OKUNMA SAYISI : 144
KAFA: Kafa değişmedikçe, kafanın içinde ki beyin değişmedikçe, gen değişmedikçe,
zihniyetler değişmedikçe bu işlerin düzeleceği çok zora benziyor. Sevgili
okuyucular; İlimizin her sokağını, caddesini, mahallesini, küçesini zaman zaman
fırsat bulup gezip dolaştıkça ister istemez, noksanlarını, eksikliklerini
gördükçe, ulu orta azda olsa yapılan yatırımları nasıl tahrip ettiklerini, nasıl
zarar verdiklerini, verdikleri bu zararları kendilerine hizmet ettiklerini bile
bile yaptıklarını görmekteyiz. Bunların başında Elektrik lambalarının kırılması,
çöp bidonlarının ters yüz edilmesi, bin bir zorluklar ile yer altından
çıkartılıp vatandaşın hizmetine sunulan, içmesi için, genel ihtiyacına
kullanması için şehir şebekesine verilen suyun bile kıymetini bilmeden har vurup
harman savurmalarını anlamış değiliz. Sadece (HAYINLIK) dışında. Bu milli
servetle elde edilmesinin yanı sıra o hor kullanan vatandaşın zaruri ihtiyacı
için, onların ayaklarına kadar getirerek kullanmalarını, kıymetini bilmeden heba
etmelerini, olmadığı zamanda kıyametleri koparan yine onlardır. Üzerinde
durduğumuz SU ve ELEKTRİK'i biraz daha açalım. Bakıp görelim altında neler var
neler, hakkı olmadığı halde kimlerin hakkını gasbetmişler. Evvela; Su ve
Elektriğin parasını ödemediği veya zamanı geçtikten sonra da ödemeye
yanaşmadığı, ona buna üz basıp benim borcumu silin diye yalvarmalara kadar varan
bir hırsızlık ortalıkta kol geziyor. Bunun yanında bu vatandaşlar sadece devleti
değil birde bunun yanında milletide kazıklıyor. Bağına bahçesine akıttığı suyu
parasız, sorumsuzca 24 saat kullandığı için komşusuna kazık atmış oluyor. Ve bu
suyla abdest alıyor, yıkanıyor, yemek pişiriyor, kana kana içiyor, dahası babası
anasına ehsan veriyor. Hemi de kaçak suyla, hırsızlıkla elde ettiği suyla,
kancasını düşürüp bedava yaktığı elektrikle bunları yapıyor. Birde ulu orta bar
bar bağırmaktan kendisini alı koymamaktadır. “Bizim mahallenin sonlarına su
gelmiyor, bizim mahallenin elektrikleri canım çok zayıf, sokak lambalarımız
yanmıyor. Buna bir el atan yok” diye de sitemde bulunma cesaretini
gösteriyorlar. Çoluk çocuğuna öğüt nasihat vermeden koyun sürüsü gibi sokaklara
salmalarının sonucu olarak, Çöp bidonların tahribinin yanında sokaklardaki
lambaları hedef alarak nerede ise hepsini aşağı indirmeleri de işin bir başka
boyutudur. Bunların düzelmesi çok zor. Zihniyeti bozuk olanların ancak ve ancak
beyinlerinin yıkanması lazım. Veyahutta ‘Mozalan’ vurması lazım...
Yorum () |
|
|
|
|
|