OKUNMA SAYISI : 811
14 hafta boyunca özel bir televizyon kanalında yayınlanan yarışma programı 30 Aralık 2007 akşamı sona erdi. Amaç yarışmacılar arasından, jüri üyelerinin vereceği puanlar ve seyircilerden gelecek kısa mesajlar sonucunda en iyi sese ve şarkıcı olabilecek kapasitede birisini seçmekti. Ekranları başında ve salonda yeralan seyirciler ile jüri üyeleri 14 hafta boyunca bu yarışmacıları izlediler eleme yaparak en iyiyi belirlemeye çalıştılar! Final yaklaştıkça yarışmanın heyecanı da yükseldi ve yılbaşından bir gün önce seyircilere yılbaşı programı gibi bir program izlettiler.
Şüphesiz görünürde bu bir yarışma programıydı. Ancak bildiğimiz yarışmalardan farklı bir yanı vardı. Yine bildiğimiz yarışmalarda en iyi olan seçilir ve birinci olur. Burada jüri üyelerinden çok dışarıdan gelen kısa mesajlar birinciyi belirliyordu hani Eurovizyon yarışmalarında bazı ülkelerin paslaşması gibi! Burada da amaç en iyiyi seçmek değil, kime daha fazla kısa mesaj geliyorsa onun birinci olmasıydı. Anlayacağımız bütün olay para üze rine kurulmuştu. Kime daha fazla kısa mesaj geliyorsa onun katkısı daha fazla oluyordu. Ayrıca basında çıkan haberlerde yarışma prog ramında kimlerin ne kadar para aldığını duyu yorduk. Sonuçta jüri üyeleri haftalarca yarışmacıların fiziki görünümünden tutun, kıyafetine, sesine, duruşuna v.s. v.s. eleştirdiler. Zaman zaman bazı insanlar sokakta, işte, evde, alışverişte bunları tartışarak efendim şu jüri üyesi böyle dedi, o şöyle dedi, şunu yaptı şu yarışmacıya şöyle oldu diye vakitlerinin çoğunu bunları tartışarak geçirdiler. Bazıları ise prog ramı izledi ama kısa mesaj göndermedi ve benim parama yazık diyerek yarışma düzenini eleştirdi.
Program ve yarışma ile ilgili olanların dışında bu yarışmada bizi bağlayan unsur 107 GÖKHAN adlı Iğdırlı bir yarışmacıydı. Ve bu gencimiz finale kadar yükselmişti. Gökhan'ı Iğdır'da herkes tanıyordu. Efendi bir kişiliğinin yanında, çok iyi bir sese ve müzik bilgisine sahipti aynı zamanda çok iyi bir müzik eğitimi almıştı. Biz Iğdırlılara düşen görev bu gencimizi sonuna kadar desteklemek ve hak ettiği yere taşımaktı. Bunu yapabilme adına gerçek manada emek sarfeden insanlar oldu tabiî ki…. Hepsi Gökhan, dolayısıyla Iğdır gönüllüsü insanlardı. Yarışmada Gökhan Iğdır'ı temsil ediyordu. Iğdırlılar olarak bu yarışmadan birinci olarak çıkmalıydık. Bunun için gerek Iğdır'da gerekse Iğdır dışında yaşayan birçok insanımız çok çaba sarfetti. Ve Gökhan bu yarışma sayesinde Iğdır'ı milyonlarca televizyon izleyicisine tanıtmaya çalıştı. Bu anlamda Gökhan görevini yaptı. Iğdırlılar olarak bizlerde onu finale kadar taşıyarak bir anlamda görevimizi yaptık ama KEŞKE birinci yapabilseydik. Bu da bizim gönderdiğimiz kısa mesajlara bağlıydı.
Keşeke diyoruz… (Evet, her insanın hayatında mutlaka keşke dediği zamanlar olmuştur). Şimdi etrafta keşkeler duyuyoruz. Tartışılan konu Gökhan neden birinci olamadı. Hakkı birincilikti. Evet, gerçekten Gökhan birinciliğe layıktı. Onu televizyondan izlerken profesyonel bir sanatçıdan, bir ses yıldızından farkının olmadığını hepimiz gördük. Herkes buna şahitti. Unuttuğumuz bir şey vardı bu yarışma bir hak, hak etme yarışması değildi.
Gökhan sen gönüllerin birincisisin. Seni izleyen, tanıyan herkes bunu söylüyor. Senin önün açıktır. İnşallah bu bir başlangıç olur. Ancak! unutmaman gereken bir şey var. Sen sadece Iğdır'da bir kesimin sesi değilsin. Sen bütün Iğdır'ın, Kars'ın, Ardahan'ın, Erzurum'un, Ağrı'nın, Van'ın, Elazığ'ın, Malatya'nın….. ve Doğu Anadolu'nun sesisin, hatta bütün Türkiye'nin sesisin….
Ben de diyorum: "keşke bunu yarışma anında sen defalarca söyleseydin".
Yorum () |
|
|
|
|
|