oguz.jpg


Yazar Adı: Dr. Oğuz ŞİMŞEK
Yazar İletişim: **



Anasayfa arrow Dr. Oğuz ŞİMŞEK arrow Iğdır'ın Kent Kimliği ve Bazı Öneriler
Iğdır'ın Kent Kimliği ve Bazı Öneriler
Pazartesi, 01 Ekim 2007
OKUNMA SAYISI : 477
En basit tanımıyla kent, başta ticaret, sanayi, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli faaliyetlerin yoğunlaştığı ve/veya denetlendiği, yoğun nüfusa sahip yerleşim merkezleridir. Bu gözle bakıldığında kentleşme de, esas olarak nüfusun, düşük yoğunluklu ve küçük yerleşim birimlerinin hâkim olduğu kırsal alanlardan, nüfusun daha büyük ve daha yoğun olduğu yerleşim birimlerinde toplandığı kentsel alanlara göç etmesi ile tanımlanır. Başka bir deyişle kentleşme veya kent kültürü, çeşitli değerler sisteminin ve davranış kalıplarının benimsenmesi sürecidir. Kırsal kesimin farklılaşmamış, bozulmamış, yüz yüze, birincil türde ilişkilerinin hâkim olduğu köy kültürünün tersine kent kültürü, büyük çeşitlilik ve farklılık gösteren karmaşık, kent yaşantısının bir ürünüdür. Kentlerde artık yüz yüze ilişkiler değil, anonimleşmiş, kişisel olmayan ilişkiler söz konusudur. Bundan dolayı Kentlilik, her şeyden önce bir yaşam tarzıdır. Kente göçenlere iş ve konut sağlanması, konut bölgelerine içme suyu, kanalizasyon, elektrik gibi temel altyapı hizmetlerinin ulaştırılması, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçların sağlanması gereklidir. Bu hizmetler ise, büyük çaplı yatırım gerektiren ve çağdaş bir kentsel yaşam için zorunlu olan hizmetlerdir. Bu tür hizmetlerin sağlanması da esas olarak merkezi yönetim ile kent sorunlarının sahibi olan kent yönetimlerinin sorumluluğudur. Ancak özellikle Avrupa Birliği ve son olarak 1996 yılında İstanbul'da bir araya gelen Birleşmiş Milletler, İnsan Yerleşimleri Konferansı HABİTAT, kent yönetiminin, yalnızca yerel yönetimlerin sorumluluğu olmadığını ve kentte yaşayan tüm grupların kent yönetimine etkin bir şekilde katılması gerektiğini vurgulamaktadır. Kentlerin hızla büyümesi sonucu kentlerde çeşitli sorunları ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar zamanla ulaşım, sağlık, eğitim hizmetleri, belediye hizmetleri vb. kendini göstermektedir. Kent ve kentleşme sürecinde Iğdır'ı tartışmak gerekirse çok uzun sayfalar yazmak gerekmektedir. Iğdır ne kadar kent kimliği taşımakta ve kentleşmenin hangi aşamasınadır diye konuya girmek gerekmektedir. Ancak ben burada kısaca Iğdır ve çevresinde, Cumhuriyet döneminden günümüze, idari olarak meydana gelen değişiklikleri yazarak Kent ve kentleşme sürecinde Iğdır için bazı öneriler sunmaya çalıştım. Iğdır ve çevresi bulunduğu coğrafi konumdan dolayı tarihin akışı içerisinde çeşitli devlet ve toplulukların egemenliğinde kalmıştır. Son olarak Rus esaretinden kurtarılarak 1920 yılında Anavatanına kavuşan Iğdır ili, 1927 yılına kadar, Tuzluca ile birlikte eski sancak merkezi olan Bayazıt'a bağlı idi. Daha sonra Karaköse vilayeti kurulunca, Bayazıt vilayetinin adı Doğubayazıt olarak değiştirilmiş ve ilçe yönetim birimine dönüştürülmüş, Iğdır ve Tuzluca ilçe yönetimleri ile birlikte Karaköse vilayetine bağlanmıştır (İsmet ALPASLAN 1996. Şiirimizde Ağrı. MEB Yayınları 779). 