OKUNMA SAYISI : 599
Daha önce İsviçre, şimdi de Fransa'da sahneye konulmak istenen, Türklüğü köşeye
sıkıştırma projesinin bir parçası olan "Ermenilere Soykırım yapılmadı demenin
cezası hapistir" saçmalığı ile karşı karşıyız. İnsan bu olay karşısında, "Dinime
söven bari Müslüman olaydı" sözünü hatırlamadan edemiyor. Tarihlerinin her
safhasında, ezilen, yok edilen, sömürülen, fakirleştirilerek ölüme terk edilen
milletlerin, acı Ferhatları,iniltileri işitilen bu devletlerin, böyle bir şeye
cüret etmeleri ne kadar acıdır.. Olayların bu hale gelmesinde tabiî ki
bizlerinde suçu var. Tarihte yaşadığımız acı olayları çabuk unutup, onları en
azından ibret alınması için gelecek kuşaklara aktarmayışımız en büyük
zaafımızdır. Bizler bu acı olayları unutmak isterken, başkalarının adeta
ekmeklerine yağ sürdük. Yalanlarla süsledikleri " soykırım" masalı bütün dünyada
hiçbir engel tanımadan anlatıldı. Zaten batı devletleri, tarihten gelen Türk
fobisi yüzünden böyle masallara inanmaya hazırlardı. Maalesef, dünyada başta
batı devletleri olmak üzere birçok yerde "soykırım" masalına inananların sayısı
gittikçe artmakla kalmıyor, siyasi ve maddi destekte bulmaktadırlar. Ermeniler,
başta Amerikan Birleşik Devletleri, Fransa, Avusturya olmak üzere, güçlü lobi
faaliyetleri ile iktidarları yönlendirme gücüne erişmişlerdir. Bizler de ne
hazindir ki, bırakın gerçeklerin dışarıya anlatılmasını, kendi insanımıza hakkı
ile öğretemedik. Yurt dışında yaşayan başta, sayıları hiçte azımsanmayacak
işçilerimiz olmak üzere, kendi insanlarımızı milli bir amaç etrafında
toplayamadık. Gür çıkması gereken sesimiz adeta cılızlaştırıldı. Yurt dışında,
sayıları Ermenilerden hiçte az olmayan Türkler, tepkisiz bir hale bırakılarak,
Ermeniler gibi, diğer kronik Türk düşmanlarının önü açılmış olundu. Ülkemizde,
Avrupa birliği uğruna her şeyin yapılmasını hararetle savunan çevreler, toplumda
yükselen milli hassasiyeti törpülemek için olmadık yollara başvurmaktadırlar.
Avrupa Birliği müzakerecilerinin dillerinden düşürmedikleri 301. maddenin
kaldırılması tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, bunları olması karşısında ne
yapacaklarını şaşırmışlardır. Bizim içimizde Avrupa Birliği lobisinin bu
şaşkınlığı devam ede dursun.. Türklüğe hakareti engelliyen bu kanun maddesi,
sözde düşünce özgürlüğü bahanesi ile kaldırılmalıdır, diye koro halinde
bağıranların başında gelen Fransa, iç politik ve bölgemiz ile ilgili planlarının
gereği olarak böyle bir yola başvurmaktadır. Fransa'da bulunan Ermeni lobisi,
yaklaşan seçimleri de kullanarak, yalan ve kin üzerine kurdukları, tarihi hiçbir
temeli olmayan " Soykırım " masalını kabul ettirmekle kalmadılar.Şimdide ,
"böyle bir şey yoktur" diyenleri hapis cezası korkusu ile susturmaya
çalışmaktadırlar. Bu arada bazılarının tabiri ile " düşünce özgürlüğü" güme
gitmiş, kime ne … Amaç Türklüğü aşağılama, köşeye sıkıştırma, hakaret etmekse ,
düşünce özgürlüğü rafa kaldırılabilir….! İçte ve dışta 301. Maddenin
kaldırılması için adeta yırtınan çevreler neredeler….? Hani insanlığın en önemli
değerlerinden birisi " Düşünce Özgürlüğü" idi. Malum çevrelerin niyeti düşünce
özgürlüğü olmadığı için, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çifte
standartlarını, samimiyetsizliklerini göstermişlerdir. Düşünce özgürlüğü elbette
gereklidir. Ancak bu kutsal değer, birilerinin yaptığı gibi değil, gerçek manada
kullanılırsa mana ifade eder. Aksi takdirde böyle traji-komik durumlara düşülür.
Kaldı ki tarihle yüzleşmek gerekirse, sicili en parlak milletin Türkler olduğu
görülecektir. Fransa'nın başta Cezayir olmak üzere sömürgelerinde yaptıklarının
hesabını vermesi mümkün mü? Sırf Cezayir'de bir milyondan fazla insanı
öldürdüler. Diğer yerlerde yaptıkları katliamların, öldürdükleri yüz binlerce
masumun hesabını kim verecek..? İnsanlık alemi , İngiltere'nin, kendi ülkesinin
yüzölçümünün, 103 katı büyüklüğündeki sömürgelerindeki katlettiği milyonlarca
insanın kanı ne olacak ..? Hitlerin, Musolinin vahşetleri daha dün yaşanmadı mı
..? Bu gün işlerine geldiğinde insan hakları şampiyonu kesilen batı devletleri,
bütün zenginliklerini, refah düzeylerini, yıllarca sömürdükleri, kanını, canını
ve bütün değerli madenlerini, zenginliklerini aldıkları, geri kalmış ülkelere
borçludurlar. Üzerine oturdukları medeniyetlerinin altı kan ve göz yaşıdır..
Şimdi sözde Ermenilerin haklarını arayanlar, onları yıllarca yaşadıkları
topraklarda adeta bir canavar haline soktuklarını nasıl saklayacaklar..? İşleri
bittiğinde, onları yüz üstü bıraktıklarına tarih şahittir. Maalesef şimdi de
Ermeniler, bazı topluluklar gibi, büyük devletlerin çıkarları için kullandıkları
birer maşa oldukları gerçeğini göremiyorlar…
Yorum () |
|
|
|
|
|