Yazar Adı            :
Cabbar Şıktaş
Yazar İletişim      : Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
                             Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Anasayfa arrow Cabbar ŞIKTAŞ arrow BARDAKOĞLU BARIŞMI GETİRDİ.?
BARDAKOĞLU BARIŞMI GETİRDİ.?
Pazartesi, 09 Haziran 2008
OKUNMA SAYISI : 573
 Iğdır'a  ilk kez bir Diyanet İşleri Başkanı geldi.
 Acaba diyanet işleri başkanı barış mı getirdi?, yoksa her gün körüklenmek istenen ayrılığımı getirdi…
 Sayın Diyanet İşleri Başkanı  Ali Bardakoğlu  gerek  Cuma Hutbesinde ve gerekse  Kültür sarayında  yaptığı konuşmada birbirinden güzel sözler dile getirdi…
 Dinleyenler Bardakoğlu'nun  nasihatlerinden hem ders aldılar, hem de keyif aldılar… 
 Ancak fiiliyatta durum hiçte konuşulduğu gibi değildi.
 Sözde birlik, eylemde birliğe dönüşmedi.
 Iğdır Türkiye'nin özellikli bir ili…
 Sayın Bardakoğlu burada  Caferi mezhebine mensup Şiaların yaşadığından bihaber değildi elbet… Iğdır'ın özel yapısını biliyor, dinleme- ye gelenler arasında 20'nin üzerinde Caferi din adamının olduğundan ha-berdardı… Ancak tek kelime söz etmelerine izin verilmeden görevliler dışındakiler dışarı çıksın anonsu yapılıyordu…
 Ehlibeyt Alimler Derneği Başkanı Veli Beder, Bardakoğlu'nun yanına gidip durumu izah edip, salonu topluca terk etmeye kalkışınca, Bardakoğlu ve Vali Karahisarlı durumu fark edip  Ehlibeyt Alimlerinin salonda kalmasına ısrar etmişlerdir…
 Sayın Bardakoğlu, yüzlerce insan oraya sizleri dinlemeye gelmişlerdi… 
 Merak ediyorum, halkı ve özelliklede Caferi din adamlarını dışarı  çıkarıp ne konuşacaktınız.?
 Eğer Caferilerin din dışı yaratıklar olduğunu  tartışacaktıysanız iyikide Caferi hocaları dışarı çıkarmaya meyletmişler...
 Yok eğer din adına bir şeyler paylaşacaktıysanız, neden Caferi hocaların dışarı çıkmasını istediniz…
 Gerçi  ben Caferi hocası olsaydım   sizi dinlemeye gelmezdim…
 Bağlı olmadığım bir kuruluşun  başkanını dinlesem ne olacak, dinlemesem ne olacak, o kuruluş değilmi ki kendi adına çıkardığı bir hac kitapçığında beni yani Şiaları din dışı gösterip,  bana söylemediğini bırakmamış… Ben hangi yüzle gelip dinlemiş olurdum… Oraya gelen Caferi din adamları inanın mütevazilikten ve davete icabetten gelmişlerdir.  Ve de en önemlisi toplumsal barış, uzlaşı, din kardeşliği adına gelmişlerdi… Ama konuşma hakkı verilmeyerek  aşağılanmak istenmişlerdir…
 Sayın Bardakoğlu, sizin bu işlerde kabahatiniz var anlamında demiyorum.  Ama kurumunuzun kabahatinin olduğu aşikardır.
 Iğdır'da toplumsal barış zedelenmesin diye yine Ehlibeyt alimleri adım atmış ve bir yanlış anlaşılma olmuştur açıklaması yapmışlardır. Lütfen bazı gerçekleri masaya yatırın ve gerçekleri kamuoyuna bildirin…
 Umarım Iğdır müftülüğüde bir açıklama yapar…
Yorum (9)add
volkan: ...
Bardakoğlunun barış getirdiğine inanmak biraz güç caferileri de muatap almamak barışmı oluyor?
1

Haziran 09, 2008
Riza: ...
Selamlar;

Sayin Bardakoglu icin ulke ici ve ulke disi bircok benzeri toplantilar organize edilmistir.Yalniz O kisiye mahsus degil,bu bir gelenektir.

Boyle organizasyonlarin bircok riskler tasidigi bilinir,ve misafirler bu risklerden kacinmak icin gerekli butun tedbirleri alirlar.