1934 yılında Iğdır ve Tuzluca, Karaköse'den alınarak, Kars vilayetine bağlanmış ve Gaziler (Pernavut) nahiye merkezi haline getirilmiştir. Başköy nahiyesi 1 Nisan 1960 tarihine kadar Iğdır ilçesine bağlı iken bu tarihten sonra Aralık adıyla ilçe merkezine dönüştürülerek, Kars iline bağlanmıştır. 21247 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 27 Mayıs 1992 tarih, 3806 sayılı kanunla, Iğdır il yönetim merkezine dönüştürülmüş, yine aynı tarihte Karakoyunlu köyü ilçe yönetimine dönüştürülerek, Aralık, Tuzluca ve Karakoyunlu ilçelerinden oluşan Iğdır ülkemizin 76. ilini oluşturmuştur. Bu kısa bilgiden sonra, yaşadığımız ve yaşanılacak bir kent olarak görmek istediğimiz, özlediğimiz, hayal ettiğimiz ve düşlediğimiz Iğdır'ın geleceğinin resminin oluşturulmasında herkesin üzerine düşenden daha fazlasını yapması gerekmektedir. Bunun içinde: Iğdır'da, kent yönetimi başta olmak üzere, Iğdırlı iş adamları, sivil toplum örgütleri, Iğdır yerli halkı ve özellikle burada yaşayan insanların tümünün, elini taşın altına bırakması gerekmektedir. Özlenen Iğdır için, ortak akıl projeleri üretmeli ve belirli aralıklarla toplanarak fikir ve uygulanabilir projeler yaratmalıdır. Ortak akıl projeleri üretmek bir alışkanlık haline getirilmeli, projeler uygulanabilir olmalı ve süratle hayata geçirilmelidir. Iğdır da kent olgusunu geliştirmek ve Bir bütün olarak Iğdır ile ilgili olarak yapılabilecek veya gerçekleştirilebilecek bazı önerilerim. 1- Öncelikli olarak, Iğdır'ın kent kimliğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Çünkü kent kimliğini belirlemeden Iğdır ile ilgili projeler üretmek zor olacaktır. Iğdır'ın; Tarım Kenti mi? Sanayi Kenti mi? Ticaret (Sınır Ticareti) kenti mi? Turizm kenti mi? v.b. belirlenmesi gerekmektedir. 2- Iğdır'a bir veya birden fazla fakülte kurulması sağlanmalıdır. Hizmete girecek olan Ziraat Fakültesi bir an önce faaliyete geçirilmelidir. Bunun için kamuoyu oluşturulmalı, gereken girişimler yapılmalı ve önündeki engel/engeller kaldırılmalıdır. (Iğdır'dan daha az nüfusa sahip olan bazı yerleşmelerde bile birden çok fakülte bulunmaktadır, Bayburt, Artvin, Ağrı v.b. gibi), Iğdır da kurulacak olan Fakülte/Fakülteler gelecekte kurulacak olan bir üniversitenin alt yapısını oluşturacaktır. 3- Iğdır'da ekolojik ve coğrafi çevreye uygun turizm modelleri geliştirilmeli ve desteklenmelidir. Özellikle Ağrı dağının turizm potansiyeli değerlendirilmeli ve her türlü girişimler desteklenmelidir. Bununla beraber Iğdır'a ek turizm gelirleri kazandırılmalı ve Kars-Doğubayazıt güzergâhında çalışan ve seyahat eden turizm kuruluşları için, Iğdır da turistlerin konakladığı bir mekân olmalıdır. 4- Iğdır kent merkezindeki ulaşım sorunu çözülmelidir. Bu sorunlar çözülürken Iğdır'ın sahip olduğu topoğrafik yapıdan dolayı; yaya, bisiklet ve diğer taşıtların ulaşım sorunu bir arada düşünülmeli ve çözüm ortak getirilmelidir. 5- Iğdır kentinin kültürel ortamı geliştirilmelidir. Kentler aynı zamanda kültürel faaliyetlerin yoğun olduğu yerleşmelerdir. Iğdır da çeşitli kültürel faaliyetler organize edilmeli ve bunlar desteklenerek devamları sağlanmalıdır. Bunun lokomotifi sadece belediye değil diğer kamu ve özel kuruluşlar da buna öncülük etmelidir. İnsanların oturabileceği, zamanlarını geçirebileceği ve her kesime hitap eden çeşitli mekânlar oluşturulmalı ve bu gibi mekânları oluşturanlara yardımcı olunmalıdır. 