OKUNMA SAYISI : 264
Kendi kendime karar vermiştim. Hiçbir yazımda politik konulara deyinmeyeceyim
diye ama şartlar, gelişen çirkin olaylar, ister istemez insanı konuşmaya gebe
kılıyor. Politika kazanında, lanet olası ırkçılığın fokur fokur kaynadığı
Iğdır'da, susmak, konuşmamak için, sağır, dilsiz olmak ta yetmiyor insana… En
azından karşı taraftaki insanların mimiklerinden, hareketlerinden rahatsız
olursun, sağır ve dilsiz olsan da!
Her kahvenin önü, dükkânların önü,
evlerimiz, eş dost ziyaretleri, her köşe, her cadde, sokak vıcık vıcık ırkçılık
kokuyor. Yıllardır Iğdır'a has olan bu çirkin, bu iyileşmez ırkçılık yarasından
kurtulamadık gitti. Soğuk damga gibi içimize mühürlemişler, yüreğimizin en
derinine kazımışlar sanki bu kahrolasıca ırkçılığı. İşin aksi, en çirkin olanı
da, bazı okumuş yazmış, üniversite bitirmiş insanlarımızın, cehalet içinde
yaşayan insanlarımızdan daha ırkçı, daha şoven olmasıdır.
Konuşunca
ağızlarından, bal yerine salya akıyor. Hem öyle bir salya ki bulaşınca kuduz
ediyor insanı! Sakın ha sözlerimi tek taraflı algılamasın kimse, benim sözlerim,
her iki kesim içindeki çirkince düşünen insanlaradır. Yoksa ne Azeri toplumunun,
ne de Kürt toplumunun değer yargılarıyla oynamak, benim haddim olmadığı gibi bir
başkasının da haddi değildir. Bakın sevgili Iğdırlılar;
Tarih, Iğdır'da
Kürtlerle Azerileri birlikte yaşamaya mahkûm etmiştir. Ve yine tarihin hiçbir
döneminde bu iki toplum arasında savaş olmamıştır. Ta ki son yirmi yıllık ve git
gide kökleşen, kökleştikçe çirkinleşen, seçimden seçime hortlayan ırkçılık
savaşı hariç. Yine Allaha şükredelim ki bu ırkçı savaşın ömrü, Iğdır'daki Şalak
Kaysının ömrü gibi kısadır. Hemen bitiveriyor. Seçim sandığı kapandığı andan
itibaren ırkçılık savaşı da bitiyor. Kürt'ün Iğdır'da politik sermayesi
Azeri'nin varlığı, Azeri'nin de Iğdır'daki politik sermayesi Kürt'ün varlığıdır.
Bu iki toplumun bundan başka, ne ekonomik, ne sosyal, ne kültürel ve ne de
barışçıl hiçbir sermayesi ve de projesi yoktur, Iğdır adına, birlik adına
beraberlik adına, dostluk ve kardeşlik adına… Varsa yoksa ırkçılık üzerine
kurulan, "ne olursa olsun, yeter ki benim olsun" gibi şovence bir düşünce. Ve
inanıyorum ki bu günün gençleri tarafından hiçte önemsenmeyen vıcıklaşan çirkin
ırkçılık, yarınlara taşınmayacaktır. Oysa seçimden seçime hortlayan bu ırkçı
düşünce, her iki topluma da fayda sağlamıyor. Sağladığı en büyük fayda ise, bu
iki toplumu politik çıkarları uğruna birbirine düşman ederek karşı karşıya
getirmeye çalışan insancıkların ekmeğine yağ sürmektir. Yetmez mi ağalar,
beyler, hanımlar, ne zamana kadar… Ha, ne zamana kadar üç beş ırkçı düşüncenin
ayaklarındaki top misali sağa sola savrulacağız! Seçilecek kişinin illâ da
Azeri, illâ da Kürt olması şart mı? "İkisi de Kürt olsun, yeter ki benden
olsun", ya da "ikisi de Azeri olsun yeter ki benden olsun" düşüncesi değilmidir
ki; güzelim Iğdır'ı bu günlere getiren… Kendisiyle barışık olmayan bir toplumun,
ne kendisine ne de çevresine hiçbir yararı dokunamaz. Hani derler ya, "kör
Allaha nasıl bakarsa Allah ta köre öyle bakar." Galiba biz Iğdır'a şaşı
bakıyoruz. Şaşı baktığımız için de kimi, nasıl seçeceğimizi bilemiyoruz. Sağa
bakınca sol, sola bakınca sağ görüyoruz. Baktığımızı göremeyecek kadar kör
olmuşuz. Neleri neleri kaybettiğimizin farkında bile değiliz. Çevre illere
bakınca utanası geliyor insanın.
Ne zaman mı "düzelir, güllük
gülistanlık olur Iğdır"? Diyorsanız, bunun cevabı çok basittir. Çocuğa sorsan
bilir. Hemen söyleyeyim, söyleyeyim mi? Hayır söylemeyeceğim. Siz ki bu kadarcık
basit olan bir sorunun cevabını bilmiyorsanız ne diyebilirim ki, benim vereceğim
cevap ta sizleri tatmin etmez demektir o zaman. Şayet sizler de benim gibi
düşünüyor, bildiğim cevabı biliyorsanız, işte o zaman Iğdır layık olduğu yere
gelecek ve bizden sonraki kuşak, bizleri minnetle, şükranla ve de saygıyla
anacaktır.
Aynı cevabı düşünüyoruz değil mi? Çok güzel, haydi hep bir
ağızdan, avazımız çıktığı kadar bağıralım, bağıralım ki bizi kendi politik
çıkarları için kullanmaya çalışanların etekleri tutuşsun.
NE ZAMANA
KADAR… ARTIK YETTİ… YETTİ… YETTİ... BİZİ BİZE BIRAKIN
Yorum () |
|
|
|
|
|