|
Cuma, 02 Mayıs 2008 |
OKUNMA SAYISI : 252 Bir köylü kadın bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu adet edinmiş, her gün danayı kucağına alıp taşırmış: sonun da buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikâyeyi kim uydurmuşsa iyi yapmış alışkanlığın ne büyük bir güç olduğunu çok iyi anlatmış olacak. Gerçekten de alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur, yavaş yavaş, sinsi sinsi ilk adımını atar, başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür, ama zaman akışı ile oraya yerleşip kökleşti mi öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine gözümüzü bile kaldırmaya izin vermez. En büyük kötülüklerimiz küçük yaşımızda belirmeye başlar. Ve asıl eğitimimiz bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk bir tavuğun veya bir kuşun boynunu sıkar veya kedi köpeğini oyuncak yara bere içinde bırakır, anası da ona bakıp eğlenir, kimi baba da oğlunun savunmasız bir zayıfı bir çocuğu öldüresiye dövdüğünü, komşunun bahçe duvarından aşıp meyve hırsızlığını, arkadaşını kurnazca, hayâsızca aldattığını gördüğü zaman bunu yiğitlik belirtisi olarak sevinir. Oysa bunlar zalimliğin, zorbalığın ve dönekliğin asıl tohumları kökleridir. Çocukta filizlenirler sonra alışkanlığın kucağında alabildiğine büyüyüp gelişirler. Bu kötü yöntemleri yaşın küçüklüğüne ve işin önemsizliğine bakarak hoş görmek tehlikeli bir eğitim yoludur, önce şu bakımdan ki çocukta doğa egemendir, doğa asıl yeni tomurcuk, katkısız ve gürbüzdür. Sonrada hırsızlığın çirkinliği çalınan şeye göre değişmez ki ha altın çalsın ha bir iğne: "İğne çaldı ama altın çalmak aklına bile gelmez. " akla bile gelmez diyenlere denilecek şudur iğneyi çaldıktan sonra ne için altını da çalmasın. Çirkin her iki yerde de çirkindir. 23 Nisan çocuk bayramı şenlik ve törenlerle kutlandı Türkiye' de, bu günün çocukları yarının yöneticileri, tüccarları ve ekincileri v.s. meslek sahipleridirler. Çalışkan, yurtsever, vefalı, güvenilir, cömert, doğru sözlü, insaflı, adaletli, anlayışlı, nezaketli ve karşılık beklemeden iyilik yapmayı ve bunlara benzer Kuran merkezli yüce huyları çocuklara telkin ve onları böyle değerlere alıştırmak toplumun ve ana-babanın boyun borcudur. Tembellik, aç gözlülük, haksızlık, helal-haram tanımamazlık ve başka çirkin huyları onların gözünde çirkin gösterip güzeli yapmayı çirkinden çekinmeyi onlara adet ve meleke haline getirmek lazımdır. Not: Konumuzla alakalı olduğu için cem yayın evi denemeler adlı kitaptan da yararlandım sayfa 183.
Yorum () |
|
|
|
|
|