OKUNMA SAYISI : 81
Sanal alemde ak ile kara nasılda kendini belli ediyor... İnsanların
tahammülsüz- lüğü, benimsemediği görüşe verdiği tepki, illada herkesin
kendisi gibi düşünmesi gerektiğine vardığı kanı bezdiriyor doğrusu...
Sırf bu yüzden yazmak bile istemiyorum. Köşe yazarlığı yapanlar acaba
birilerini mutlu etmek için mi yazarlar? Yoksa, realiteleri ortaya
koymak içinmi.? Ben acizane köşe yazarlığı yapan bir kulum... Yazılarım
öyle akademik, entellektüeldir iddiasında da değilim... Ben bölgemin
insanının anlayabildiği dilde, onların sorunlarını dile getirecek
biçimde ve Iğdır’da olan gelişmeleri kaleme alarak okuyucularımla
tartışmak amacı taşımaktayım... Okuyucu her yazının altına imza atarda
demiyorum... Elbette okuyucu yazılan her yazıyı benimsemeyebilir.
Eleştirir, tartışır... Ama gerçekleri örtbas etmek için, yazılan yorum
sırf işine gelmediği için muhalefet ediyorsa, bunada el insaf demek
düşer... Iğdır genelde Azeri Türk’ü ile Kürt halkının yaşadığı bir
coğrafyadır... Yazarların, muhabirlerin, gazetelerin sütunlarına illaki
her iki ırka mensup insanların kareleri yansıyacaktır... Bizim
tarihimizde ve bugünümüzde var olanları görmezden gelmemiz mümkün
değildir... Özelde Yeşil Iğdır gazetesi bu hususta azami gayret
sarfetmekte, topluma iyi örnek olma yolunda adımlar atmaktadır...
Elbette okuyucu bakış açısına göre olayları değerlendirmekte,
değerlendirirkende hissi davrananlar çıkmaktadır. Şayet bizlerde
gazeteci olarak hissi davranarak olaylara yaklaşırsak hem kötü örnek
teşkil ederiz, hemde yaşanacak olan sıkıntıların müsebbibi oluruz...
Iğdır’da ırklar arası bir yarışın olduğunu gizlemek körlük olur...
Ancak Iğdır ne Diyarbakır’a benzer, nede başka bir yere... Iğdır halkı
yeri geldiğinde olaylara daha mantıklı bakmasını bilmektedir...
Özellikle toplumlar arası dengeler münferit olaylar haricinde
gözetilmekte, hassas davranılmaktadır... Siyaset Iğdır’ın en zor
anlarını yaşadığı tarihlerdir. Seçimler yaklaştığında insanlar doğal
olarak bir bölünmeye girerler. Bu bölünmenin olmasını isteyen
guruplarda yok değil elbet... Şövenizmden geçinen guruplar,
şövenistliği körükleyerek oy çitalarını yüksek tutarlar... Seçim
sonrası yine herkes normale döner ve ticaret, arkadaşlık, akrabalık
ilişkileri kaldığı yerden devam eder... Gerçekçi olmamız şarttır...
Hiçbir Kürt ben Azeri Türk’ü ile dostluk etmeyeceğim diyemez... Hiçbir
Azeri Türk’ü de ben Kürt ile dostluk etmeyeceğim diyemez... Herkesin
biri biriyle dostluğu, arkadaşlığı, ticareti, hoş sohbeti vardır...
Eğer bu yok diyorsanız, kusura bakmayın size sadece kör derim...
Irkınızın milliyetçisi bile olsanız bu böyledir. Doğruları
değiştiremezsiniz... Bence herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli...
Dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeler, çıkar guruplarının insanları
kullanmaya kalkması gizlenemez bir gerçektir... Kimse yel
değirmenlerine saldırmaya kalkmasın... Biz donkişot değiliz...
Yorum () |
|
|
|
|
|