OKUNMA SAYISI : 1012
Folklor; İngilizce bir terimdir. Folk (Halk-Halk Kesimi) ve Lore (Bilim-Bilgi) sözcüklerinin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Yazılı belgelere bağlı kalmadan, sözlü döneme ait geleneklerin günümüzde uygulanmasıdır. Halk hayatı ve kültürüdür. Buna göre Folklor "Halk Bilimi" demektir. Bizler genelde folkloru, halk oyunlarının karşılığı olarak algılarız. Hâlbuki halkın örfü, adetleri, inanışları, yemeği, oyunu, müziği, eğlencesi, edebiyatı ve halkı ilgilendiren sosyal olguların tümü folklor biliminin içerisindedir.
Geçtiğimiz hafta sonu "İskender Iğdır kapalı Spor Salonunda" ilköğretim, ortaöğretim okulları ve Halk Eğitim Merkezleri arasında yapılan, Halk oyunları yarışmasında, hem oynayanlar hem de izleyiciler adına muhteşem görüntüler ortaya çıktı. Salon tıklım tıklım doluydu. Oturacak yer kalmamıştı. Birçok insan yer bulamadığı için merdivenlerde oturmak zorunda kalmıştı. Bekleme salonunda bile oturacak yer bulmak için bekleyenler vardı. Oturduğum yerin hemen yan tarafında bir bayan izleyici çocuğunun oynadığı okul gösterisini sunarken gözyaşlarını tutamamıştı. Herkes bu bayanın sevinç ve heyecan gözyaşlarına bakıyordu. Diğer tarafta çocuğunu izlemek için gelen bir baba, bütün aile fertleriyle birlikte gelmiş, oturdukları yerde heyecandan oynuyorlardı. Gösterilen bu kadar çok ilgi halkımızın kültürüne, geleneğine, ananesine ve çocuklarına verdiği değerdir, saygısıdır. Aynı zamanda sahiplenmesidir.
Burada katkıda bulunan bütün idareci, çalıştırıcı, müzisyenler, sahneyi düzenleyenler, oynayan gençler ve çocuklarına bu imkânı sağlayan ailelere teşekkür etmek istiyorum.
Iğdır'da halk oyunlarını geniş kitlelere yayan ve uygulamalı olarak sevdiren kişilerin başında her zaman rahmetle andığımız Avukat İbrahim BOZYEL gelmektedir. O'nun seksenli yılların başında kurduğu Iğdır Lisesi Halk oyunları ekibi, herkesin gönlünü fethetmişti. Çalışmanın, azmin ve özverinin sonunda bu ekip, ilimize ülke içinde ve dışında çeşitli başarılar kazandırmıştı. Bu gün Iğdır'da halk oyunlarının bu kadar önemli bir yere sahip olmasında, halk oyunları eğitmenlerinin yetişmesinde BOZYEL'in attığı bu temelin büyük katkısı vardır. O'nun halk oyunları ekibi oluşturması, yoğun iş temposunun yanında zaman ayırması ve geniş kitlelere yayması herkes tarafından bilinmektedir ve devamlı takdir edilmektedir.
Birçok izleyici gibi benimde, halk oyunları gösterisi ilgimi çekmiş, izlemekten büyük zevk almamı ve heyecan duymamı sağlamıştır. Burada özellikle folklor ekiplerine çalıştırıcı olarak, oyuncu olarak ve ayrıca ilgilenenlere bazı gözlemlerimi ve önerilerimi sunmak istiyorum. Bunların olumlu katkı sağlayabilecek görüşler olarak kabul göreceğini düşünüyorum.
1- Iğdır'da halk oyunlarının bilimsel olarak tartışılacağı bir form veya panel düzenlenmeli. Konuyla ilgili, bilim adamları, Iğdır ve komşu olduğu yörelerden halk oyunlarına emek veren uzman ve eğitmenlerde davet edilmeli. Iğdır'da halk oyunlarının dünü, bugünü ve geleceği tartışılarak ileriki yıllar için eylem planları hazırlanmalı. Bunun yanında oyunlar tescil ettirilirken değişik yörelerin oyunlarından ziyade Iğdır yöresi oyunları tescil edilmelidir.
