Ekrem Hoca'nın Köşesinde (Ekrem Baydar)'ın yazmış olduğu, "Eski Iğdır'ı özlüyorum" Yazısını benim gibi sizlerde defalarca okumuşsunuzdur.
Hocam kemale ermiş fiziki yapısıyla şimdiki Iğdır'ı görüp, eskileri hatırlayıp hayıflanıp durmakta. Kendisine göre haklı, geriye dönüş olsa belki seve, seve gider eskilere. Hem mozaiğin bozulmasını korur ve hemde kendisi çocuk ve gençlik yıllarına geri dönerdi.
Bu mümkün olmadığından hep hayalindeki Iğdır'ı yaşatır durur.
Yıllardan beri Iğdır'dan göçüp giden ve bir daha geri dönmeyen can ciğer akrabası öldüğünde bir iki günlüğüne gelip Iğdır'ı gördüğünde, "ya hiç tanıdık yok" deyip gerisin, geriye gidenler gibi sanki bu Iğdır'dan zevk almadığı serzenişinde bulunuyor.
Sayın hocamın ağzının tadı kaçmış, aslında Iğdır o eski Iğdır değil, Iğdır'da şimdi tadlar daha lezzetli, keyifli ve bolluk içinde. Hocam hemen kaşlarını çatıp bana öyle kemkem bakma, yazayım oku, kabul etmezsen ne yazıp söylersen hakkındır.
ESKİDEN:
1. Vatandaş malının değerini bilmiyordu,
2. Verdiği malın parasını istemiyordu,
3. Verdiğini almıyordu,
4. Bu gün satıp bir yıl sonra parasını alırdı,
5. Komşusuna el tutardı, karşılık beklemezdi,
6. Sağını olmayana, sütünden faydalansın diye bir inek verirdi,
7. Günü birlik işlerine yardım ederdi, el tutardı,
8. Parasını "al çalıştır elin düzelende getir ver" derlerdi,
9. Toy (düğün) yaptığında; pamuk parasına, pazı (pancar) parasına, gülbeser parasına borç ederdi,
10. Bayram ziyaretleri, samimi yaklaşım vardı, yapmacık değildi, içtendi.
Bunları ortaya koyup değerlendirdiğimizde; havadan yardımlar, el tutmalar, hiçbir değeri olmayan ve geleceğine yönelik hiçbir beklentisi olmayan yardımlar el tutmalar.
Avrupaya ayak bastığımız, bu günlerde, medeniyetin bol olduğu ülkelere uygun iştigallerimizi ortaya koyduğumuzda nasıl bir modern Iğdır olduğunu ortaya koyup gerçek insanlığı ve insanları göreceksiniz;
BUGÜNDE:
1. Iğdırı'ın çehresi değişmiş çok katlı modern binalar yükselmiş,
2. At arabaları-Faytonlar gitmiş yerine modern araçlar gelmiş,
3. Amelelerin yerini kocaman mikserler almış,
4. Paran varsa gel al paran yoksa veresiye yok, olmuş,
5. İllaha ki almak istedin mi! Kar payı mı? Ne olduğu bilinmeyen katlamalar devreye giriyor.
6. Yerin üzünü bile vadeli verenler var "yani faizli" ne güzel,
7. Oturduğu evin kirasını bile verdiği paranın karşılığı olarak başkalarına ödetenler var,
8. Bin dolar alan, On bin dolar verse yine borcu kalmakta ne güzel,
9. Geçimini sağlamak için el tutanlar şehrimizin sokaklarında ve bazılarıda bu işi modern yapmakta, hemde senet, çek ve evini arsasını rehinliyerek, Banka önünde uzun süre beklemeden,
10. Eskiden birine "kavat" denilseydi cinayet çıkardı, şimdi ise serbestce kıymet! görüyorlar,
11. Koyun satan, el dağdan gelende parasını alırdı, şimdi ise koyun keçi saklamadan, koyun satanlar çığ gibi çoğaldı.
12. Faizcilerin de faizcileri var olduğunu bilmiyordum. Onuda bu günlerde öğrendik,
13. Faiz yüzünden birçok kişi nalları dikmiş ve bir çoğuda bu modern şehrimizi terk etmiş,
Sayın hocam sayfalar dolusu yazmak isterdim, bu kadar sıralasak işin özü ortaya çıkar, Bunlar eskiden varmıydı? Çil, Çil dolarları ver, alma veya yıllar geçsin al, olurmu? O doları her hafta tazeleyip kat, kat edip büyümesini o zamanlar yapan varmıydı?
Eskiden ektiği ekinin parası ile ehsan verirlerdi, haca giderlerdi, ana babasına harcayıp gönlünü alıp bereket isterlerdi.
Şimdi ise babasına ve kardeşine dahi verdiği parayı bir gün sonra getirdiğinde, "ben zarar ettim, hani bunun ilave, pulu" deyip yanında, çalıştırdığı itleri salıyorlar üzerine.
Eskiden ne vardı ki vatandaşlarımız kuzu, kuzu yaşarlardı. Gelir düzeyi az çok eşitti. Çünkü kazançlar belirgindi.
Şimdi ise bir yıl önce acından ölen, bir yıl sonra zengin olarak ortaya çıkıyor. Kaynağını öğrenmeye gerek yok, sorup soruşturduğunda birde bakarsın ki onlarca kişinin evini barkını ele geçirmişler.
Sayın Hocam şimdi sen hak ver eskisi mi iyi! yenisi mi?
Eskiden ne vardı ki şimdiki Iğdır daha güzel, canlılık var canlılık!….
Ar namus ter temiz.
Menşei önemli değil para olsun da yeter, derler!...