|
Cumartesi, 21 Mart 2009 |
OKUNMA SAYISI : 5625 Geniş bir coğrafyada yeni yılın başlangıcı kabul edilen, Nevruz (21 Mart) aynı zamanda bolluk, bereket, tabiatın uyanışı olarak da kabul edilmektedir. Bünyesin de çok derin anlamları taşıyan Nevruz ile alakalı olarak araştırmalar yapan sahanın uzmanları genel olarak nevruzu (Yeni gün) bayram olarak belirtmekteler ve gerçekte de Bayram olarak kutlanmaktadır. Kuzey yarımkürede gece-gündüz eşitliği ve gündönümü yaşandığı tarih olması açısından 21 Mart gününe değişik dinlerde yaşanan çok önemli olaylar tekabül ettirilmiştir. Bunun yanında bu gün milli kimlik de taşımaktadır. Milletlerin hayatında çok önemli rol oynayan olaylar da yine bu güne tekabül ettirilmiş ve bu boyutuyla da kutlanmaktadır. Özellikle İslam dininde önemli bazı olayların bu günde olduğu rivayet edilmektedir. “Dünyanın bu gün yaratıldığına inanılması, İnsanlığın atası (Adem a.s.) ve anası (Havva)Nevruz günü yaratılması, Hz. Yusuf’un kuyudan Nevruz günü çıkarıldığına inanılması” bunlardan sadece bir kaçıdır.
Nevruz ile ilgili olarak Azerbaycanlı tarih araştırmacısı Doç. Dr. Türkan GEDİRZADE’nin Nahcivan’da yaptığı araştırmalar sonucu, bu bölgede bayramın Nevruz olarak adlandırılması ile alakalı muhtelif görüşlerin mevcut olduğunu belirtmiştir. Rivayete göre Hazreti Ali tahta çıktıktan sonra herkes değişik hediyeler getirerek onu tebrik etmişlerdir. Uzun zamandan beri onun yanında hizmet eden Nevruz adlı birisi ona ne hediye edeceğini bilmiyor. Çok düşündükten sonra üç nevruz gülü toplayıp Hz. Ali’nin yanına gidip “size layık bir hediye değil, ama bundan başka hiç bir şey bulamadım” der. Hz. Ali çiçekleri alıp bu güne ve güle Nevruz’un adını verir. O günden bu yana bayrama Nevruz bayramı, gül ise Nevruzgülü olarak adlandırılır. Görüldüğü gibi Nevruz’a dini motifler işlemek coğrafyamızda yaygındır.
Türk tarihi açısından nevruza milli motifler işlenmiştir. Türk Milletinin demir dağları erite rek tarih sahnesine çıktığı ve dolayısıyla uyanış, varoluş günü olarak da kutlanmaktadır. Bunun yanında sadece Türk tarihi açısından değil Asya coğrafyasında yaşayan çeşitli milletlerin de nevruz günü ile alakalı olarak destanları bulunmaktadır.
Bütün bu dini, milli ve ideolojik motiflerine rağmen Nevruz Bahar Bayramı olarak kutlanmakta ve yeni yılın gelişini, yeni bir başlangıcı, tabiatın yeniden uyanışını simgelemektedir. 21 Mart’ta Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’ne göre gireceğimiz yıl olan sığır (ud) yılının, bütün insanlığa bolluk, bereket, mutluluk getirmesini diliyorum. Bizler Nevruzu her zaman Bayram olarak kutlamalıyız ve bu bayramı gelecek kuşaklara bir bayram havasında aktarmalıyız.
Geçen yıl yazdığım gibi bu yılda aynı dileklerimi yazıyorum; Tabiatın bu en büyük ve en ulu bayramı, içerisinde çok önemli öğeler barındırmaktadır; her şeyden önce;
Nevruz bolluk ve bereketin simgesidir.
Geleneklerimizin, göreneklerimizin, inançlarımızın sergilendiği bir bayramdır.
İnsanlar arasındaki sevginin, saygının, dostluğun pekiştiği ve kuvvetlendiği bir bayramdır.
İnsanlar arasında küskünlüklerin, dargınlıkların unutulduğu ve dostça, kardeşçe kucaklaşmanın gerçekleştiği bayramdır.
Nevruz birliğimizin, beraberliğimizin, dayanışmamızın en güçlü olduğu, coşkumuzun zirveye ulaştığı bayramdır.
Herkesin Nevruz Bayramı Kutlu Olsun.
Yorum () |
|
|
|
|
|