Peki sorun nerede;

Eger Igdir in valisi(Igdir linin valisi olmadiginiz ispat etmistir) sehrinin inanc ve mezhep yapisini gozardi ediyor ise suc O nundur.Tabi ki bizden alinan vergilerle maas alan sayin Muftu(muftumuz demeye dilim varmiyor)ev sahipligi yaparken EVin gercek sahiplerini unutacak kadar aymazlik yapmistir.Benim helal etmedigim parayla maas alip namaz kildirmaya devam edebilir artik.

Lutfen bu iki SORUMSUZ sorumluyu ifsa edin ki,halk gercekleri bilsin.Misafir gelmis ve gitmistir.Fakat bu SORUMSUZ sorumlular hala bizim EV imizde oturup somurge valiligi ve papazligi yapmaya devam edeceklerdir.

Eger biraz ar ve onur duygulari var ise sehir meydaninda halktan ozur dileyip gorevlerini birakmalari gerekir.

Unutmayin ki,Peygamber torunlarini kesenler din devletinde,halifenin emriyle DIN adina bu eylemi yapmislardi.Muhtemelen onlarda sayin muftu gibi aliskanlik edindikleri namazlarini kiliyorlardi.

Halka saygilar,SORUMSUZ sorumlulara lanetler olsun.

Dt.Riza GOLELI
2

Haziran 10, 2008
kartal kara: ...
Selamlar...
D.yanet İşleri Başkanı Sayın Bardakoğlu'nun ilimizi ziyaret etmesi çerçevesinde düzenlenen toplantıda yapılanl görüşmelerle ilgili sayın yazarın ve ilgili yorumcu arkadaşların görüşlerini hayretle okudum ve şu hususları belirtmek isterim.
1. Türkiye Cumhuriyeti 70 Milyon nüfusa sahip ve Sayın Bardakoğlu da bu ülkenin Diyanetten sorumlu en üst yetkilisidir. Iğdır ilimiz takriben 150.000 nüfusa sahiptir. ve bunlarında ancak yarısı veya daha azı şia inancına mensupturlar. 70 milyonun size uymasını mı istiyorsunuz. O alimleriniz değilmi ki hz. Aişe, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve diğer yüzlerce sahabiyi yalan yanlış isnatlarla tekfir edenler. Eğer gerçekten sağduyudan yana iseniz ilk önce bu konuları alimlerinize hatırlatmanız beklenirdi.
2. Sayın yorumcu, Sayın müftü ve Sayın Valinin maaşlarının kendi vergileriyle ödendiğini ve hakkını helal etmediğini söylemekte ve bu konu aynı fikir mensubu şahıslarca daima gündeme gelmektedir. Merak ediyorumda acaba böyle mi düşünülmeli, kenileri veya orada yaşayan şia mezhebine mensup alimler ve vatandaşlar acaba geçimlerini nerden yada kimlerin vergileriyle sağlamaktadırlar. Bu düşünceye sahip insanlara uzaydan mı yada İrandanmı maaş gelmektedir. Bilinmelidirki herkesin emeğinin karşılığını alması en doğal hakkıdır ve bundan tabi bir şey yoktur. Yine yorumcu arkadaşın sömürge valisi ve papaz sözleri adeta kin ne nefret tohumları gibi. Soruyorum ilgili arkadaşa; siz Iğdır İli'ni kurtarılmış bölge, yada işgal edilmiş bir yer olarakmı görüyorsunuz? bu ne mantık. malum sömürge valisi ve papazlar işgal edilen yerlere sömürgeci ve işgal edici güçlerce atananları belirtmek için kullanılır. Sağduyudan kastınız bunlarmı?
3. Bilmelisinizki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti her inanç mensubunun inancını rahat yaşadığı bir huzur ülkesidir ve bunun en büyük göstergeside tüm inanç mensuplarınızın inançlarını rahatça yaşayabildikleri ve yapılan toplantılara Din alimlerinizin davet edilmeleri ve kendi görüşlerini rahatça anlatabilmeleridir. Hiç düşündünüzmü acaba, İranda aynı hoşgörü bulunmaktamıdır? Sakın burayı İranla karıştırmayın. Eğer gerçekten yaşadığınız ve nimetlerinden faydalandığınız Türkiye Cumhuriyeti'ne ve içinde yaşayan insanlara bağlılığınız varsa din alimlerinizin İran da değilde Türkiye'de eğitim görmelerini istersiniz ve bunları alimlerinize iletirsiniz.
Saygılarımla......
3

