|
Haddini bilmezle oturanın, haddi bilinmez... |
|
Çarşamba, 10 Ağustos 2005 |
OKUNMA SAYISI : 77
Dün akşam sohbet esnasında Ali Varol bir söz söyledi... “Haddini
bilmezle oturanın, haddi bilinmez” diye... Belki bu bağlamda çok söz
duymuş, konuşmuşuzdur. Ancak o anda o sohbet içerisinde söylenen o söz
tam yerinde bir söz olduğu için köşeme konu ettim... Atalarımız nede
güzel söylemişler... “bir insana olduğundan fazla değer veren, kendi
değerini yitirirmiş...” Veya “bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu
söyleyeyim...” Bu iki atasözünden ve Ali Varol’un dediğinden anlaşılan
apaçık ortada... Kalitesi düşük adamla oturup kalkan insanın, kalitesi
onun ayarına iner. Toplumda bu hassasiyeti gösteren kişiler arkadaş
çevresini seçerken itinayla davranırlar. Toplumun kabul gösterdiği
kişilerle arkadaşlık kurar, toplumun kabul ettiği kişilerle sohbet
ederler... Bu seçiciliği gözardı eden, önüne gelen insanla dostluk
kuran ve gelişi güzel mekanları paylaşan kişiler, kendilerini toplumun
kabul etmediği o kişilerden soyutlamaya kalkışsalarda hiçbir faydası
olmaz... Bu bağlamda atasözleri fevkalede geçerlilik kazanır. Toplumun
yaşam tarzını ve davranış biçimini iki kelimeyle özetleyen ata sözleri,
insan yaşamının tümünde yapması gerekenleri ortaya koymaktadır...
Kendine faydalı olan insan, şüphesiz toplumunada faydalı olur. Kendine
faydası olmayan bir insandan topluma fayda beklemek mümkün değildir...
Bir insan düşünün ki söylemlerinde iyi ve kötü insan ayrımı yapsın,
eylemlerinde ise kötü insanlarla gününü gün etsin... O insanın hem
inandırıcılığı kalmaz, hemde saygınlığı yiter...
Yorum () |
|
|
|
|
|