OKUNMA SAYISI : 134
08-05-2006 tarihli Hürriyet gazetesinin 21. sayfasında “Irak’ta Ömer
Kalmayacak” başlıklı haberi okuduğumda, Hürriyet Gazetesi adına
üzüldüm... Ülkemiz hassas bir dönemden geçmekte iken, Irak’tan haber
yayınlamak adına tamamen kulaktan dolma bilgilerle mezhep çatışmasını
körükleyecek bir haberin yayınlanması Hürriyet gazetesi adına üzüntü
verici bir durumdur... Irak, Saddam Hüseyin döneminde Sünni iktidarını
yaşayan bir ülke idi... Irak’ta bulunan Sünni Araplar, Şiiler üzerinde
baskı kurmakla kalmamış, yüzbinlerce şii inancına mensup insanı
katletmiştir. Ancak yeni gelişmeler bu hesaplaşmanın zamanı gibi
gösterilerek ABD’nin uşağı olan Ladin, Şiilerin kutsal mekanlarına
saldırmış, ABD oyunu ile de bu durum karşılıklı çatışmaya sürüklen-meye
çalışılmıştır... Her ülkede olduğu gibi Türkiyemizde de etnik
mezheplere mensup topluluklar bulunmaktadır... Mezhep çatışmalarının
uzun yıllardır yaşanmadığı ülkemizde, yeniden mezhebi sorunları gündeme
getirmenin bence hiçbir manası yoktur. Ülke nüfusunun bir bölümü Alevi,
bir bölümü Sünni (Ehli Sünnettir) yani bu durum hepimiz tarafından
bilinirken, Irak’ta ‘Ömer isimlileri öldürüyorlar’ diye isim
değiştirildiğini manşet yapmak, hiçte doğru bir haber değildir... Yani
Irak’ta ölen yüzbinlerce insanın ismini sorarakmı öldürüyorlar.?
Şii’nin kutsal saydığı Necef-Kerbela gibi mekanlara bombalı
saldırıların düzenlenmesi, ardından Sünnilerin ibadet ettiği Camilere
saldırıların gerçekleşmesi, açık bir provakatörlük olarak
algılanmaktadır... Ancak Türk Basını olarak bizler Irak’ta yaşanan
olumsuzlukları yazarken, kendi hassasiyetle-rimizi gözardı ederek
konuya yaklaşırsak, kendi ülkemize ve insanlarına kötülük etmiş
oluruz... Türkiyemizde mil-yonlarca Ömer ve Ali ismi bulunmaktadır...
Ne yani şimdiden önlem alıp isimlerimizi değiştirelim... Irak’ta
yaşanan olumsuz- luklar, elbette olacaktır. İktidar yok, yönetici yok,
güvenlik yok... Sokakta günde bir sürü insan ölmekte,
yaralanmaktadır... Ateşin üzerine su serpecek kimse olmadığı gibi, her
geçen günde yara kaşınarak büyütülmektedir... Dolayısıyla Irksal,
Mezhepsel çatışmaların olması da doğaldır... Daha yakın tarihimizde
70-80’li yıllarda Kahramanmaraş’ta, Çorum’da ve ülkemizin birçok
bölgesinde mezhep çatışmaları olmadımı.? Habercilik adına güzel şeyler
yazmak zorundayız. İnsanlarımızın kardeşliğini pekiştirecek davranışlar
sergilemeliyiz. Yaptığımız yorumda, yazdığımız haberde bu gibi
hassasiyetlere dikkat etmeliyiz. Gerçi ülkemizde böylesi bir yanlışa
pirim verecek topluluk yok ama, biliniz ki meşemiz çakalsız değildir...
Kardeşliğin, barışın hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamak dileği ile tüm
halkımızı bu ve benzeri pravakatörlükler karşısında duyarlı olmaya
çağırıyorum.
Yorum () |
|
|
|
|
|