OKUNMA SAYISI : 178
Oruçun Arapçası savm ve siyam'dır, savm sözcüğü Arapçada bir şeyden bir feyliden
uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek anlamını ifade eder, din
ve şeriat terimi olarak gündüzün geceden belirlenmesi vaktinden akşama, yani
iftar vaktine kadar bir gaye ve amaç uğruna bilinçli olarak yemek, içmek ve
cinsel ilişkiden uzak durmak anlamını taşır.
İmsak: Arapçada kendine
hakim olmak, kendini tutmak ve engellemek demektir, Oruçun temel unsuru da
(rükün) bu anlamdadır. İmsak vakti oruç yasaklarından (yeme, içme ve cinsel
ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır.
İmsak vakti
tan yerinin ağarması (fecr-i sadık veya ikinci fecr) olup, aynı zamanda sahurun
sona erip, orucun başlaması vaktidir.
İftar vakti ise oruç yasaklarının
sona erdiği vakit anlamını taşır, güneşin gurup (batma) vaktidir.
Altı
ay gündüz ve altı ay gece olduğu dedikleri bölgelerde ise oruç müçtehitlerin
içtihatlarına bağlı bir konudur.
Başka ibadetlerde de olduğu gibi oruç
ibadetinin sahih (geçerli) olması için niyet gereklidir, niyetse: Allah için, ya
Allah rızası için, ya gurbeten ilallah orucun yerine getirilmesi demektir.
Bu gayenin dışında zayıflama, desinler vs. gibi amaçlar için oruç tutmak
geçersizdir.
Her gün için ayrı niyet sabahtan önce edilmesi gibi başta
yapılacak niyet de yeterlidir. Yani bir Müslüman ilk günü sabahından önce "Şu
ayı oruç oluram Allah için" niyet ederse yeterli olup, daha her gün niyet etmeye
gerek yoktur.
Kur'an'da zikredilen temel ibadetlerden biri olan oruç
ibadetinin temel gayesi Allah'ın rızası ve nefsin terbiyesi olup, hiçbir
disiplin ve öğretide görülmeyen ruhi ve ahlaki faydalar içermektedir. Bunun
sonucu olarak toplumda işlenen suç, azgınlık ve gayri ahlaki davranışlarda
önemli ölçüde azalma ve düşüşler gözlenmektedir.
Oruç ibadetinden gaye
sadece yeme, içme ve cinsel ilişkiyi belli bir zaman bırakmak değildir. Belki
amaç oruç sayesinde insan bir hal ve bir meleke kazanmış ola ki, günah ve gayri
ahlaki işlerle karşı karşıya geldiği zaman nefsine hakim olup, aşırı isteklerini
kontrol edebilsin.
Oruç tuttuğu halde hala çirkin işler yapan,
fenalıktan sakınmayan kimsenin durumunu şöyle açıklamıştır Hz Peygamber (s.a.a.)
"Oruç tutan öyle insanlar var ki karları sadece açlık ve susuzluk çekmektir."
"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç sizden
öncekilere (yazıldığı) farz kılındığı gibi size de farz kılındı." (Bakara: 183)
Yorum () |
|
|
|
|
|