|
ALTINOVA OLAYLARI VE ETNİK AYRIMCILIK |
|
Cumartesi, 11 Ekim 2008 |
OKUNMA SAYISI : 623
Geçtiğimiz hafta Balıkesir’in Ayvalık İlçesinin Altınova Beldesinde meydana gelen olaylar, Millet olarak hepimizi derinden üzmüştür. Olayların Ramazan Bayramında yaşanması üzüntümüzü daha da artırmış, ağzımızın tadını kaçırmıştır.
Cahil bir gencin hırsa kapılıp arabasını tartıştığı gençlerin
üzerine sürerek iki kardeşin ölümüne yol açması ve bu olayı bahane
ederek doğu kökenli vatandaşlarımızın evlerine ve işyerlerine
saldırılması kabul edilecek bir davranış değildir.
Milletimizi biri birine düşürmek, etnik çatışma çıkarmak,
vatanımızı bölmek ve böylece bize hükmetme planlarını daha rahat
uygulamak isteyen dış güçler, yıllardır bu sinsi emellerini
gerçekleştirmek için gayret etmektedirler.
Her türlü yola başvurmuşlardır. Fakat yinede milletimizi karşı
karşıya getirmeye güçleri yetmemiştir. Bölücü Terör örgütünün zulmünden
kaçan Güneydoğulu vatandaşlarımız, Batı şehirlerindeki kardeşlerine
doğru koşmuşlardır. Bu gayet normaldir. Bu ülke hepimizindir.
Hakkâri’de, Şırnak’ta canı yanan bir vatandaşımızın acısını içimizde
hissetmezsek millet olma vasfını kaybetmişiz demektir. Marmara
Depreminde, Yolova’da, Adapazarı’nda insanlarımızın enkaz altında
kalmaları Diyarbakırlıların, Batman’lıların yüreğini yaralamadığını
iddia etmek mümkün müdür?
Altın ova’da evi veya işyeri taşlanan Güney doğu’lu bir vatan
daşımızın Nevşehirli Mustafa’nın dayısı, Çankırılı Osman’ın teyze si
veya Trabzonlu Temel’in dedesi olmadığından emin misiniz? Kim kimi
taşlıyor. Kim kimi nereden kovuyor. Siz çıldırdınız mı?
Doğrudur, Bu ülkeye saldıran, devletimizi bölmek isteyen, güvenlik
güçlerimizi şehit eden bölücü Terör örgütü vardır. Siz zannediyor
musunuz ki, bunlar Kürt halkının menfaatini savunanlardır. Asla. Onlar
Türk Devletine ve Milletine karşı tarihte yapılan yüzlerce saldırıda
olduğu gibi kullanılan zavallılardır. Bu devlet ve bu millet var
oldukça bu saldırılarda bitmeyecektir. Fakat çirkin emellerine de
hiçbir zaman ulaşamayacaklardır.
Daha dün şehit düşen 15 fidanımızın doğum yerlerine bir bakınız
lütfen. Diyarba kırlı Hakkı ARAN, Siirtli Davut İLBAŞ, Osmaniyeli
Selçuk CAN birlikte içmediler mi şahadet şerbetini.
Birliği mize beraberli ğimize karşı kurulan tuzaklara çok dikkat
etmek durumundayız. İnsanları guruplara bölmek, etnik yapısına,
kökenine göre değerlendirmek yasalarımıza göre suç olduğu gibi, çağ
dışı bir yaklaşımdır. Bu tür uygulamalar cahiliye devrinde ve üçüncü
dünya ülkelerinde görülür. Siyasi çıkarları uğruna insanımıza siz şu
guruptansınız, siz de falan etnik yapıdansınız gibi yaklaşanlar
olabilir. Bunun bize ne faydası var. Onlara fırsat vermeyelim.
Burası Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetidir. Ulu Önderin ifade
ettiği gibi “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti
denir” Ne bu ülkeyi bölmeye, ne de kardeşliğimize halel getirmeye
kimsenin gücü yetmeyecektir. Gürcistan’ın başına gelenler küçük ve
güçsüz ülke olmasından dolayıdır. Ey büyük ve güçlü Türkiye’nin aziz
milleti, aklımızı başımıza alalım. Bizi de önce küçültüp sonra yutmak
istiyorlar. Kenetlenelim, güçlenelim. Dostlarımızı sevindirelim,
düşmanlarımızı değil. Bu ülke hepimize yeter.
Yorum () |
|
|
|
|
|
|
|