6- Iğdır'ın şehirlerarası ulaşım alternatifleri çoğaltılmalıdır. Ülkenin diğer kent ve bölgeleri ile olan karayolu bağlantısının yanında, hava yolu ve demiryolu alternatiflerinin geliştirilmesi için çaba gösterilmelidir. 7- Iğdır'ın sosyo-ekonomik dokusuna uygun sanayi faaliyetlerinin altyapısı oluşturulmalı ve geliştirilmeli. Bunun yanında çeşitli yatırımlar yapacak olan iş adamlarının karşılaşabilecekleri sorunlar karşısında, bunlara destek olunmalı ve önlerine çıkabilecek engellerin kaldırılmasında yardım edilmelidir. 8- Kentteki sivil toplum örgütlerinin kurulması ve toplum yarına çalışmaları teşvik edilmelidir. Bunu için Avrupa Birliğine projeler sunulmalı ve uygun fonlardan yararlanmaları sağlamalı, bu fonlar Iğdır için çeşitli alanlarda yatırımlara dönüştürülmelidir. 9- Türk Cumhuriyetleri ve diğer komşu ülkeler ile olan sınır ticareti geliştirilmeli, geliştirilmesinin önündeki engellerin ülkemiz ve ilimiz yararına kaldırılması için çalışılmalıdır. Ayrıca bu konuda şimdiden Iğdır yararına politikalar geliştirilmelidir. 10- Çevre bilinci geliştirilmeli ve belediye tarafından yürütülen çöp, temizlik ve diğer çalışmalara toplumun bütün kesimleri katılmalıdır. Sadece belediye teşkilatı değil özellikle toplumu herkesimi bu konuda duyarlı olmalı ve daha temiz bir çevre-kent için herkes üzerine düşenden daha fazlasını yapmalıdır. 11- Kentin önemli noktalarına çeşitli sanatsal eserler yapılmalıdır.. Ayrıca tarih ve kültürümüzde önemli yere sahip olan kişilerin heykelleri dikilmeli. (Kurtuluş savaşının önemli komutanları, Dede Korkut, Köroğlu v.b. gibi, kent girişindeki leylek heykelleri gibi) Bunun için özel kuruluşlar özendirilmeli ve bunlardan yararlanma yoluna gidilmelidir. Gerekirse bu kuruluşlar reklâm amaçlı olarak bunları yapmalıdırlar. 12- Tatil günlerinde veya boş zamanlarında herkesin ailesi ile gidebileceği kentin yakın mesafelerinde park, gezi alanı, dinlenme ve piknik alanı gibi değişik fonksiyonları olan mekânlar oluşturulmalıdır (Örneğin, Hakveyis-Iğdır arasındaki alan). 13- Ülkemizde, Iğdır denilince Iğdır Ovası ve tarım akla gelmektedir. Ancak yetiştirilen birçok çeşitli tarım ürününe rağmen ülkemizde adı Iğdır ile anılan bir tarım ürünü yoktur. Buna örnek verecek olursak; Malatya-Kaysı, Bursa-Şeftali, Kemalpaşa-Kiraz, Amasya-Elma v.b gibi isimler hemen akla gelmektedir. Iğdır'da bunun gibi marka olacak adı Iğdır ile anılacak ürünler tespit edilmeli, bunun reklâmı, tanıtımı için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ayrıca bu konuda herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Bu sadece tarım ürünlerinde değil diğer alanlarda da Iğdır ile anılan markalar geliştirilmelidir. 14- Iğdır ili tarımın yanında, hayvancılığın da yoğun yapıldığı bir yöre olmasına karşılık, hayvancılıkta istenilen düzeyde değildir. Tarım müdürlüğünün verilerine göre Iğdır ilinde; 431 744 küçükbaş hayvan, 55 744 büyükbaş hayvan ve 6 710 adet arı kovanı bulunmaktadır. Bu değerler oldukça yüksektir, ancak hayvansal ürünleri işleyen ve istihdam alanı oluşturan herhangi bir kuruluş bulunmamaktadır. Buradan anlaşılan şudur, Iğdır da beslenene hayvanlar canlı olarak yöre dışına pazarlanmaktadır. Iğdır da kurulacak olan hayvansal ürünleri işleyen ve üretim yapan tesisler, Iğdır'ın bu alanda söz sahibi olmasını sağlayacak ve bunun yanında hayvancılığın gelişmesine katkı sağlayacaktır. Iğdır da arıcılık yapılmasına çok uygun alanlar ve hava koşullar vardır. Bu alan da yeterince değerlendirilmelidir. 