OKUNMA SAYISI : 144
Ülkemizi yasa boğan şehit haberlerine tepkiler her geçen gün artıyor...
Edirne’den Iğdır’a tüm yurtta PKK’nın yapmış olduğu eylemleri kınayan,
lanetleyen mitingler yapılıyor, yanan yürekler haykırarak teselli
bulmaya çalışıyor...
Dün Iğdır’da da benzeri bir telin mitingi düzenlendi.
Vali, bazı Belediye Başkanları, bazı sivil toplum kuruluşları ve Azeri Türklerinin yoğunlukta olduğu bir
miting düzenlendi.
Miting kortejinin tam içinde yer almayıp kenarda yürüyerek gözlem
yaptım. Devletin hertürlü imkanlarından yararlanan Kürt kökenli
vatandaşların yürüyüşte ve miting alanında olmadığını gördüğümde
gerçekten üzüldüm... Mitinge katılan gençler Türk-Kürt kardeştir
sloganı attığında, resmi devlet memuru olan birkaç Kürt kökenli
vatandaş haricinde kimsenin olmaması zannediyorum dikkatlerden
kaçmamıştır...
Herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli, içinde bulunduğumuz bu vatan
gemisi batarsa, herkes batar. Gemiden atlayıp kurtulma planı, okyanusun
ortasında hiçbir işe yaramaz. Okyanusun ortasından karaya ulaşmak
imkansızdır. Gayret sarfedelim içinde bulunduğumuz vatan gemimiz
batmasın...
Devletin her türlü imkan ve olanaklarından sınırsızca yararlanıp,
ihaleleri hamuduyla götürüp, yeri geldiğinde adını devlet yanlısı koyup
nema kazanan kişilerin, devletin temel unsuru olan ordusuna kurşun
sıkıldığı için yine sivil toplum organizesiyle düzenlenen Miting’e
maalesef iştirak edilmemiştir.
Elbette sözüm iştirak edenlere değildir. Yeri geldiğinde mezhep
faşistliği yapan bazı devlet yetkilileri, bugün yaşanan bu olayları
acaba nasıl değerlendiriyor merak ediyorum doğrusu?..
Iğdır’da yaşayan ve bu vatan topraklarının asıl unsuru Azeri Türkleri
hükümet tarafından ve hükümetin atadığı bazı bürokratlar tarafından
itilip kakılsalarda, vatanlarına bağlılıklarını herzaman olduğu gibi
ortaya koymuşlardır...
Ateş düştüğü yeri değil, hepi mizin yüreğini yakıyor. Bu ateşi biran
evvel söndürmek yetkililere düşer. Yetkililer lafı bırakıp ateşi
söndürsünler. Memlekette iç kargaşa çıkmasımı bekleniliyor.
Umursamazlık almış başını gidiyor. Yorumcular, uzmanlar televizyon
kanallarında öyle şeyler anlatıyorlar ki, hepimizin kanı donuyor.
Lütfen ama lütfen, herkes üze rine düşeni yapsın... Gidişat kötü, kimse
boş hevesler peşine takılıp gitmesin. Sonu olmayan bir yolda hayel
kurmak, hayel kurarken bir taraftan da devletin sırtına basmak,
‘yemeyen domuz’ mantığıyla har vurup harman savurulmasına müsaade
etmek, vatan hayinliğinin ta kendisidir...
Yorum () |
|
|
|
|
|