Haziran 11, 2008
Baskoylu76: ...
Hangi barışı? Bizler küsmüydük, oy zamanı geldiğinde şialardan oy almadılar mı? Irak da yapılanlar şimdi bize mi yapılıyor?(Şia,Kürt,Sünni) Olacağı belliydi. Buradan Siyasilerimize bir görev düşüyor artık. Belediye ve Milletvekilliği için (A) ve (B) olarak oy kullanacağız. Particilik yok Uzlaşarak tek yumruk olmayı denemek zorundayız. Ne alakası var diyebilirsiniz ama!!!!!!!!!!!alakası var.
4

Haziran 11, 2008
Riza: ...
1-Diyanet ten sorumlu en yetkili tabiri Allah tir.Musluman bir mezhebin Turkiye de en yetkilisi olabilir ancak bahsi gecen sahis.Azinlik cogunluga uyacaksa eger,peygamber tek basina cahil putperest cogunluga niye uymadi.Ayrica peygamber hanimlari anamiz,O nun dostlari dostumuz,O nun dusmanlari dusmanimizdir.Bu boyle biline.
2-Devlet yalnizca resmi din ideolojisi sahibine degil,butun vatandaslarina ayni mesafede durmalidir.Diyanet te calisana oldugu gibi,diger din adamlarina(butun din ve meszheplerden bahsediyorum) ayni mesafede olmalidir.Somurge valisi ve papaz lafzimdan kasit icinde oldugu toplumu kucumseyen tavirlardir.Devletin kurucu unsuru olan bu halk simdi asimile edilecek azinlik olarak gorulmemelidir.Sagduyu ayni kibleye namaz kilan,ayni kitabi kabul eden,ayni peygambere rasul diyen insanlarla beraber olup hakki soylemek olabilir belki.
3-Her firsatta baska bir ulkeden bahsederek bu ulkenin kurucu unsuru olan halki baska yerlere pazarlayamazsiniz.Keske ulkemizde diger mezheplerin dini tahsil yapacagi kurumlar olsada egitimlerini Turkiye de alsalardi.Ayrica alimleriniz diyerek sergilediginiz tavri anlamak mumkun degil,zira ulema herkesin alimidir.Zekeriya Beyaz bir Ilahiyat alimidir kimse munferit cikislarini mezhepsel yorumlamiyor.

Sonuc;Allah ve rasulunu kabul eden insanlar yok sayilmamali,bu insanlari karsi degil yandas olarak alma cabalari baslamalidir.
5

Haziran 12, 2008
kartal kara: ...
Selamlar...
1. Azınlık çoğunluk meselesinde putperestlikle ilgili verdiğiniz örneği şahsen üzerinde düşünülmeden söylenmiş bir söz olarak görmeyi arzu ediyorum. Yoksa söylenen söz, 70 milyon insanı pütperestlikle itham eder bu da hiçte hoşgörülecek bir tavır değil diye düşünüyorum. Şahsen Hz. Aişe, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ebubekir hakkındaki düşüncelerinizi sahabe isimlerini vererek belirtseydiniz daha gerçekçi olurdunuz. "Peygamberin hanımları anamız, onun dostları dostumuz ve onun düşmanlarıda düşmanımız" amenna doğru. Acaba ismlerini zikettiğim yüce şahsiyetler size göre sıraladığınız hangi guruba giriyor.
2.Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir. Her kes inancını rahat bir ortamda yaşamaktadır. Buda Anayasamızla güvence altına alınmıştır. Yaşadığınız dini özlürlükten dolayı herkesten önce bunu sizlerin söylemesi beklenirdi. Malum ülkemiz genelinde Cami hoperlörlerinden ilgili genelgeler çerçevesinde ezan ve sala hariç dışarıya başka seslendirmelere yer verilmezken Muharrem ayında yapılan anma törenlerinizde o çerçevede cami dışına yapılan seslendirmeler ve inanç mensuplarınızın aşura günü çerçevesinde yapmış oldukları törenler bunun en güzel göstergeleridir. Ayrıca baş vurma meselesi malumunuz olan ülkelerde dahi yasakken Ülkemizde bu inancınızı rahatça yaşaya bilmektesiniz. Alimlere olmazssa dahi kimsenin kimseye lanet okuması doğru ve kabul edilebilir bir davranış olmasa gerektir. Her inanç mensubunun inancını yaşaması en tabi hakkıdır. Bu hak başka inançlara ve inanç mensuplarına da saygılı olmayı gerektirir. Benden olan yaşasın benden olmayan yok olsun mantığı doğru olmaz. Kimsenin topluma yanlış görüşleri empoze etmeye hakkı yoktur kanımca. Bu gibi yaklaşımlar faydadan çok zarar getirir. Başköylü76 kullanıcı adlı yorumcu arkadaşın görüşlerine tamamen katılıyorum. Olaylara sadece bir pencereden değil de başka açılardan bakılmasınıda tavsiye ederim. Her aklı selim sahibinin belirttiğim arkadaşın fikirleri üzerinde düşünmeye davet ediyorum. Bilmeliyizki hoşgörü ve huzur ortamı yarınlarımız için gereklidir. Bu vesileyle, Aziz Atatürkün koyduğu hedefler doğrultusunda ilerlemeyi hepimiz görev bilmeliyiz.
Saygılarımla......
6

