|
Perşembe, 30 Temmuz 2009 |
OKUNMA SAYISI : 5607 Geçtiğimiz günlerde ÖSS sonuçları açılandığında Iğdır ilinin başarı görüntüsü de ortaya çıktı. İllerin sıralandığı tabloya baktığımızda Iğdır ili olarak, başarılı mıyız? Başarısız mıyız? Tartışma konuşu, sıralamada bizden önceki illere baktığımızda bizim ilimiz neden bunların arasında değil? Daha aşağı sıralara baktığımızda, bizden de aşağıda olanlar var diyerek teselli bulmaya çalışıyoruz. Ama bir eğitimci olarak ilimizin sıralamadaki yerinden memnun olduğumu söyleyemem. Ancak sonuçta kimseyi de suçlayamayız. Neden durum böyle? Bunun çok sebebi var. Bunu tartışmak için aylarca zaman gerekli. Klasik olarak veli, okul ve çevreden kaynaklanan faktörler diyerek başlarsak, en başta kendimizi kandırmış oluruz. Çünkü bu öyle üçayaklı bir olay değil. Bu arada karamsar bir tablo çizmek de yanlış olur. Gerçekten bireysel olarak Iğdır’dan çok başarılı öğrencilerin yetiştiğini, bunların ülkemizin diğer illerindeki rakipleriyle kıyaslandığında çok yüksek puanlar alarak iyi derecelerle ve en gözde üniversitelerin en iyi bölümlerine yerleştikleri de bir gerçek. En azından 20 yıllık meslek hayatımda saydığım özelliklerde öğrencilerin, Iğdır’daki okullardan mezun olduklarını ve bunların bazılarının yetişmesinde az veya çok katkım olduğu için de kendimi şanslı sayıyorum.
Anlatmak istediğim aslında Iğdır’ın ÖSS başarısı değil. Konuya giriş yaparken kısaca buna da değinmek istedim. Ama asıl konu geçtiğimiz hafta Yeşil Iğdır gazetesinde de yayınlanan, Iğdır ve Iğdır dışında da yankı uyandıran üç kız kardeşin durumuydu. Birsi geçen yıl üniversiteyi kazanan ikisi de bu yıl Iğdır ilinde dereceye giren BAYDEMİR kız kardeşler için çeşitli kurum, kuruluş ve kişiler neler yapabileceklerini ve hemen yardım eli uzatmak için söz verdiler veya yardım edebileceklerini beyan ettiler. Bu üç kardeş benim çalıştığım okuldan mezun oldular. MEV Anadolu Lisesi Kurumu olarak bu üç kardeşe öğrenimleri süresince, imkânlar doğrultusunda yardımcı olunmaya çalışıldı. Ayrıca üniversite okuyacakları dönemde de yine imkânlar doğrultusunda yardım etmek, ayrıca çeşitli kişi ve kuruluşlarla temasa geçerek burs sağlamaya çalışılıyor.
Bu kardeşleri kişisel olarak fazla işlemek istemiyorum, hayırsever vatandaşların gerekeni yapacaklarından eminim. Ancak bu kız kardeşler yıllardır hep dile getirdiğimiz çok önemli bir meselenin daha geniş kitlelere duyurulmasına öncülük ettiler. Bu olayın görünen yüzü, Asıl olayın görünmeyen yüzü, Iğdır’da her yıl BAYDEMİR kardeşler gibi çok sayıda başarılı öğrencinin ekonomik zorluklar içerisinde kıvranıp durduğudur. Bu gençlerin büyük çoğunluğu; gurur, çekingenlik, sahipsizlik, ilgisizlik v.s… yüzünden ekonomik problemlerini aşamadıkları için, okudukları üniversiteyi bırakmak veya çok zor şartlarda öğrenimlerini sürdürmek zorunda kalmaktadırlar.
Aslında bu güne kadar fazlaca gündeme getirilmeyen, ancak çoğu insanın farkına varıp sadece kendi arasında konuşarak çözüm getiremediği bir sosyal olaydır. BAYDEMİR kardeşler bu çok önemli sosyal yaraya çözüm için bir başlangıç olsun. En azından yaşadığımız yerdeki geleceğimiz olan çocuklarımız için bu konuya eğilmemiz gerekiyor.
Son söz olarak, aşağı yukarı çekmeden, ufak veya büyük hesapları bir tarafa bırakarak, hiçbir siyasi, ekonomik v.s. hesap yapmadan, çok geniş tabanlı, geniş katılımlı bir araya gelelim. Başlangıçta sadece amacı orta öğretim ve üniversite okuyan gençlerimize yardımcı olmak üzere Vakıf mı, dernek mi adına ne dersek diyelim bir çatı altında toplanalım, birlikteliğimizi sınayalım. Bu başlangıç olsun, sonra başka konularda da, Iğdır’da çeşitli sosyal ve kültürel dokuya hizmet eden amaçlar için bir araya gelelim. Belki birçok vakıf ve dernek biz varız, bizim de amacımız zaten bu yenilerine ne gerek var diyebilir. Bana göre bunların varlığı bahsettiğim konuları maalesef şimdiye kadar çözmekte ya geç kaldı ya da yetersiz kaldı.
Yorum () |
|
|
|
|
|