katliamına hiç kimsenin seyirci kalmaya hakkı yoktur.
Bitkiler dahi, kendisini toprağa bağlayan kökleri olmadan yaşayamazlar. Bir de
meseleyi; milletleri toprağa bağlayan tarihi , kültürü, medeniyeti açısından
düşünelim. Unutmayalım ki bu tarihi mekanlar bizi vatanımıza bağlayan en önemli
köklerimizdendir..
Yorum () |
|
|
|
|
|