OKUNMA SAYISI : 94
Dün 20 yıl geriye giderek küçük bir nostalji yaptım. Okuyucular
makaleyi çok beyenmiş olacaklar ki, görüşlerini, önerilerini ve
tebriklerini ilettiler... İlk arayan şu anda gazetecilik yapmasada,
asıl mesleği gazetecilik olan Ali Tünay arkadaşımdı... “Yazıyı
beğendiğini ve duygulu bir eskiye yolculuk ettiğini söyledi...”
Peşinden Ümit Güneş abim bir mesaj atarak, “Merhum Yaver Ünsal’ı
unutmuşsun... Bu memlekette çok emeği var onun... Hassas dönemlerde MHP
gibi bir partinin il başkanlığını yapmış, toplumun huzur ve barışını
korumuş, insanları aklı selim sevk ve idare etmiştir.” dedi...
İlerleyen saatlerde, kalemi herzaman bizim biçin bir yön tayin edici
olan, fikirleri ile halkımızı aydınlatan ve yeri geldiğinde yaşının ve
olgunlugunun büyüklüğünü gösteren Yüksek Okul Müdürümüz Turgut Öcal
aradı ve “yazınızı çok beğendim, tebrik ediyorum.” dedi... Defterdar
Hayati Dinç, “Merhum Müşteba amcayı nasıl olduda unuttun, onun
espirilerini ben bile duymuşsam, sizlerde duymuş olmalısınız.” dedi...
Vali Yardımcısı Mehmet Yılmaz, “eskileri güzel yazmışsın, nostalji
olmuş” dedi... Töresin Parlar, “Firuz Ağanın fotör’ünü özlemekte
haklısın, Iğdır’ın renkli simalarından birisidir.” dedi... Daha
niceleri yazıyı okuyup tebessümle güzel bir yazı diyerek, tebriklerini
sundular... Bir yazarın en keyif aldığı an işte o andır. Yazdığı
yazının okuyucu tarafından kabul görmesi, yorum yapması, eleştirmesi
veya tebrik etmesi yazar için keyif verici sahnelerdir... Her yazının
destek bulacağını beklemek yanlış olur. Ancak her yazıya ilgi
göste-rilmesi, olumlu ve olumsuz yönlerinin eleşti-rilmesi, yazarın
nokta vuruşu yaptığının bir işareti olarak görülmektedir... Iğdır
özelinde herzaman dolu dolu yazılar yazmak mümkün olmuyor. Mesala
Merhum Rıfat Kalafat’ın kafası kıyak olduğunda, mahalleye girerken
komşularına latifeden küfür etteğini bilmeyen yoktur. Veya mizahi
olarak bu anlatılır. Nice sözler merhumla ilgili söylenir... Bunları
unutmamak için arada bir yazmak gerekir. Depremzede Cezire hayatta
olmasına rağmen sözleri konuşulur. Ama kimse Cezirenin ziyaretine
gitmez. Mesela fotoğrafçı Döner emi belkide birçoğumuzun hafızasından
silinmiştir. İşte bunları hatırlamak, derleyip toparlamak
gerekmektdir...
Yorum () |
|
|
|
|
|