15- Iğdır'da ki en büyük sanayi yatırımı Iğdır-Tuzluca karayolu üzerindeki pamuk işleme ve iplik fabrikasıydı. Ancak bu tesisler çeşitli sebeplerden dolayı kapatılmış ve atıl durumda beklemektedir. Oldukça büyük ve kompleks olan bu tesislerin durumu ele alınmalı ve değişik alanlarda hizmet verir duruma getirilmesi için girişimlerde bulunulmalıdır. Bu tesis ve eklentileri, Iğdır halkı ve gerek Iğdır dışında bulunan iş adamlarınca ortak sermayeli bir oluşum meydana getirilerek yeniden Iğdır'a hizmet verecek biçimde düzenlenmeli ve değerlendirilmelidir. 16- Iğdır kenti 14 mahalleden oluşmaktadır ve oldukça geniş bir alana yayılmış durumdadır. Bu geniş alana yayılması öncelikle sahip olduğu topoğrafik yapıya bağlı olmaktadır. Ancak kentin kurulduğu ve yayıldığı alan birinci derecede tarım arazilerinden oluşmaktadır. Bunun önüne geçilerek kent imar planı ve deprem yönetmeliğine göre yapılaşma ve kentleşme gerçekleştirilmelidir. Kentin yatay büyümesi aynı zamanda çeşitli hizmetlerin verilemesini de güçleştirmektedir. 17- Iğdır, kent kimliğini taşımak isterken, kent merkezlerinde olmaması gereken bazı ekonomik faaliyetler yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Bunlar; özelikle tarım ve hayvancılıktır. Iğdır'da kent merkezinde zaman zaman hayvan sürüleri ana caddelerde bir yerden başka bir yere trafiği alt üst ederek geçirilmektedir. Bu görüntüler bir kent merkezinde olamaması gereken görüntülerdir. Ayrıca kentin en işlek cadde ve sokaklarında hayvanlar otlatılmakta, bu hayvanlar yol aralarına dikilen ağaç, fidan ve çiçeklere büyük zararlar vermektedir. Bunlara sebep olan hayvan sahipleri uyarılmalı ve gerektiğinde bunlara caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Yukarıda Iğdır ile ilgili gerçekleştirilmesi mümkün olabilecek bazı öneriler sunmaya çalıştık. Elbette bunlara eklenecek birçok öneriler vardır ve daha da arttırılabilir. Bu önerilerden bazıları aynı zamanda Iğdır'ın bu gün karşı karşıya kaldığı bazı sorunları oluşturmaktadır. Bunları sıralamaya kalktığımızda sayfalar dolusu yazmak gerekecektir. Bunların bazısı yerel imkânlarla çözümlenebilecek sorunlar olurken, bazılarının ise çözümü yerel imkânlarla mümkün değildir. Kış aylarında yaşanan hava kirliği, sınırımıza çok yakın olan Ermenistan da ki Metsamor nükleer santrali, Iğdır'daki göç, oluşan çarpık kentleşmenin artık geriye dönüşünün olmaması gibi sorunların sayısı arttırılabilir.
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Hava Durumu

Iğdır Resim Galerisi

Iğdır Haritası

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Türk ordusu; dünyanın hiç bir ordusunda seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.
 BuGün:
Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karsısında oturdum.
 BuDakika:
Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.