haci.jpg
Yazar Adı: Sabri ŞIKTAŞ
Yazar İletişim: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Anasayfa arrow Sabri ŞIKTAŞ arrow Yaşına uygun işlerini beklerdik!..
Yaşına uygun işlerini beklerdik!..
Pazartesi, 01 Ekim 2007
OKUNMA SAYISI : 220
Sizler ne derseniz deyin, gerçekten ben üzüldüm?.. Çünkü sebebini açıkladığımda, üzülmekte kendi açımdan haklı olduğuma hak vereceğinize inanıyorum. Sevgili okuyucularım; Yıl 1971, Iğdır’a yeni gelmiş Yeşil Iğdır Gazetesinde 11 yaşında, Babam H. Salih Şıktaş ve H. Nevruz Karasu’nun yanında çat-pat yazı dizmeye başlamıştım. Kumpası ters tuttuğum yıllardan bahsediyorum. O zamanlar Hudut Postasını ise Atalay Sever çıkarıyordu... Hudut Postası malikinin debdebeli zamanlarından bahsediyorum. Astığı astık, kestiği kestik. Her istediği işi yapma imkanına sahip. Siyasi kimlik ile boy göstermeleri hat safada. Yıllar geçti, Iğdır ve dolayısı ile siyasette değişti. Atalay Sever bazı sebeplerden ötürü Iğdır’ı bırakarak İstanbul’a göç etti. Tabii ki arada bir fırsat bulup Iğdır’a geldiğinde, Atalay Sever’e şimdiki gibi saygı duyuyorduk. Çünkü yıllar yılı Iğdır Medyasına hizmet vermiş, Iğdır Basını için yıllarını vermiş biri olarak gıpta ediyorduk. Ne varki bizler; Atalay Sever’den Basın olarak çok şeyler beklerdik, nemi beklerdik; Bilgi, Fikir, Yetenek, Öncülük olsun, bunlar ve bunlar gibi bir çok konuda (Iğdır’a) gelmesini ve bizlere öncülük etmesini beklerdik. Bizden birisi, yıllar önce İstanbul’a gitmiş, şimdi Iğdır’a geldi. Bizlerinde bir kalemşörü geri döndü, yıllar yılı hizmet vermiş, bizlere ağsakkallık edecek, bizlerin yanlışlarını masaya yatırıp, bizlere öğüt, nasihat verecek diye beklerdik. Geldi... Gelmez olaydı !.... Ne varki “eski dağlara kar yağmış” misali, bizim hayellerimizi suya düşürdü, bizim zevkimizi kırdı. 40 yıl önceki gazete olan, Hudut Postasını hayata geçirir geçirmez başladı yazılarını döktürmeye; “Ben bu Basın gibi olmuyacağım. Bunlar Yağcı, ben dobra dobur yazacağım. Bu Basın, Basın değil, bunları hakettiği yere ben getireceğim” vs. Verip veriştirmeğe başlamasına gerçekten çok üzüldüm, sıkıldım, hayallerimi suya düşürttü. Beklediğimiz ağsakkal maalesef ağırlığını koruyamadı. Bizlerin yıllar yılı, “Iğdır Basını” olarak döktüğümüz alın terini, göz nurunu, bizleri, sen bir çırpıda silmeye kalktın Atalay Sever; bizleri hiçe saydın.... Unuttuğun birşey var, bizler o tarihlerde Iğdır’dan ayrılanlara rağmen, burda senin tabirinle, “o Basını” idame ettirmeğe devam ettik. O Basın ki her türlü cefaya karşı, ipsize, kopuğa karşı mücadele ve hizmet verdi. Kendi imkanlarını zorlayarak hizmet vermeye çalıştı. Bunları yazmaya gönülsüzdüm, çünkü ilk sayısından itibaren devam eden saldırılarına karşı; yeni çıkmış olmanın heyecanından olur diye bekledik. Fakat baktıkki ha bire isim vermeden verip veriştirmeye, bizleri töhmet altında bırakmaya devam ediyorsun. Nedeni neymiş efendim, bizler iş yapmıyoruz, bizler yağcıymışız. Belediye Başkanı çalıştıysa yazmamız yağıcılık mı?.. Birçok Kamu Kurum ve Kuruluşlarının temsilcileri ve Belediye Başkanı Nurettin ARAS’ın çalışmalarına, hizmetlerine, bu kadar sıkıntıya rağmen Iğdır’a vermiş olduğu hizmeti görmezden mi gelelim? Taktir etmek, sırtını sıvazlamak, kutlamak ve teşekkür etmek yağcılık mı? El insaf 5 yıllık Belediye Başkanlığı döneminde Orhan Ağırkaya’nın hiç mi başarılı işi yoktu. Sen onun bile işlerini beş yıl beyenmedin atını nalladın onun peşine düştün. Gazetecilik yanlızca eleştirmek değildir. Yapıcı olmayan eleştirilerin gazetecilikle bağdaşmayacağını seninde bilmen gerekmektedir. Bizler, seni takdir edip, o tarihleri unutmuş bir biçimde yeni bir fikirle Iğdır’a gelmeni ve Iğdır’ın problemlerini ve çözümlerini yeni duyguyla görmeni isterdik. Maalesef; bizlerin hayallerini yıktın. Demek ki “can çıkar huy çıkmaz, huylu huyunu bırakmaz.” O yaşına rağmen senden çok şey beklerdik, senin asıl görevin uzlaştırıcı, barıştırıcı olman gerekirken ne varki göremedik. Köylerimizin birinde olmuş bir görüntüyü hatırlamanı isterim “Toyda gençler kavga etmiş. Babaları, ihtiyarlar olay yerine geldiğinde ne olmuş? diye sorduklarında kavga ediyor olduklarını gördüğünde, “oğlum bu işi sizler beceremiyorsunuz, kavga öyle olmaz bakın görün babanız sizlere döğüşü öğretsin.” Şimdi sen o babalardan olmaman lazımdı. Çünkü sırtındaki görevini ve ağsakkal olduğunu bilmen lazımdı. Kusura bakma bunları yazmam gerekirdi, çünkü senden sonra ben geliyorum!.... Sen yapmadığın için, ben yapıyorum. Umarım yapmama kızmasın...
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
 BuGün:
Bazı insanlar kafalarıyla hissederler ve kalpleriyle düşünürler.
 BuDakika:
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır.