OKUNMA SAYISI : 496
Hititler, Anadolu topraklarında yüzlerce yıl süren koca bir imparatorluk kurmuşlardı. 3500 yıl önce kurulan bu imparatorluğun geride bıraktıkları sanat eserleri, arşiv ve kitaplıklarıyla kendilerine ve o zamanki Anadolu halklarına ait bilgileri günümüze kadar ulaştırmayı başarmış çok önemli bir ulustu.
İşte Hititlerin aile yapıları içerisinde yasalarla düzenlenen kadının durumu: Yasaya göre ailenin başı erkek olmakla birlikte, kadının hakları da korunmuş. Cezalarda kadın erkek eşitliği var. Aynı suça erkeğe ne ceza veriliyorsa kadına da aynı ceza veriliyor. Evlenmelerde erkek tarafı başlık parası ödüyor, buna karşılık kızda çeyiz getiriyor. Kız tarafı evlilikten vaz geçerse, erkeğin verdiği başlık parasının iki katını ödüyor. Eğer erkek sözünden dönerse verilen başlık parası kıza kalıyor. Kadının ölümü halinde, kadının malı ve çeyizleri çocuklarına kalıyor. Kocası ölen kadın, kocasının malına yarı yarıya ortak oluyor. Yalnız, kadın ölen kocasının yerine onun kardeşi ile o da ölürse kardeşi varsa yine kardeşiyle, yoksa yeğenleriyle evlenmek zorunda. Böylelikle aile serveti içeride tutuluyor.
Hititlerde içgüveylikte var. Boşanmalarda kazanılan mallar yarı yarıya pay ediliyor. Kadın köle bile olsa bu kural uygulanıyor. Erkek köle de olsa başlık parası ödemek zorunda. Boşanma durumunda çocuklar babaya veriliyor. Kadın yalnız bir çocuk alabiliyor.
Kız kaçırma olayları olduğu gibi, cezası da var. En büyük ceza ise zinada uygulanıyor. Zina kırda olursa, tecavüz sayıldığından adam öldürülüyor. Fakat, evde yakalanırsa kadın ve erkek birlikte öldürülüyor. Eğer kral onları affederse veya adam karısının yaşamasını isterse kadın ve erkek ölümden kurtuluyor. Ancak, yine de erkek cezasız kalmıyor, erkek, ya başını örterek geziyor ya da çıplak olarak tapınağa üç kez su taşıyor.
Hitit kadını iş hayatında hasat ve değirmen işlerinde çalışıyor ve erkeğe göre yarı ücret alıyorlarmış. Hitit kadınlarının dinsel görevlerde büyük önemleri varmış. Bunların başında "Tanrı analığı" geliyormuş. Tanrı anaları için ayrı bayram törenleri yapılıyormuş.
Hititlerin kraliçeleri de çok önemli. Onlar, yönetimde krallarla eşit haklara sahipmiş. Kraliçelerin, ülke işlerinde, politikada, dinsel törenlerde kendi başına hareket etme yetkisi vardı. Kraliçeler vakıf kurabiliyor, bağış yapabiliyor, yönetmelik çıkarabiliyor, başka ülkelerin kral ve kraliçeleri ile özgürce mektuplaşabiliyor. Onlar "büyük kraliçe", "egemen kraliçe" gibi unvanlarla, devletler arasındaki antlaşmalara imza atabiliyorlardı. Bu yetkiler, kralın sağlığında olduğu gibi, öldüğü ve tahta oğlu geçtiği zaman ve ölünceye kadar sürüyordu. Hitit krallarının haremleri vardı. Eğer kralın ilk eşinden oğlu olmazsa, odalığından olan oğlu kral olabiliyormuş. Hitit kralları başka ülkelerin kral kızlarıyla evlenebiliyormuş. Kendi kızlarını da aynı şekilde evlendirebiliyormuş.
Yorum () |
|
|
|
|
|