Haziran 13, 2008
Riza: ...
Cevap
1-Hak 1 kisi olsa,batil kalan herkes olsa biz hakkin tarafinda olmaliyiz.Tesbihte hata olmaz,siz gereken mesaji alin gerisini dusunmeyin.Peygamberi hanimlari anamiz dedikten sonra Hz.Aise anamizi zikretmeye,dostlarini ve dusmanlarini zikretmeye gerek var midir?Illa kasimak istedigin bir yara varsa baska.Tevbe suresi 101 de belki cevabini alabilirsin.Sonra Suara 227 cumleyi tamamlar.
2-Herkes inancini rahat bir ortamda yasiyor derken neyi kastediyorsunuz anlamadim.Bu ulke benim ulkem,ugrunda kan akitmisligimiz var.Bayragini gorunce gozum yasarir,topragina anlimi koyunca ram olurum.Ama gel gor ki devletin ust kademelerine cikis izni almak icin belli kokten gelmek ve belli mezhepten olmak bir must(olmazsa olmaz) haline gelmistir.Bana alevi,sii,kurt kac tane vali,kac tane general,emniyet muduru,ust duzey burokrat sayabilirsiniz?Bu misalleri cogaltabiliriz tabiki.Genelgesini yemisim cami hoperloruymus,kadin ticareti yapan restoranlarin hoparlorunede ses cikarilmiyor.Bide ona karissaydiniz.....Bas vurma islamiyettce kabul edilmeyen bir durumdur,nasil baska mezheplerde sis sokma,toshak opturmeye karisilmiyorsa o cerceveden karisilmiyordur herhalde.Keske yasaklansa hepsi.
Seytan empatinin bittigi yerdedir.Bu cumleyi iyice dusunun.

En iyi dileklerimle.Riza
7

Haziran 13, 2008
kartal kara: ...
Cevap:
1. Her inanç mensubunun kendi inancını hak görmesi tabidir. Yoksa zaten inanmanın anlamı kalmaz. Ancak, benim inancım hak sizin batıl gelin benden yana olun mantığı yanlış. Hak ile batılı en iyi Yüce Allah bilir. Tevbe süresi 101 ve şuara 227. ayetlerini bencede iyi okuyun. Bununla ilgili sadece tek kaynaktan değilde farklı kaynaklarada göz atmanız düşünce açınız için faydalı olur kanımca. Aksi takdirde, Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerimi yanlış düşüncelerimize alet etmiş oluruz. Bu ise vebal getirir biline.
2.Cennet Ülkemizde her yurttaşın Devlet hizmetlerinde faydalanma ve vatanına her kademede hizmet etmeye hakkı vardır. Bu hak anayasamızla güvence altına alınmıştır. Hiç bir yurttaşın kimliğinde etnik ve mezhepsel bir ayrışmayı gösterir kayıt bulunmamaktadır ve bulunamaz. Ülkemizde belirli mercilere gelen yurttaşların etnik faktörlerden, inançsal faktörleden ayrışmaya tabi tutulduklarını söylemek yada iddada bulunmak doğru olmasa gerektir. Ayrıca bu çok ağır itham olur. Böyle düşünmek sağlıklı sonuçlara varmamıza engel teşkil eder.
3. Kimsenin cami hoperlörlerine ses çıkardığı yok. Bu sadece dini özgürlüğün ne boyutlarda olduğunu göstermek açısından ortaya konuldu. Kadın ticareti işin farklı boyutu. Bence mezhepsel ayrışmalara harcayacağınız veya harcayacağımız zamanı toplumumuzun kanayan bu yarasına merhem olmak için değerlendirilebilir. Bundanda en büyük ödev kendilerini alim olarak gören yada lanse edilen zevata düşmektedir.
İşimiz şeytani değil, Rahmanidir.
Saygılarımla........
8

Haziran 13, 2008
Riza: ...
Rahmani olan herseye ve herkese icten bir EYVALLAH.
9

Haziran 13, 2008
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.
 BuGün:
Uçmaya uçmakla başlayamazsınız.
 BuDakika:
Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz....