OKUNMA SAYISI : 80
Kendimden örnek verecek olursam, hayatın akışı içersinde kimizaman
zafer kazanmış, kimizaman kaybetmişimdir. Hem kazandığımda, hemde
kaybettiğimde yine ben aynı ben olmayı tercih etmişimdir... Kazandığım
zaman kaybedenlerin gönlünü almak için uğraşmış, kaybettiğim zamanlarda
da sessiz sedasız yerimde oturmasını bilmişimdir... Kazanmak duygusunu
tarif etmek güçtür. Sporda, Siyasette, Sivil otoritelerde kazanmak
insana haz verir... En ufak bir yarışı kazanmak bile, koca koca dağları
aşmak gibi güç verir insana... Bence ama asıl kazanmak bu değildir.
Asıl kazanmak, insanı kazandıranların beklentisinin üstünde bir
erdemlikle çalışmak, hoşgörüsü ve kişiliği ile etrafına örnek
olmaktır... Bizler toplum olarak maalesef ki çoğunlukla bu düşüncede
değil, daha bir kaba, daha bir ketum ve ne oldum delisi bir havayla
zaferimizi kutlamaktayız... Her insanda kazanmışlığın verdiği bir zafer
sarhoşluğu olur... Kimi insanda bu sarhoşluk bir gecede geçer, kiminde
ise bu sarhoşluğun geçmesi uzun yıllar alır... Elbette olayı kişilere
indirgemek doğru değildir. Şehrimizde seçilmiş bir sürü insan vardır.
Kimi vekildir, kimi belediye başkanıdır, kimi sivil toplum kuruluş
başkanıdır, kimi muhtardır, kimi dernek başkanıdır. Yani yukarıda
saydığım bu görevlere kazanarak gelen her insan kırıp dökse,
memlekettin hali ne olur. Zafer sarhoşluğu yaşanır yaşanmasına ama,
kısa süreli yaşanır... Hergün sarhoş gibi gezip, etrafa rahatsızlık
vermek hoş olmaz... Birgün sarhoşluğun etkisi geçtiğinde ve
uyandığınızda çok şeyin yerle bir olduğunu farkeder hayıflanırsınız...
Iğdır gibi kendinden emin bir toplumda böylesi davranışların pirim
yapmadığı bir gerçektir. Yani kim-seye hava caka atmaya gelmez. Çünkü
herkesin bir geçmişi vardır ve herkeste bundan haberdardır. Oturduğun
koltuğun değerini bilmezsen indiğinde 9 şiddetinde bir depremin
yarattığı enkazın altında kalırsın ve neye uğradığını şaşırırsın...
Koltuk sihirli bir alettir. Onun üzerine oturan insan o tılsımı bozarsa
koltuğu kendine uydurur. Yok eğer bozamazda o tılsıma uyarsa koltuğun
dümenine kapılır ve o ne tarafa dönerse oda o tarafa dönerek sarhoş
sarhoş gezer... Örneğin bazı insanlara sonradan görme derler... Elde
ettiği makam, şöhret, para gibi aletlerin gücü ile yönünü
değiştirebilir, kendi kişiliği ile değil, elde ettiklerinin gücü ile
hayatına yön vermeye başlar. Buda zamanla onu kişiliksiz ve yapmacık
bir hale soktuğundan, sonradan görme ünvanını hemencecik toplumdan
alır... Bu sözüm ben dahil herkese söylenmiş bir sözdür. İsteyen
istediği kadar hissesini alsın ve deprem şiddetini azaltsın. Yarınlar
çok geç olmadan bugünden önlemlerini alsınlar...
Yorum () |
|
|
|
|
|