|
İYİLİKLE KÖTÜLÜK BİR OLMAZ |
|
Cuma, 09 Mayıs 2008 |
OKUNMA SAYISI : 87
" Güzellikle çirkinlik, iyilikle kötülük bir olmaz " kötülüğü en güzel tavırla (en güzel hasene olan muamele) ile sav. Birde bakarsın ki sen ile arasında adavet düşmanlık bulunan kimse sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir. Güzel davranış ve kötülüğü güzellikle savma rütbesine sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Böyle bir tavıra büyük nasip ve akıl sahiplerinden başkası ulaştırılmaz. (Fussulet 41-34,35) İyiliğe iyilik her kişinin, iyiliğe kötülük şer kişinin, kötülüğe iyilik ise er kişinin işidir. Ayeti Kerime de gördüğünüz gibi Kuran kendi bağlılarının er kişi olmalarını istiyor. Kötülüğe iyilikle karşılık verme insanları dize getirmenin en akıllı yolu olduğu gibi kötülüğün ortadan kalkmasında da en et kili yoldur. Sabr ve basiret gerektiren bir yoldur, zor bir yoldur ama sonucu kesin hayırla biten bir yoldur. Cezalandırma imkânı elde olduğu halde affedicilik kötülüğe iyilikle karşılık verme intikamcılıktan daha çok sevgi, değer ve hoş bir iştir. Çünkü intikam gücü elde varken affedicilik temelli ve süreklidir, insanın ondan göreceği karşılık değişmez devamlıdır. İntikamcılık ise yeter elden kaçar kolayca, anımsaması da ne uzun sürer nede hoş gelir insana. Öfkeyi yenmek ve insanları affetmek zor iştir, en zora yapılan şeyi en çok severiz, vermekse almaktan daha zordur hangisi daha çok sevimlidir? Kuran-ı Kerim Ali-İmran Suresi 134 ayette takva sahibi ve cennet mirasçısı olan Müminlerin sahip oldukları değerlerden öfkeyi yenmek ve insanları affetmeyi esas almak olduğunu göstermiştir: " Onlar (Takva sahipleri) bollukta ve darlıkta infak ederler, öfkelerini yutanlardır onlar insanları affedenlerdir, Allah güzel düşünüp, güzel davrananları sever. " Gerçeği bilen Allah'tır: " Fransız düşünür Victor Hugo'nun Kuran'dan etkilenerek ünlü romanı sefiller adlı eserinde kötülüğe iyilikle karşılık vermeyi kendi üslubuyla anlatmaya kalkmıştır. " Bilindiği gibi olayda rahibin misafir ettiği adam kötü adam çıkmış ev sahibinin antika şamdanlarını çalmış sonra yakalanmıştır şamdanların rahibe ait olduğunu anlayan polis, mal sahibini çağırmış şamdanlarının bulunduğunu suçlunun cezalandıracağını davacı olup olmayacağını sormuştu. Kötü adam zor durumdaydı kendisini evinde konuk eden birine yaptığı kötülüğün vicdan azabı yanında, ağır ceza ile yüz yüze idi. Tam bu anda rahip er kişilik yaparak polise şöyle demişti: " Bu adam şamdanları çalmadı, benim misafirim idi şamdanları kendisine ben hediye ettim. " İşte bu er kişiliğin arkasından hayır ve güzellik gelmişti. Azılı bir hırsız olan kötü adam bu bağışlayıcılık ve güzel davranış karşısında adeta ezilmiş içten bir tövbe ile ondan sonraki hayatını iyiliğe ve iyilere adayacağına söz vermiş. Ve gerçektende sonraki hayatını rahibin hizmetinde geçirmiştir. Er kişilik çamurdan mücevher çıkarma başarısını göstermiştir.
Yorum () |
|
|
|
|
|