OKUNMA SAYISI : 187
Kötülerle değil, iyi ve doğru dürüst kişilerle dostluk, ilişki kurmak, beraber
olmak Kur'an'ın siparişidir: "Ey iman edenler Allah'a karşı gelmekten sakının,
özü sözü niyeti aynı olan doğrularla beraber olun." (Tevbe-119) Hadis
kitaplarında var Ahyar, ebrar içi dışı bir olan hak adamlarıyla dost, hem sohbet
ya ruhemdem olmak, kötüleri, doğru yoldan sapanları iyiler kervanına, facır, şer
ve yoldan sapmış kişilerle yakın ilişki ve dostluk kurmak: iyi insanları kötüler
güruhuna katar. İşte Eshab-ı Kehf-i'n köpeği ehli-heyr: Ve iyileri izledi,
onlarla beraber oldu, bu beraberlik bereketinden dolayı Hakk-ı Teala onu Aziz
kitabı Kur'anı Kerim'de zikr eledi. Milyarlarca milyarlarca insan kıyamete kadar
Kur'an'ı Kerim'de okuyacaklardır onu: "Eshab-ı kehf uykuda oldukları halde
onları uyanık sanırsın, bizde onları sağa sola çeviriyorduk, köpekleri de iki
kolunu uzatmış (yatmakta idi)." (Kehf suresi-18) Gördüğünüz gibi o köpek
iyilerin iziyle gitti. Ehli Heyr ile beraber oldu ve bereket buldu. Ve Allah
elçisi Hz. Nuh (A.S)'nın oğlu kötülerin iziyle gitti, Ehli Heyr ile değil, Ehli
Şer ile beraber oldu ve dostluk kurdu. Sonuçta Ehli Şer'den biri olarak
oluverdi. Peygamber hanedanı ve o aileye mensubiyetini kaybetti. Onun macerası
şöyle: Gemi dağlar gibi dalgalar arasında onları (Hz. Nuh'un kavmini)
götürüyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş oğluna "yavrucuğum bizimle beraber sende
gel bin, inkârcılarla kötülerle birlikte olma." diye seslendi. O ise "ben
kendimi senden koruyacak bir dağa sığınacağım." dedi. Nuh: "Bugün Allah'ın
rahmet ettikleri müstesna (gemidekiler) onun azabından korunacak hiç kimse
yoktur." dedi. Derken aralarına dalga girdi ve oğlu boğulanlardan oldu. Ve bu
arada Nuh Rabbi'ne yakardı da dedi ki: "Rabb'im oğlum benim ehlim ve ailemdendi,
senin vaadin elbette gerçektir, haktır, sen de hükmedenlerin en iyi
hükmedenisin." Allah buyurdu: "Ey Nuh, o asla senin ailenden değildir, onun
yaptığı iyi olmayan bir iştir. O halde hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi
benden isteme." (Hud suresi ayet 42-46) Kâinat kanunu boşluk kabul etmeyeceği
gibi insanda hayatında boşluk kabul etmez. Nefsini bir iş, faaliyete koşmayan ve
meşgul etmeyen, nefsine boşluğu değerlendirme imkânı verir, nefis kendini meşgul
etmeyeni meşgul edecek bir iş mutlaka bulur. Bu da o kişinin felaketi ve
yaşadığı toplumun zararına tamam olur. Allah (c.c) hiçbir adamın içine iki kalp
koymamıştır. Herkes için tek bir kalp vardır. O kalp ya Rahman ve Rahmani
vasıflarla donatılıp doğru dürüst yol alacak veyahut şeytan ve şeytani
niteliklerin doğuş ve çıkış yeri olacaktır. Seçenek herkesin kendi
iradesindedir. Cenab-ı Nebi (s.a.s) geceleyin gençlerinizi yanınıza alın,
başıboş bırakmayın. Çünkü şeytan için yayılma, kapma, çarpma zamanıdır. (Kamus
cilt 1, sh. 321),(Cenab-ı Nebi insan şeytanlarını kasdetmiştir sanıyorum.)
Bolluk, boşluk, kötülerle dostluk, satanizmden tutun, hırsızlık, yolsuzluk, kötü
alışkanlık, cinayetlere varıncaya kadar bir dizi sefaletlere yol açmaktadır. Hz.
İbrahim ve Hz. Süleyman'ın o muhteşem duasıyla tamamlayalım, tebarüken: Ya
Rabb'im beni nefsime hâkim kıl ki; bana ve ebeveynime ihsanda bulunduğun nimete
şükredeyim. Razı ve hoşnut olacağın, iyi ve güzel iş yapayım. Beni kendi
rahmetinle iyi kullarının arasına kat. (Onlarla dost ve beraber olayım.),
(Şu'ara 83 ve neml 19 )
Yorum () |
|
|
|
|
|