|
Pazartesi, 30 Haziran 2008 |
OKUNMA SAYISI : 1446 Her toplumun adaletli, ileriyi gören ve ihtiyaç halinde ortaya çıkıp varlığını hissettiren, yol gösterici, varlığından gurur duyulan kişilere ihtiyacı vardır. Bu kişiler ise genel olarak mensubu olduğu toplumu ileriye götürmeğe, sıkıntılarında onlara yol göstermeye, ayrılıkları birleştirmeğe, küslükleri barışığa, anlaşmazlıkları anlaşmaya, yeri geldiğinde karşılık beklemeden kendinden bir şeyler feda etmek gibi rol ve göreve sahip olmalıdırlar. Bu kişilere toplum içerisinde; bilge, ağsakkal, toplum önderi, lideri, önde geleni, reisi diyebiliriz. Adına ne dersek diyelim ama böyle insanlara ihtiyaç duyulduğu zamanlar olmaktadır. Diğer taraftan, bu özeliklere sahip olmayan veya kendi menfaatlerini her şeyin üzerinde tutup bu role soyunan kişilere sahip olan toplumları düşünmek bile istemeyiz.
Çoğumuzun bildiği şu öyküyü sizinle paylaşmak istiyorum.
Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak onlara vasiyette bulunur:
- "Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum 17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma bırakıyorum."
Babalarının ölümünden sonra mirası babalarının vasiyeti uyarınca paylaşmak üzere kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar. Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17 deve ne 2'ye, ne 3'e, ne de 9'a bölünebilir.
-Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübeli ehli, yaşlı bilgesi gelir" diye düşünüp, ona giderek danışırlar.
Bilge kişi;
Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın" der. Bu cömertliğe çok şaşıran oğulları, 18 deveyi pay etmeye girişirler. Önce 2'ye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra 3'e bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra 9'a böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır. Ama bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan bir deve kalır yine…
Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yeniden yaşlı bilgeye başvururlar. Bilge kişi güler ve:
-İyi öyleyse" der. "Sorununuz çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alabilirim artık."
Bizim böyle özelliklere sahip bilgelere ihtiyacımız var. Neden mi? Çünkü paylaşılamayanları, bölünemeyenleri paylaştırmak ve bölmek için. Sorunları çözerken insanlara kendisinden bir şeyler katıp yardımcı olan, ancak kendinden bir şey eksiltmeyen bilgelere. Yoksa durumdan kendisine pay çıkaran bilgeler ortaya çıkarsa sonucun ne olacağını kestirmek zor olmasa gerek. Kendisini toplumun bilgesi görenlere bilgeliğin nasıl olduğuna herhalde bu güzel bir örnek oluşturmaktadır.
Yorum () |
|
|
|
|
|