OKUNMA SAYISI : 658
Yer kabuğu bir birine geçmiş plaka veya levhalardan oluşmaktadır. Bu levhalar çok yavaş olmak kaydıyla sürekli hareket halindedir. Ancak yavaş da olsa hareket ederken birleştikleri yerlerde sıkışmalar ve gerilmeler artmaktadır, bir an geliyor ki Yerkürenin kabuğu o yerde artık dayanamıyor ve biriken enerjiyi boşaltıyor. Bu sırada ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına deprem denir. Yüzeyde yaşayan bizler de bu sırada boşalan enerjinin büyüklüğüne göre az veya çok bir sarsılma yaşıyoruz. Bazı durumlarda sadece sarsılmakla kalmıyoruz, bulunduğumuz yerin topografik yapısı bile değişebiliyor. Bu sırada ise, derme çatma ve tekniğine uygun olarak yapılmayan binalar masum insanların üstüne yıkılıp canlar alıyor. Yani, insanları aslında deprem değil ama çürük inşaat ve sağlam olmayan yapılar öldürüyor. Kısacası Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır. Güneş Tutulması; Ay'ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması Neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay'ın Yeniay safhasında olması ve yer etrafındaki yörüngesinin düzlemi ile Yer'in Güneş etrafındaki yörünge düzleminin arakesit noktaları doğrultusunun Güneş'in merkezinden geçmesi gerekir. Diğer bir deyişle Güneş Ay ve Dünya aynı doğrultuda olmalıdır (Aynı çizgi üzerinde). Bilindiği üzere bir yıl içerisinde 12 ay vardır. Yani Ay, Dünya etrafında yılda 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ay'ın yörünge düzlemi Dünya'nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ay'ın yörünge düzlemi ile Dünya'nınki arasında yaklaşık 5°, 9' lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ay'ın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşmaz. Nitekim bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması meydana gelebilir. Bu tutulmaların da az bir bölümü Tam Güneş Tutulması'dır. Ayrıca Tam Güneş Tutulması, Dünya üzerinde tam gölgenin düştüğü çok dar bir bölgeden izlenebilir. Bu da Tam Güneş Tutulması'nın belli bir bölgeden görülme sıklığını çok azaltır. Örneğin 11 Ağustos 1999'dakinden sonra ilk Tam Güneş Tutulması 21 Haziran 2001 tarihinde oldu ve Türkiye'den izlenemedi. Yurdumuzdan izlenebilecek bir sonraki Tam Güneş Tutulması, ancak 29 Mart 2006'da gerçekleşecektir. Ay Güneş'ten yaklaşık 400 kere daha küçük fakat bize Güneş'ten 400 kere daha yakın olduğu için gökyüzünde ikisi de aynı büyüklükte gözükürler. Bu durumdan dolayı güneş tutulmalarının bazılarında ay tamamen güneşin önünü kapattığından tam tutulma meydana gelmektedir. Depremle, Güneş tutulmaları arasındaki ilişkiye gelince, Depremler; yerin kendi enerjisi ile meydana gelen bir doğa olayıdır ve enerjisini yerin içerisinden aldığı için bir iç kuvvet ve iç olay olarak tanımlanabilir. Ancak güneş ve ay tutulmaları gökyüzünde meydana gelmektedir, oluşumları tamamen astronomik bir olaydır. Bu iki doğa olayının oluşum mekanizmaları tamamıyla bir birinden farklıdır. Depremlerin ne zaman ve tam olarak hangi noktada olacağını söylemek henüz mümkün değildir. Deprem olabilecek yerler muhtemelen bilinmektedir. Bunun yanında güneş tutulmasının ne zaman gerçekleşeceği, nerelerden tam olarak görülebileceği ve tutulmanın hangi evresinin ne kadar zaman diliminde görülebileceği en küçük zaman dilimine göre yüz yıl öncesinden hesaplanmakta ve bilinebilmektedir. Deprem ve güneş tutulması ilişkisinde insanlarımız bazı konularda yanılgıya düşmektedir. Bunlardan birincisi, Güneş tutulması olunca deprem olacağıdır. Unutulmamalıdır ki, ülkemiz ve dünyanın birçok bölgesinde her gün çeşitli büyüklükte depremler meydana gelmektedir. Depremler güneş tutulmasından öncede oluyordu güneş tutulmasından sonrada olacaktır. Her gün deprem olduğu için güneş tutulmasının olduğu zamanlarda da deprem olacaktır. Bunu güneş tutulmasına bağlamak doğru değildir. İkincisi güneş tutulması ile deprem farklı oluşum mekanizmasına sahip doğa olayları olduğu için ikisi bir birinin sebebi değildir. Üçüncüsü insanların güneş tutulmasının ardından deprem olacak şeklinde korku ve paniğe kapılmalarına gerek yoktur ve bu şekilde insanlar arasında söylentiler yaymakta son derece yanlıştır. Son yıllarda basın yayın organlarında güneş tutulmalarının depremler üzerinde etkisinin olup olmadığı tartışılmaktadır. Burada tartışılan konu şudur; acaba güneş tutulmaları depremleri tetikliyor mu? Yani deprem olabilecek bölgelerdeki fayları harekete geçirerek bunları hızlandırıyor mu? Bu konudaki dayanak noktası ise güneş, dünya ve ay aynı doğrultuya geldiği için çekim gücü artmakta ve yer kabuğu üzerinde bunların etkisinin olmasıdır. Ancak konunun uzmanları olan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, enstitüdeki bilim adamlarıyla birlikte basın toplantısı düzenleyerek, 17 Ağustos depremi ile 29 Mart'taki güneş tutulması arasında bağlantı kurmak isteyenleri bilgilendirmeye çalıştılar: "İki sistem arasında ilişki kurmanın iki yolu vardır: Ya matematiksel bir metotla ya da istatistiksel olarak incelenir. Güneş tutulmasıyla deprem ilişkisini bilimsel ve istatistiksel olarak açıklayan bir ilişki yoktur. Burada ciddi bir bilgi eksikliği ve bilgi kirliliği vardır. Güneş, Dünya ve Ay her 14 günde bir çizgiye geliyor, bu durum bizim her 14 günde bir deprem korkusuyla yaşamamız anlamına gelir ki, böyle bir sonuç bilimsel değildir." Şeklinde bir açıklama yapmıştır. Konu ile alakalı bilgi sahibi olmak isteyenler için, bilim adamları hemen hemen her gün basın organları vasıtasıyla açıklamalarda bulunmaktadır. Ayrıca internet siteleri üzerinden çok değerli bilgilere ulaşabilirler. Bunlardan bir tanesi de www.tubitak.gov.tr internet sitesidir. Bizler; ister güneş tutulması olsun ister olmasın, deprem kuşağı üzerinde buluna bir ülkede yaşıyoruz. Bundan dolayı depreme karşı her türlü tedbirimizi alarak depremle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Güneş tutulması esnasında güneşe çıplak gözle bakmayarak etrafımızda bulunanları da bu konuda bilgilendirmeliyiz. 29 Mart 2006'dan sonra ülkemizden izlenebilecek Tam güneş tutulması 30 Nisan 2060'da gerçekleşecektir. Bu tutulmanın geçtiği hat üzerinde Iğdır'da bulunmaktadır bundan 54 yıl sonra gerçekleşecek olan bu güneş tutulmasına kadar hayatta kalacak olanlara uzun ömürler dilemeliyiz.
Yorum () |
|
|
|
|
|