Yazar Adı
:
Dr. Oğuz ŞİMŞEK
Yazar İletişim
:
-
Anasayfa arrow Dr. Oğuz ŞİMŞEK arrow Kurtuluş Bayramı
Kurtuluş Bayramı
Çarşamba, 18 Kasım 2009
OKUNMA SAYISI : 1382
    Iğdır’ın düşman işgalinden kurtuluşunun ve ayrıca 40 yıl gibi uzun bir zaman ayrı kaldığı anavatana kavuşmasının 89. Yıl dönümü 14 Kasım günü kutlandı.
    Burada kısaca değinmek istiyorum; Iğdır’ın kurtuluş törenlerinin eskiden 12 Kasım günü, sonradan da 14 Kasım günü kutlanıyor olmasını tartışanlar var. Bu konuda bana da soru yöneltenler oldu; bunun için, değişik kaynaklara başvurdum. Bu konuyla ilgili Sayın Nizammetin ONK’ un Kafkasya’dan Anadolu’ya IĞDIR TARİHİ adlı eserinin 327 sayfasında Genelkurmay Başkanlığından aldığı belge ile bunun 12 Kasım olduğu teyit edilmiştir.
    Ayrıca yine aynı kitabın 326. sayfasında da Şark Cephesi Kumandanı General Kazım KARABEKİR Paşanın İstiklal Harbimiz adlı eserinin 901-902 sayfalarında 12 Kasım (Teşrinisan) olduğundan bahsetmektedir.
    Burada Iğdır’ın 12 Kasım veya 14 Kasımda düşman İşgalinden kurtulmuş olmasını tartışmak istemiyorum. Önemli olan Iğdır’ın esaretten kurtulup Anavatana kavuşmasıdır. Bunun iki gün önce veya sonra olmasını tartışmak yersizdir. Iğdır’ın düşman işgalinden kurtarılması ve anavatana kavuşması ülkemiz ve Türk dünyası için önem taşımaktadır. Çünkü Iğdır çok önemli bir konuma sahiptir. Taşıdığı bu özelliğinden dolayı da tarih boyunca çeşitli uygarlıklar ve devletler arasında sürekli el değiştirmiştir. Durum böyle olunca bölgemizde zaman zaman istikrarsızlıklar hâkim olmuş ve burada yaşayan insanlar her türlü olumsuzlukları yaşamışlardır. Savaşlarda on binlerce insan yaşamını yitirmiş, göç etmek zorunda kalmıştır. Savaş sonrası dönemlerde ise insanların her türlü zorluklardan kurtulması ve yeni yaşam koşulları oluşturması çok uzun zaman almıştır. Bunun soysal, ekonomik ve psikolojik etkisi bir iki kuşak kendisini göstermiştir.
    Hatta günümüzde bile bundan 89-90 yıl önce halkımızın yaşadığı travmalar hala anlatılmaktadır. Bu o kadar derin izler bırakmıştır ki hatta çoğu zaman günümüzde bile yaşanan herhangi olumsuz bir olay olduğunda bunun sebebini o yıllarda yaşanmış olaylara bağlayanlar olmaktadır.
   Yukarıda da değindiğim gibi bana göre Iğdır’ın sahip olduğu en önemli özelliklerden birisi taşıdığı özel konumudur. Tarih boyunca da bu böyle olmuştur. Çok kısa özetleyecek olursak; Türkiye, dünya ölçeğinde hangi özel konuma sahipse; Iğdır da Türkiye ölçeğinde o özel konuma sahiptir. Iğdır’ın taşıdığı bu özellikler için daha sonra etraflıca ayrı bir yazı yazmak istiyorum.
   Konu Iğdır’ın kurtuluş bayramı olduğu için; özellikle son yüzyılda Iğdır ve yakın çevresinde yaşanan olayları, bölgede yaşayan insanları derin bir şekilde etkileyen savaşları, bu savaşlarda insanların hangi zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını, ne kadar insanımızın savaşta kaybolduğunu, savaş sırasında yaşanan göçleri, değişen demografik yapıyı, bölgemiz insanı üzerinde derin izler bırakan ve kaça-kaç diye adlandırılan olayların sebeplerini, insanların yurdunu, köyünü evini neden bırakıp kaçmak zorunda kaldıklarını, başta tarihçiler olmak üzere konunun uzmanları araştırmalı ve o günün gerçeklerini çeşitli yollarla günümüze aktarmalıdırlar. Bu konuyla ilgili şimdiye kadar sadece birkaç kişi ilgilenmiştir. Çünkü günümüzdeki ülkeler arası ilişkileri geçmişte yaşanan olaylar etkilemektedir. Toplumumuzda derin izler bırakan bu olayların yeni kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bunu sadece o dönemde yaşayan insanların anlattıkları ve anıları ile değil aynı zamanda o dönemim arşiv belge ve bilgileri de sistemli bir şekilde tasnif edilerek yazılmalıdır. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili olarak Genelkurmay ATASE yayınlarında çok önemli belge ve bilgiler bulunmaktadır. Buradaki bilgi ve belgeler derlenerek bölgemizin kurtuluşu için kimlerin nasıl mücadele ettiğini ve bölge insanların maruz kaldıkları zorlukları ortaya çıkarılmalıdır. Çünkü savaş yıllarında cefa çeken katledilen, yurdunu terk eden göç yollarında yoksulluktan, açlıktan, hastalıktan ve eşkıya soygunundan onbinlerce insanımızın nasıl yok olduğunu ortaya çıkarmak ve her alanda bunu anlatmak öncelikli görev olmalıdır.
    Günümüze gelirsek; Iğdır’ın kurtuluş bayramı bizlerin en önemli milli günlerinden birisi olmalıdır. Yıl içerisinde anılan ve kutlanılan diğer özel günler gibi, Kurtuluş gününü de bu topraklar için canını malını kaybeden onbinlerce şehidimize saygı ve görev bilinciyle anmalıyız ve törenler yapmalıyız.
   Özellikle Iğdır dışında yaşayanlar bu özel günde imkânları doğrultusunda Iğdır’a gelebiliyorlarsa gelmeli, günün anlamına uygun olarak her türlü faaliyeti Iğdır’da yaşayanlar ile birlikte Iğdır’da yapmalıdırlar. Iğdır’a gelemeyenler ise bulundukları yerlerde bir araya gelerek bu günü özel programlarla anmalılardır. Ancak, Kutlama programı önceliğinin Iğdır’da olması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.
   Benim önerim, önümüzdeki yıl yöremizin düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yılında Iğdır dışında bulunan bütün dernek, vakıf, sivil toplum kuruluşları v.s ortak karar alarak, hep birlikte en kısa zamanda Iğdır’da bir araya gelmeliler. Bu önemli günü şenlik ve şölen havasında kutlamak için beraberce ele ele verip şimdiden plan ve program yapılması için iş birliği yapılmalıdır.
Yorum (0)add
Yorum yazın

Kayıtlı üye değilsiniz. yorum yapmak için üye olmalısınız.Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.


busy
 

Iğdır Resimleri

Güzel Sözler

 Atatürk Diyor ki:
Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.
 BuGün:
Engeller gözlerinizi hedeften ayırdığınız zaman gördüğümüz o ürkütücü şeylerdir.
 BuDakika:
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır.