Yazar Adı
:
Cabbar ŞIKTAŞ
Yazar İletişim
:
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Anasayfa arrow Cabbar ŞIKTAŞ arrow Eski Iğdır ve Simalar
Eski Iğdır ve Simalar
Cuma, 03 Haziran 2005
OKUNMA SAYISI : 425
Haktan Aydoğdu yöresel tabirle, “kaburgadan girdeyi vurdun” derdi... Çoğu zaman insan içinden tüm geçenleri kaleme dökmek ister... Ancak bazen bu dediğini yapar, bazende yapamaz... Yöresel dengeler, insani ilişkiler, her toplantıda yüz yüze bakmalar, sokakta karşılaşmalar, yani yine yöresel tabirle “hergün yüz yüze bakıyoruz” deyimiyle bazı konuları es geçmek durumunda kalıyoruz... Ancak bazı olaylar vardır ki insan söylemeden edemiyor... Eski Iğdır’ı herkes kendi yaşına göre özlüyor... Mesela ben Iğdır’ın 20 yıl öncesini özlüyorum. Çocuktum ve her yer bana oyun alanıydı. Bahçelerden bahçelere geçer, kamışlarla çağala yürütür, kanala yıkanmaya giderken bir somun ekmek alır, yol boyundaki domates tarlalarından göz hakkımızı alırdık... Buna ben-zer herkesin bir anısı vardır çocukluğuyla ilgili... Merkez cami ile Ziraat Bankasının bitişiğinde sergi arabasında hırdavatçılık yapan, Iğdır’lı Turizm yazıhanesinin önünde tesbih satan, Dövizcilerin önündeki oynayarak ayakkabı boyayan, Alper giyimin önünde durup günlük nafakasını çıkaran sigaracı eski Iğdır’dan birer kalıntıdırlar... Öyle özlüyorum ki İydirmava kahvelerinin önünde, söğüt ağaçlarının altında oturup çay içmeyi... Tanınan birkaç boyacının gelip ayakkabımızı boyamasını, garsonların müşterisinin içtiği çayı bilerek getirmesini, Mehmet Ekmekçi’nin taze ekmek kokusunu... Emireli’nin buz gibi ayranını, Bahşo’nun şişinmesini, Ninno Sefer’in küfürlerini, Milyoner Selo’nun köftelerini, Sinema çığırtkanlarını, Şıh Hüseyin’in esprilerini... Eskiye gidince, Mücahit Hun’un kitabı aklıma geldi. Üç ciltlik kitapta hayel meyal hatırladığımız insanların simalarını görünce hatırlı-yoruz. Eskinin entellektüellerini, İbrahim Bozyel’in başarı-sını. Mikail Göleli’nin karizmasını, Turgut Demirkaya’nın heybetini, Mehmet Aras’ın atikliyini, Faruk Bakış’ın cesaretini, Faruk Toka’nın olgunluğunu, Firuz Ağanın foterini özlüyorum... hayatta olan veya göçüp gidenleri gözümüzün önünden bir filim şeridi gibi geçirdiğimizde nede güzel mert insanlarımızın var olduğuna birkez daha şehadet getiriyoruz. Niye yazdım bilmem ama, şehrin merkezinde bir hırdavatçı, bir boyacı, bir sigaracı ve bir tesbihçi kim-seye bir zarar vermez. Orada ki esnaflarda o kişilerin varlığından rahatsız değillerdir... Bilakis bana bunları kaldırmasınlar diyen esnaflarımız bulunmaktadır...
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Anket

AKP'den Kimin aday olmasını istersiniz ?

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.
 BuGün:
Engeller gözlerinizi hedeften ayırdığınız zaman gördüğümüz o ürkütücü şeylerdir.
 BuDakika:
Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkmamandır.