|
Salı, 26 Ağustos 2008 |
OKUNMA SAYISI : 1292 Hükümdar mezarları dört köşe ve geniş açılıyor cenazenin karnı yarılıp içi temizlendikten sonra karnı dikilip mum içerisine yerleştirilerek bir arabaya konup muhtelif İskit kabileleri arasından geçirilir cenazeyi karşılayan her kabilede herkes kulağının bir parçasını keser, saçlarını tıraş eder, kolu etrafında bir yara açar, alnını ve burnunu çizer ve sol eline bir ok saplar. Daha sonra cenaze ile meşgul olanlar onu diğer bir kabileye teslim ederler ve böylece cenaze İskitlere tabi bütün kabileleri dolaştıktan sonra İskit diyarının en uzak noktasında hazır bulunan mezar yerine varılır. Mezara bir şilte konarak cenaze üzerine yerleştirilir sonra mezara tavan teşkil edecek şekilde tahtalar düzülerek bunun üzeri sazlarla örtülür. Krala ait mezarın içinde boş kalan yerlere boğularak öldürülen bir odalığı, Kralın Sakisi, aşçısı, seyisi, hizmetçisi, elçisi, birkaç atı, kendisine ait eşyadan bir kısmı, birkaç altın kadeh konarak gömülür ve mezarın üzerine büyük bir tepe (Korgan) inşa olunur. Hükümdarın ölümünden birkaç yıl sonrada hizmetçilerinden 50 kişi ile en iyi cinslerinden 50 at boğdurulup, takımlı, eyerli, kuşamlı olarak mezarın etrafında, kazıklara dayalı olarak süvari gibi bırakılır.
Halk arasından ölenler olunca en yakın akrabası ölüyü bir arabaya koyarak sıra ile bütün dostlarına götürür, bunlardan her biri cenazeyi karşılayarak bir ziyafet verir misafirlere takdim olunan her şeyden bir parça alınarak ölünün önüne konulur. Kırk gün böyle devam ettikten sonra cenaze gömülür ve gömüldükten sonra onunla meşgul olanlar kendilerini, sabun ve kenevir tohumunu ateşte yakarak bir keçe hamam içinde buğu ile yıkayıp temizlerler. Sakalar yabancılara ait bütün adetlerden özellikle Yunanlılar' a ait adetlerden nefret ederler.
Büyük hayvan sürüleri besleyen ve atlı-göçebe hayatı yaşayan Sakalar üzerlerine gelen düşmanla savaşmak istemedikleri sırada kadınlarını ve çocuklarını taşıyan arabaları ile kendi yiyeceklerini temin edecek sürüleri alıkoyduktan sonra, geri kalan bütün davarlarını uzak yerlere gönderirlerdi. Ülkedeki düşmanın uğrayabileceği yerlerin mahsullerini yok edip, aralarında bir günlük mesafeyi muhafaza ederek düşman ordularını içerilere çekip onları ve hayvanlarını açlık tehlikesiyle yıpratarak yıldırırlardı. Sonrada üç koldan üzerlerine atılarak çevik atlıları ile savaşı kazanırlardı. Savaşta bir asker yendiği kimsenin kanını içer ve kaç kişiyi öldürür ise başını keser ve bu başları krala götürür ve kestiği düşman kellelerinin sayısına göre yağmadan payını alır. Başların kafatasını temizledikten sonra atının dizginine asarak bunlarla öğünür.
Şaman olduklarından tapınakları bulunmayan ve tanrılarına açıkta kurbanlar sunan Sakalar, ölülerini haftalarca ve aylarca bekletip geç gömdükleri için mumya ile muhafaza ediyorlardı. Kral mezarlar (Tümülüs-Korgan)'dan çıkan altın, gümüş, bakır ve demir eşya ve aletlerden Sakal ar'ın madencilikte çok ileri gittikleri, at takımları yapmada çok usta oldukları anlaşılıyor .
Yorum () |
|
|
|
|
|