Yazar Adı: Arslantürk Akyıldız
Yazar İletişim:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Anasayfa Arslantürk AKYILDIZ Zafer Ayı
|
Pazartesi, 01 Ekim 2007 |
OKUNMA SAYISI : 201 Türk Tarihine baktığınızda çeşitli aylara serpiştirilmiş, bir birinden parlak
birçok zaferimizi görebilirsiniz. Ancak bunlardan Ağustos ayı, diğer aylardan
biraz daha önemlidir. Anadolu Türklüğü için zaferden öte büyük sonuçları olan,
çok önemli olayları görmekteyiz. Bunlardan ilki hiç şüphesiz Anadolu'nun
kapılarını Türklere açan Malazgirt zaferidir.26 Ağustos 1071'de kazanılan bu
zaferden sonra, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde Anadolu adeta baştan başa
Türkler tarafından ele geçirildi. Orta Asya'nın bağrından koparak yeni yurt
arayışına giren yüzlerce Türk oymağı Anadolu'nun kapısına yığılmıştı. Başbuğları
Sultan Alpaslan idaresindeki Selçuklu ordusu, kendilerinden kat kat kalabalık
olan Bizans ordusunu büyük bir başarı ile yendikten sonra , Türklerin yeni
vatanlarının kapısı açılmış oldu. Anadolu'nun hemen her tarafında, Türkün
nağmeleri yükseliyor , yağız atları kişniyor, yeni bir medeniyet kuruluyordu.
Artık Anadolu Türkün değişmez yeni vatanıydı. Türkün yeni vatanını hazmedemeyen
düşmanları asırlardır uğraştılar. Kimi zaman Haçlı seferleri ile milyonları
bulan askerlerle saldırıya geçtiler, kimi zaman bizim zaaflarımızdan
yararlanmaya kalktılar. Hele Viyana bozgunundan sonra bizin gücümüzün azaldığını
hissettikleri andan itibaren, saldırılarını her sahada daha da artırdılar.
Balkan faciası, arkasından gelen Birinci Dünya Harbi onların iştahını
artırıyordu. Adeta hasta adam olarak gördükleri Türkleri, yeni vatanlarından
atmanın zamanının geldiğine inanmışlardı. Birinci dünya savaşı daha bitmeden
bize idam fermanı vermişler, gömleği giydirmeye hazırlanıyorlardı. Mondros
Ateşkes Antlaşması ,arkasından dayatılan Sevr ile vatanımız elimizden alıp,
bizleri de küçücük bir alana hapsetmek için her türlü hesaplarını yapmışlarve
düymeye basmışlardı.Ancak hesaba katmadıkları bir şey vardı. O da Türkün bu
toprakları vatan edindiği gerçeğidir. Türkler bu topraklara girdikten sonra,
dağına, taşına, ovasına, akan suyuna, havasına, kendi mührünü vurmuştur. Taptuk
Emre, Yunus Emre ,Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana, Şeyh
Edibali,Koca Sinan, Dadaloğlu, Karacaoğlan gibi nice gönül sultanları , bu
toprakların gerçek sahibi olduğumuzu adeta oya gibi her yere işlemişlerdir.En
ücra köşesine kadar, Türkün yiğitliği ,vakarı,vefası, sevgisi oya gibi işlenen
bu vatanın uğruna, severek can verebilecek milyonların olduğunun göz ardı
edilmesi, onların en büyük yanılgısı olmuştu. Adeta yedi düvele karşı verdiğimiz
Kurtuluş savaşı mücadelemiz, vatanımız için neler yapabileceğimizin çok önemli
ve çarpıcı göstergesidir. Adeta bütün ışıkların söndürülmeye başlandığı, her
türlü zulmün reva görüldüğü bir dönemde, büyük önder Mustafa Kemal Paşa 'nın
yaktığı meşale ile ayağa kalkan bu millet, bütün dünyaya Anadolu'nun Türk yurdu
olduğunu, öylede kalacağını haykırdı. 26 Ağustosta başlayıp 30 Ağustosta sona
eden büyük Taarruzla son noktada konulmuş oldu. Malazgirt Zaferi ( 26 Ağustos
1071 ) ile Anadolu'nun kapılarını Türk Milletine açan atalarımız, Miryokefelon
zaferi ( 17 Eylül 1176 ) ile Haçlı ordularını yenerek adeta bu kutsal
toprakların tapusunu almış, son olarak da Büyük Taarruzla bütün dünyaya
Anadolu'nun Değişmez Türk yurdu olduğunu gösteren tapu tescil ettirilmiştir.
Bize düşen atalarımızın canları pahasına kazanıp, bizlere emanet bıraktığı bu
kutsal vatana adeta dört elle sarılıp, bütün tehlikelere karşı göğüs germektir.
Cephede yapamadıklarını kimi zaman siyasi alanda, kimi zaman terörü
destekleyerek, kimi zaman ekonomimizi bozma girişimleri ile yapmaya çalıştıkları
gerçeğini iyi tahlil etmeli ve gereğini yerine getirmeliyiz. Bu Atalarımıza
minnet borcumuz olduğu kadar , gelecek kuşaklara karşıda vazifemizdir.
Yorum () |
|
|
|
|
|
|
Üyeler
 | 618 Kayıtlı Üyemiz |
 | 0 Üye Bugün |  | 7 Üye Bu Hafta |  | 34 Üye Bu Ay |  | Son Üye: gürcan |
|
Hava Durumu
Güzel Sözler
Atatürk Diyor ki: Türk ordusu; dünyanın hiç bir ordusunda seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. BuGün: Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karsısında oturdum. BuDakika: Liderlik, güç kullanmak değildir. Başkalarını güçlü kılmaktır.
|