OKUNMA SAYISI : 240
Evet, kantarın topuzu biraz kaçsa da kendini bilmez bazı kişilerin çirkin
sloganları dışında, oldukça rahat ve de sorunsuz bir milletvekili seçimi
yaşadık. Umarım bu seçim, ülkemi zin, ilimizin ve halkımızın, barışı, huzuru ve
refahı için bir vesile olur. Seçim öncesi bir görüş belirtmeyi uygun bulmadığım
için seçimden sonraki durumu değerlendirmeyi daha uygun gördüm.
Adam
almış çantasını eline, seçimden seçime ver elini Iğdır’a… “Nasıl olsa Iğdırlı
seçmen, 06 PLAKASINI gördü mü dayanamaz. Hele hele, içi vıcığı çıkmış, ırkçı iki
slogan da savurduk mu havan topu misali, halkın üzerine… İşte, o zaman
milletvekilliği çantada keklik demektir.” Düşüncesini hep savuna gelmişlerdir.
Ne var ki evdeki hesap pazara uymadı. Atı alan Üsküdar’ı geçti bile. Sevsinler
sizi... Iğdırlı seçmen artık plaka değiştirdi. Dikkat edin de çantanızda
sandığınız sanal kekliğiniz kaçmasın bari…
Bundan sonra Iğdırlı seçmen
ne sizlerin sol görünüp, sağ vurmanıza, ne sağ görünüp sol vurmanıza, ne de o
çirkinin de çirkini olan, sloganlarınıza kanmayacaktır. Umarım sizler de bundan
sonra ayağınızı denk alırsınız! Özellikle, bazı nüfuzlu kişilerin sayesinde bir
yerlere gelenler, ekmeye çalıştıkları o nifak tohumlarının yeşerdiklerini asla
göremeyeceklerdir. Yıllardır Iğdır’da “Iğdır Ovası Bozkurt yuvası” Diyenler, bu
sefer karşılarında “Iğdır Ovası Kürtlerin yuvası” sloganını duydular. Bu sloganı
daha önce duyanlar varsa beri gelsin ellerinden öpeyim. Başkalarına çuvaldız
batırmak isteyenler önce kendileri ne iğne batırarak acısını denesinler. Her kes
bilmelidir ki bu ülke ve bu memleket sloganlarla ve ırkçı politikalarla
yönetilmiyor. Çok çok aşırı etkiler, aşırı tepki ler doğurur. Bütün bu
çirkinlikler, yıllar önce ekilen ırkçı, ayırımcı, nifak tohumlarının, komşu
tarlada filiz lenmesidir.
Kimse demiyor ki; Bu ova adamlığın,
insanlığın, sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin, kirveliklerin ovasıdır. Şu
güzelim Iğdır’ı bu duruma düşürenler, yarının çocuklarına nasıl hesap verecekler
bilemiyorum. Türkiye’de ırkçı politikaların hüküm sürdüğü tek yer Iğdır
merkezidir. Hiçbir ilçesinde ve köylerinde bu derece kin dolu, çirkin politika
yoktur. Artık yeter, bıktık usandık birbirimizi karalamaktan, yok saymaktan...
Bırakın artık sen ben çekişmesini de geleceğe güvenle bakmaya çalışalım. İyi
kötü seçilen milletvekillerimizden sosyal, ekonomik, kültürel, ve toplumsal
hizmet bekleyelim. Iğdır, iyisi kötüsüyle hepimizindir. Bir karı- koca elli
santimetre karelik bir yastığı kırk – elli yıl, sorunsuz birlikte paylaşmasını
biliyorlar da, bizler koskoca Iğdır Ovasını paylaşmayı bilemiyor, birlikte
yaşamayı beceremiyoruz. Yuh olsun bu beceriksizliği gösterenlere…
Eskiden Iğdır Ovası, pamuk ovasıydı, pancar ovasıydı, sebze, meyve
ovasıydı, tarım ve hayvancılık ovasıydı. Bütün bunlardan öte kardeşlik ovasıydı.
Doğunun Adana’sıydı. Karşılıksız dostlukların, doyumsuz kirveliklerin ovasıydı.
Oysa şimdi, bazı çorbacıların ve çantacıların sayesinde, kurt- kuş ovası oldu,
Bütün çirkin, ırkçı, sloganları lanetliyorum.
Gelişleri, toy bayram,
davullu, zurnalı, gidişlerini ise maalesef kimse göremedi. Aradık Iğdır’ın tüm
sokaklarını tek tek – Ne nasihat veren vardı, ne de bir dilim ekmek. Hiçbirinin
izine rastlayamadık. Suyu gitmiş, Kumu kalmıştı Güzelim Iğdırımın.
Gördüğünüz gibi evli evine, köylü köyüne giderken, bizler yine baş başa
kaldık. Hiç olmazsa bundan sonra başımızı birbirimize tokuşturmayalım ki, rahat
ve huzurlu bir yaşam sürdürelim. Aksi takdirde birbirine tokuşturulan iki baş ta
ağrı çeker, iki baş ta kırılır.
Yorum () |
|
|
|
|
|