|
Neden yazmıyorum biliyormusunuz. |
|
Pazartesi, 08 Ağustos 2005 |
OKUNMA SAYISI : 73
Birkaç haftadır köşe yazısı yazmadığım için eleştiri alıyorum.
Sağolsunlar okuyucular yazılarımı takip ettiklerini, gazetede yazımın
olmadığını gördüklerinde üzüldüklerini ifade ediyorlar... Bazı
okurlarda konumu bulamıyorsun, yoksa bizim bilmediğimiz bir sorunmu var
şeklinde sorular yöneltiyorlar... Ben de saygıdeğer okuyucularıma kısa
bir açıklama getirmek ihtiyacı hissettim... Öncelikle konumu
bulamıyorsun sorusu bikere hiç değil... Ben de her an için konu
mevcuttur. Bazan konular fazla olduğu için de yoğunlaşıp köşe
yazamadığım olmuştur. Şu an içimden geçenleri kaleme dökecek olsam,
birçok şeyi kırıp dökmem gerekecek... Deprem uzmanları Iğdır’la ilgili
konuştuklarında hani derlerya Iğdır’ın zemini gevşek, çok katlı bina
yaparsanız olası bir depremde yere gömülür. Çünkü Iğdır’da nereyi
kazarsanız kazın 4 metreden su çıkıyor. İşte ben de Iğdır zemininin
gevşekliğini bildiğim için yaptığım ufak bir eleştiride hemen suyunun
çıktığını gördüğümden konulara biraz yorumsuz kalmaya çalışıyorum...
Düşünün ki bir memlekette, Aslanı bağlayan tilki, onuda kurta fare...
Gelde sen bu işin içinden çık bakalım... Yazılacak konu çok...
Hiçbirşey yazamassan yoldan geçenin ismini yazasan yine konu çıkar. Ama
toplum meselelerini gündeme getirmek bizim vazifemizdir... Tabii olarak
vazifemizi yaparken temkinli olmak zorundayız... Çünkü okuyucuya
sunulan gazete de yanlış varsa onu okuyucudan geri almak şansın
yoktur... İşte bu yüzden aralıklarla yazmak durumda olduğumu
düşünüyorum. Şimdi yazacak olursam telefisi mümkün olmayan hatalar
yapmaktan imtina edi-yorum... Dedimya, zemin gevşek... senin bu
durumdan faydalanmak isteyenler, senin eleştirdiğin konudan çok,
kraldan daha çok kralcı kesiliverirler... Ben sözümü kimseden
esirgemem... İnandığım doğrular yanlışsa, gerçek doğruya tabi olurum.
Yok eğer benim doğrum gerçek ve bunu birileri yanlış olarak lanse
etmeye çalışıyorsa hiçkimse kusura bakmasın bundan asla taviz vermem...
Yorum () |
|
|
|
|
|