Yazar Adı
:
Sabri ŞIKTAŞ
Yazar İletişim
:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Anasayfa arrow Sabri ŞIKTAŞ arrow Yazı yazmayanlara!...
Yazı yazmayanlara!...
Pazartesi, 01 Ekim 2007
OKUNMA SAYISI : 190
2-3 haftadır kafamı kurcalayan işlerle ilgili olarak, istedim ki bu beyneva okumuş, eli kalem tutan, güya mürekkep yalamış zavallılara biraz çatım ki bunlar kendilerine gelsinler, irkilsinler, amaç ve gayelerinin ne olduğunu ortaya koysunlar, görev ve sorumluluklarının ne olduğunu bilsinler. Ben, yazayım sizler okuyun: beğenmezseniz beni haksız çıkarsanız, sizlerin vereceği cezaya da razıyım. Bizlerde okumuş-yazmış diğer illere göre çoktur. Bu okumuşlar lakırtı (lakkallık) oldu mu hiç kimseye fırsat vermeden, iki üç saat oturup, üç-beş kişiyi aşmayan gruba kesip-biçmekten, sözüm ona söz pehlivanlığı yapmaktan başka bir işe yaramadıklarını görüyorum, bundan dolayı vay be deyip gitmekden başka bir söz söyleme lüksünü kendimde göremiyoruz. Bunları gördükçe çok rahatsız oldum, istedim ki bunları uyarayım. Kahve köşelerinde oturmak, oralarda ‘helal olsun iyi fikir ve düşüncesi var’ demek topluma ve yeni yetişmekte olan gençlere hiç mi - hiç bir fayda sağlamadığını gördüğümden gerçekten ilgisi ve becerisi varsa dizini kırıp, bu engin fikirlerini kaleme döküp, genç dimağlara aktarması gerekir diye düşündüğümden onlara buradan sitemde bulunuyorum. Atıp tutmakla bir yere varılmaz. Sizlere hocanızın vermiş olduğu, 40 derece sıcakta çalışıp, 30 derece soğukta çalışıp sizlerin okuması için para kazanan anne babanızın gönlünü ve ruhunu okşamak istiyorsanız fuzulü geçen zamanlarınızı değerlendirin her geçen zaman, her geçen ömür sizlerin aleyhinizedir. Herkes kendi branşında bilgilerini aktarabilir. Bizlerde bunları gönül rahatlığı ile kamu oyuna duyurmaktan zevk duyarız. Bu konuyu uzun uzadıya düşündüğümü yazımını başında söylemiştim. Bir iki gün önce oturup sohbet ederken konuyu açtım ve okuyanlarımızdan birkaç tanesi de oradaydı, bazıları bıyık altından gülmeye başladı. Buradakilerin düşüncesini bilmeyen saf yürekle konuya giriş yapan Yar. Doç. Dr. İrfan Murat Yıldırım "bunlar hakikaten yanlış yapıyorlar. Ben hiçbir vaktimi boş geçirmem günümün çoğu zamanını çalışmakla geçiriyorum. Bunlar niye bu kadar rahat bir görüntü çiziyorlar." dedi. Bir çokları bu girişimime söz vermiş oldular dilerim diğerleride duyarlı olurlar. Fakat bunlara bir tafsiye niteliğinde önerim Ziraatçının ziraatla, Hukukçunun Hukukla, Doktorun Doktorlukla velhasıl herkesin kendi dalında bilgi ve becerilerini ortaya koymaları, yoksa ‘bu siyasetçi böyle bu idareci böyle’ demelerinin hiçbir anlamı yok onları zaten bizler yazıp söylüyoruz. Sizlerin yazacakları kamu oyunu aydınlatmanız branş dalında olmasıdır. Bunları yazarsanız ne ala, yazmazsanız çizmezseniz eğer elbetteki sizleri Mozalan vursun…
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Yurtta sulh, cihanda sulh.
 BuGün:
Ne kazandık bu kadar bakmak ile Leyleğin ömrü geçer laklak ile.
 BuDakika:
Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir.