OKUNMA SAYISI : 77
Siyasi partilerin genel başkanları seçimden bahsettimi, işadamları
seçim ülkeye külfettir açıklaması yaptımı ve en önemlisi iktidar
partisinin Genel Başkanı ve Başbakan seçim zamanı değil gibi sözler
teleffuz ettimi, bilin ki seçim kapıya dayanmıştır... 3 Kasım
seçimlerinin ardından başlayan seçim çalışmaları, gerçek takvimine
doğru ilerliyor... Seçim olacak sözünün gündem oluşturması ile birlikte
meydanlar boy gösteren adayların ısınma turları atmalarına sahne
oldu... Daha bilinçli ve daha akılcı hareket edeceğini her platforumda
dile getiren seçmen, “seçim takviminin açıklanması an meselesi... şöyle
veya böyle bu yılın sonu olmasa’da ilk baharda seçimin yapılması
kaçınılmazdır... Yöresel değimle “bu hına o hınaya benzemez.”
Birçokları umduğunu bulamayacak, hüsrana uğrayacaktır.” Diyorlar...
Iğdır’da siyasi hesaplaşmalar ve siyasi çekişmeler hiç bitmez...
Vaktiyle yapılan seçimlerde kazanamayan, listeye giremeyen veya çeşitli
sebeplerden ötürü siyasi zarar görenler, seçimin bittiği ilk günden
başlayarak siyasetlerini yapar, ikinci bir seçimin gelmesini iple
çekerler... Iğdır gerçeğinde olayı ele aldığımızda bakalım karşımıza
nasıl bir manzara çıkıyor... Iğdır siyasetinde etkin olan iki gurup
vardır. Azeri Türkleri ve Kütler... Bu iki etnik gurup dünkü köşemde de
yazdığım gibi hertürlü birlikteliği yaparlar. Ancak biribirilerine çok
az sayıda oy verirler... Aslında hiç vermiyorlar desek yeridir... Ama
gerçekten az sayıda ahbap çavuş ilişkisi ile verilen oylar vardır...
Seçimin hemen sonrasıda hiçbirşey olmamış gibi davranır,
biribirilerinin hassasiyetlerine dikkat ederler... Birçok kere bu
tutumu kırmak için çaba harcandıysada, Milliyetçilik duygularının önüne
geçilemedi... Gerek Türk Milliyetçileri ve gerekse Kürt Milliyetçileri
kendi ırklarına oy vermeyi ısrarla tercih ettiler... Bu tercih kendi
tabanlarını güçlendirmeyi amaçlayan kişi ve gurupların işine geldiği
için sıcak tutmayı tercih ettiler... Şimdi durum nasıl... Şimdi durum
hiçte seçim öncesinde yaşanan tatsız ve gergin şekilde değildir. Herkes
fevkale , dostluğunda ve kardeşliğindedir... Dün bilmem kim geldi
diyerek pirim yapanlar, şimdi çok iyi dostluklar kurabiliyor, ticari
ortaklıklar imzalı-yorlar... Elbette olması gereken budur. Seçimde ne
olursa olsun, sonunun böyle olması sevindirici ve güzel
karşılanmaktadır... Peki..!, Birtek ayrılık seçimde yaşanıyorsa eğer,
bunu çözmenin yolu yokmudur..? Aslında var... Ama, bu kimsenin işine
gelmez... Daha doğrusu birilerinin işine gelmez... Gece dost, gündüz
düşman gözüküp işlerini halledenler bu işe asla müsade etmez- ler...
Edecekler, edecekler... Vatandaşın arasında biraz dolaşıp, onların
dilinden dökülenleri dinleseler, durumun hiçte onların düşündüğü gibi
olmadığının farkına varacak ve yapılacak olan ilk seçimde süprizlerin
kendilerini beklediğine şahit olacaklardır... Bakınız beyler... Kimse
kimseyi aptal yerine koymasın... orda burda başka başka, icraatta
bambaşka olunmaz. Gece başka gündüz başka olunmaz... Toplumun birliğe,
kardeşliğe ihtiyacı var. Doğal yapı neticesinde bir bağdaşma ve birlik
vardır... Gölge etmeyin, ihsan istemiyoruz... Evet sevgili okurlar,
seçim yaklaşıyor. Siz siz olun, çıkarı için, meydanları kullananlara
fırsat vermeyin. Ben kendi adıma gerektiği zaman, gerektiği şekilde
hesap sormasını bilecek, toplumun duygu ve düşüncesine tercüman olmaya
çalışacağım... Yeterki sizler birliğinizi bozmaya çalışanlara fırsat
vermeyin, sizleri kullanmak isteyenlere kendinizi kullandırtmayın...
Yorum () |
|
|
|
|
|