|
Cuma, 07 Mart 2008 |
OKUNMA SAYISI : 273
Doğruluk ve dürüstlük Allah merkezli Kuran ahlakını ön sıralarında ve Kuran'da en çok yer tutan kavramlardan olup İslam'ın en önem verdiği değerlerdendir.
Kuran-ı Kerim'de isim, fiil, tekil ve çoğul şekillerde ifade edilmekte olan doğruluk ve dürüstlük insan söz ve davranışlarıyla, niyet ve inancında doğru dürüst ve iyilikten yana olması demektir.
Doğruluk ve dürüstlük erdemine sahip olan kişiye Sıddık (çok dürüst kişi) denildiği gibi, yalan rezilliğine sahip olan kişiye ise Kezzap (büyük yalancı) denir.
İnsanlığın genel ahlak anlayışında olduğu gibi İslam ahlakında da doğruluk ve dürüstlük insan onurunun ve sağlıklı toplum yapısının vazgeçilmez şartlarından biri olarak kabul edilmiş ve insanın kendi kişiliğine karşı en önemli ödevleri arasında gösterilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.a) kendisinden bir öğüt isteyen kişiye: " Allah'a inandım de, sonra doğru ol. " (İlmihal 2 sayfa 524) buyurmuştur.
Allah-u Teala doğru ve dürüst kişilere sonsuzun sembolü olan cenneti vadie bulunmuştur, Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir. " Allah kıyamette şöyle diyecek: Bugün doğrulara doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür, onlara içinde ırmaklar akan, içinde sonsuza dek kalacakları cennetler vardır, Allah onlardan razı olmuştur onlarda Allah'tan razıdır. İşte bu büyük başarı ve büyük kurtuluştur. " (Maide suresi 5-119)
Doğruluk ve dürüstlüğün böylesine önemli olması, kişinin kendi şahsına karşı tutumundan başlamak üzere ilişkili bulunduğu bütün kişilere ve çevrelere her türlü tutum ve davranışlarını ilgilendiren, ticari faaliyetlerden kamu görevlilerine kadar hayatın bütün alanlarında ve bütün mesleklerde aranan bir erdem olmasından ileri gelir.
Dürüstlük ile uyuşmayan ve aynı halde kişi onurunu tahribe uğratan kötülüklerin başında yalan gelir. Kuran ve hadislere göre yalan bir münafıklık alametidir Allah elçisi bir hadisinde şöyle buyuruyor: " Münafıklığın alameti üçtür;
- Konuştuğu zaman yalan söyler.
- Söz verdiği zaman cayar.
- Kendisine emniyet olunduğu ya emanet bırakıldığı zaman hıyanet eder. " (Buhari cilt 1 cüz 1 sayfa 13)
Gerek ayetlerde gerekse hadislerde yalana ait ağır ifadelerin kullandığı görülmekte çünkü İslam ahlakında veciz ifadesiyle doğruluğun bütün iyiliklerin temeli, yalansa bütün kötülüklerin anası (ümmü-l habayis) telakki edilmiştir. Hz. Muhammed-i Bakır (a.s): " Yalan imanın tahribidir. " buyurmuştur. (Vesail cilt 12 sayfa 244)
Hz. Peygamber (s.a.a) başka bir hadisinde: " Size doğru olmanızı emrederim çünkü doğruluk iyi olmaya iyilikte cennete götürür insan doğrulukta sebat ederek nihayet Allah katında Sıddık diye yazılır. Sizi yalan söylemekten men ederim çünkü yalan kötülük işlemeye kötülükte cehenneme götürür, insan yalan söyleye söyleye Allah katında Kezzap diye yazılır. " buyurmuştur. (Buhari cilt 2 cüz4 sayfa 46 İlmihal2 524)
Yorum () |
|
|
|
|
|