OKUNMA SAYISI : 105
Birzamanlar kötü bir alışkanlık edinmiştik. Siyasette, ticarette,
kavgada, barışıkta, “fotörlü” diye tabir ettiğimiz Ağsakkallarımızı
beyenmez, onların bir an önce aradan çıkmasını ister, işimize
karışmamalarını dilerdik...
Ağsakkallar birer birer aradan çıktılar. Kimi ebedi dünyasına intikal
etti. Kimi yolunu yürüyemeyecek kadar yaşlandı... Yıllar önce yazdığım
bir makalede, “ağsakkalların aradan çıkmasını isteyenlerin, o elleri
öpülesi ağsakkalların yerlerini dolduramayacağını” söylemiştim. Kimi
ağsakkala göre bizler nekadar büyüsek’te, dana doluk’tuk... Kimi gence
görede bütün ağsakkallar aradan çıkmalı, tüm işleri gençler
yapmalıydı... Maalesef biz gençler sınıfta kaldık... Biz atalarımızın
yaptığının binde birini yapamadık... Onlara kanlar bağışlandı. Bizler
kavgaları durdurmak için bile girişimde bulunamadık. O eli öpülesi
ağsakkalar şehir meydanında bir araya geldiklerinde herkes onların
ağzından çıkacak söze bakar, ona göre hareket ederdi... Şimdiki
gençler, veya ağsakkal adayları üzerlerine düşeni yapamadıkları gibi,
maalesef ki sözlerini de geçirememektedirler... Nerede H. Salih
Şıktaş’lar, Mecit Hun’lar, H. Ennağı Aslan’lar, Vahap Akar’lar, Ahmet
Tazegül’ler, Kalba Talat’lar, Mir Sadık’lar, H. Ekber Gökçe’ler, H.
Emer’ler, Mecit Şek’ler, Meşedi Akil’ler, Salih Çöllü’ler, Muhtar
Cabbar’lar, Sadık Akkuş’lar, Ali Bilen’ler, H. Penah Yıldırım’lar, H.
Paşa Akyıldız’lar,
Yorum () |
|
|
|
|
|