haci.jpg
Yazar Adı: Sabri ŞIKTAŞ
Yazar İletişim: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Anasayfa arrow Sabri ŞIKTAŞ arrow Iğdır'ı Sevmek ne kelime, Canım feda!...
Iğdır'ı Sevmek ne kelime, Canım feda!...
Pazartesi, 01 Ekim 2007
OKUNMA SAYISI : 158
Beni yine efkârlandırdılar; Bin bir güçlükle oluşturduğumuz Yeşil Iğdır Gazetesinin internet sitesini ,günü-gününe güncelleştirerek, Iğdır'a güzel bir hizmet yaptığımıza inanıyoruz. Bunu da söylemek isterim ki, internet denen dalavereden fazla bir şey çakmadığım için, bugün çat pat şöyle bir göz atmakla yetindim. Siteyi binlerce kişi ziyaret etmiş, yorumlar yazmış, fikirlerini söylemişler. Eleştiri ve sitemlerini belirtmişler. Hele bir de, "Iğdır'ı seviyor musunuz"? Anketine ise oy veren ve düşüncelerini ortaya koyan kişilerin yorumlarını okudukça, ister istemez hüzünlenmemek ve duygulu anmak yaşamamak elde değil. Yani sizin anlayacağınız iyi ve faydalı kullanıldı mı, başlı başına bir dünyadır. Medeniyetinin son harikalarından biri olan Bilgisayar ve akabinde internetle uğraşmak, bilgi alışverişi yapmak, teknoloji harikası bilgi hazinesi bir deryadır. Gelen yorumlardan esinlenerek sizlerle biraz hasbi hal etmek istedim. Çünkü yorumların pek çoğu kayda değer, adam gibi adam derler ya o cinsten, kayda değer, işlenmesi gereken yorumlar. Bazıları ise ne fayda, nafile havanda su dövmekten başka hiçbir işe yaramayan anlamsız ve manasız sözler…..! "Iğdır'ı seviyor musunuz….?" Dediğimiz de; Iğdır'da üç beş yıl görev yapanlar, asker olanlar veya memur olanlar dillerinden düşürmüyorlar. İnsanlarının samimiyetinden ve insancıllığından bahsediyorlar. Yıllardan beri Iğdır'lı olup ta Iğdır'dan ayrı kalanlarda "çok özlüyorum. Burnumda tütüyor. Fakat gelemiyorum". Bazısı ise "özlemiyorum" diye yorumlar yapıp karınlarının köpünü almak istiyorlar. Iğdırlı olup ta Iğdır'ı özlemeyenlere bir şey söylemek zaten boş, çünkü oların ben Iğdırlıyım demelerinden başka Iğdır'la vereceği ve alacağı bir şey yok. Suç onlarda değil. Anne ve Babasının suçudur. Annesi, Babası doğduğu yeri ve mekânı gelip görse çocuğu da ister istemez gelir görürdü. Tabii ki satmamışlarsa, kalmışsa Dede yurdunu görürdü…. Bu arada bir şey demekte fayda görüyorum. Buradan yerlerini, yurtlarını satıp gidenlerde öyle işler yapsınlar ki , arkalarından hayır dua alsınlar, yad edilsinler ve aransınlar. Yoksa yapmış oldukları yanlışlıkların faturasını Dedelerine, Babalarına ödetmesinler. Bunun yanı sıra, benim köşe yazımı okuyup yorum yapan bazı okuyucularda yok değil. Gözlerinin ucuyla 600-700 kişi şöyle bir göz atıp yorum yaşmış ve yorumlarda ilginç konulara yer vermişler. Yorumcular, sanki bizler Zülfikar'ı çekip, gelip gidene saldırı planlamışız gibi ona buna sallamak için yaratılmışız, Veya Iğdır'da meydana gelen her hareketin avukatıymışız gibi görmekteler. Bunu yazdın da, şunu-şunu neden yazmıyorsun ? diyenlerde yok değil.. Acaba bizlerin ne şartlarla hizmet verdiğimizi hiç hesaba katıyorlar mı. Ufak bir hararette pılını-pırtını toplayıp kirişi kıranlar, meydanı boş buldumu ,biraz genişliğe çıktımı ortalığa çıkıp ahkâm kesmeğe başlayanlara bak.Bu şekildeki ucuz kahramanlıklardan artık bizler bezdiğimiz için, gerçeklerle hareket etmek en güzel olacağını düşündüğümüzden, o kuru gürültülere fazla kulak vermeden, 51 yıllık tecrübeyle , Yeşil Iğdır olarak devam ediyoruz. Yoksa bizlerin sokak çocukları gibi hareket etmemiz artık geçti onu bilmelerinde ve bilmenizde fayda var diye düşünüyorum. Her şey yazabilir, her şey diyebilirsiniz. Fakat unutulmaması gereken bir konu var ki, son sözü demeye biraz ara verilmesi gerekir ki, İnsanoğlunun yüzü tutsun yoksa gazete çıkarmak, ona buna palayı sallayıp, kesip biçmek veya isimsiz yorumlarla onu bunu karalamak ve ahkâm kesmek çok kolay ve basit bir harekettir. Iğdır'a gönül verenler, Iğdır'a vefa borcu olanlar, Iğdır'ın suyunu havasını teneffüs edenler, Iğdır'ın ekmeğini aşını yiyenler, Iğdır'ın sırtından kimlik ve makam sahibi olanlar, Iğdır'ın tozlu ve buzlu havasını koklayıp, boy atıp adam olanlar şimdi dönüp Iğdır'a baktıklarında dudak bükerek," Iğdır'ı özlemiyorum" diye böbürlenerek alay etme, terbiyesizliğini ortaya koyuyorlar. Hâlbuki Iğdır'a gönül verenler, Iğdır adı geldiğinde, Cennet vatanın adını andığında Mecnunun Leylasını aradığı gibi, heyecanlananları gördükçe ve duydukça bizlerin gurur abidesi gibi okşadığını hissediyoruz. Unutulmasın ki; Bu Iğdır, Sürmeli Çukuru Iğdır, asırlardır binlerce, yiğidi, merdi, vefakarı, cefakarı, doyurduğu gibi… kendisine hainlik eden, beğenmeyen ve kendisini beğendirtemeyen yüzlercesine yıllarca kucak açıp, onları da besleyip büyütüp yola salmıştır. Ana kucağı herkese açıktır. Bizler bizimle olanlarla yolumuza devam edeceğiz. ----MOZALAN---
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Türk milleti ve Cumhuriyeti ayrılmaz bir bütündür.
 BuGün:
Başkalarının kusurunu kapatmada gece gibi ol.
 BuDakika:
Hava soğuduğunda gölge veren ağaçları unutursun...