2- Iğdır yöresi halk oyunlarında kıyafet konusunda birliğin sağlanması önemlidir. Çünkü giyim, kuşam, kültürle ilgilidir. Her insan kendi kültürünün kıyafetini taşımaktadır. Bu konuda, yöremize özgü kıyafetlerde birliktelik sağlanmalıdır.
3- Halk oyunlarında çalınan müzik aletlerinde ve çalınan müziklerde çeşitlilik ve zenginlik sağlanmalıdır. Sadece Davul (nağara) ve Garmon'la oynanan oyunlar, Iğdır yöresi folklorunda müziğin zenginliğini azaltmaktadır.
Davul çeşitliliği ve sayısı arttırılabilir. Garmon'un yanına akardion eklenerek sayı arttırılabilir. Ayrıca nefesli çalgılar da (mey, balaban, zurna v.b.) katılarak sayı ve çeşitlilik arttırılabilir. Müzik aleti sayısı ve çeşitliliğinin arttırılması, zengin bir görüntünün ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Bunun yanında bizim yöremize ait melodi ve sesleri vermeyen, müzik aletlerinin kullanılması bir kez daha düşünülmeli ve konu uzmanlarının görüşü alınmalıdır (Gitar gibi). Ayrıca milli müzik aletlerimizden olan Tar, Kabak keman, bağlama, gibi yaylı ve telli sazlarda eklenmelidir. Başta Tar ve kabak kemane olmak üzere halk kültürümüze ait çeşitli sazları öğretmek ve yaygınlaştırmak için kurslar da en kısa zamanda düzenlenmelidir.
4- Halk oyunlarının sahnelendiğinde oynanan stil, figür ve oyunlarda bana göre daha çok Kuzey Kafkas etkisi vardır. Ritimler ve hareketler çok keskin, sert ve hızlıdır. Hâlbuki Iğdır'a ait ve tescilli bir halk oyunu ortaya koymak istiyorsak Iğdır'a ait oyun stilleri de bunlara uyarlanmalıdır. Bazı oyunlarımız ortaktır (Şeyh Şamil v.s. gibi) ancak çok kısa mesafe lerde bile kültürel farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden ortak oyunlarımızın yanında kendi yöremize ait oyunlarımızda olmalıdır.
5- Bir diğer önerim Iğdır da oynanan çok çeşitli yallı (Halay, Bar) oyunları vardır. En basiti Iğdır Yallısı (Iğdır Barı), Ağır Yallı (Ağır Bar) v.b.gibi. Bunun dışında orta yaşın üzerinde olan insanlarımızın oynadığı çeşitli yallı oyunları vardır. Sadece Tuzluca yöresinde oynanan birçok yallı çeşidi vardır. Bunlar bilim sel olarak incelenmeli, kayıt altına alınmalı, tescil edilmeli ve halk oyunları ekiplerinin oynayacağı şekilde düzenlenmeli ve folklor ekipleri bu oyunları da oynamalıdır. Bunu bu gün yapamazsak, bunları bilen ve oynayan kuşak ortadan çıktığı zaman kültürümüzün bu çok önemli unsurları yok olup gidecektir. Bununla ilgili olarak sizlere Şerur yallısını örnek verebilirim. Sadece o yörede oynanan bu halay çeşidi çok güzel icra edilmektedir. Dünyanın birçok yerinde yapılan festivallerde sergilenmektedir. Hatta Dünya çapında başarıları vardır.
Bunlar sadece Iğdır'da zengin kültürümüzün bir öğesi olan halk oyunları üzerine söyleyebileceğim birkaç öneridir. Şüphesiz kendisine bu alanı uğraş edinmiş ve hem uygulayan, hemde bilimsel olarak inceleyen insanlarımız vardır. Onların bu konuda daha ayrıntılı, tutarlı, güzel fikirleri ve öneri leri olacaktır. Ben bu çok önemli işi kendisine meslek edinen ve kuşaktan kuşağa aktarılmasında emek sarf eden herkese teşekkür ediyorum.
Yorum () |
|
|
|
|
|