OKUNMA SAYISI : 161
Geçtiğimiz günlerde bir gazetede ilginç olmasının yanında, ibret alınması
gereken bir haber gözüme çarptı. Yasemin Çongar imzası ile Amerikan Birleşik
Devletlerinden geçilen haberi aşağıda aynen veriyorum. "Amerikan PBS
televizyonunun "Ermeni soykırımı" tezini reddedenlere de söz hakkı veren bir
paneli yayımlamaması için kampanya yürüten Ermeni lobisi, protestosunun ilk
sonucunu New York'ta aldı. PBS'in New York'taki yerel istasyonu Channel 13, ABD
Temsilciler Meclisi'ndeki Ermeni yanlılarının da destek verdiği kampanya üzerine
paneli yayından kaldırdı. Stüdyo kaydı bir süre önce yapılan panele, soykırım
tezine sahip çıkan yazar Peter Balakian ile akademisyen Taner Akçam'ın yanı sıra
bu tezi reddeden tarihçi ler Justin Mc Carthy ile Ömer Turan katılmışlardı."
Haberi yayınlayan gazete, adeta suçluluk psikolojisine kapılmış gibi haberi
araka sayfaların birisinin dibine gizleyerek yayınladı. Çünkü adı geçen gazete,
tarihin tahrif edilerek bir yerler şirin görünmek ve onların alkışlarını almak
için, öncülüğünü İstanbul'da ki bir gurubun üstlendiği "Ermeni tezlerinin
anlatılması " şovunun yapıldığı malum sempozyum tiyatrosunda ifade özgürlüğü
masalının yılmaz savunucusuydu. Bu ifade özgürlüğü ne menem bir şeydir… Bir
türlü anlayabilmiş değilim. Bunun bir şekli, şemalı yokumdur ? İfade özgürlüğü,
insanın insan olmasının, insanca yaşamasının bir gereğimidir? Biz yıllarca bunu
böyle bildik. Bu kutsal insan hakkının en iyi şekilde kullanılması noktasında
hassas olduk. Bazen düşünüyorum da, bizim bu şekildeki düşüncemizde bir hata,
bir eksiklik mi var ? Yoksa ifade özgürlüğü, her akla gelenin yalan - yanlış
olduğuna bakılmaksızın söylenmesi, yazılması, iftira atılması dır ? Maalesef
ifade özgürlüğünü, işlerine geldiği için bu ikinci gurupta görenlerin sesleri
daha fazla çıkmaya başladı. Bunlar çağdaşlıktan haberleri olmadan çağdaş
görünmeyi kimselere bırakmazlar. Bunlar en doğrusunu bilir, diğerleri bir şeyden
anlamaz. Bunların söylediklerinin aksini söylemeyi bir tarafa bırakın, düşünmek
dahi günahların en büyüğüdür… Peki demokrasi ve ifade özgürlüğünün dorukta
olduğu iddia edilen, başta A.B.D. olmak üzere, batı ülkelerindeki duruma ne
demeli. "Ermeni soykırımı yoktur" diyen Türk Tarih Kurumu başkanı Prof.Dr. Yusuf
Halaçoğluna'a yapılanları nasıl izah edeceğiz. Yoksa sayın Halaçoğlu'nun
düşünceleri ifade özgürlüğüne girmiyor mu..?Yukarıda Yasemin Çongar'ın verdiği
haberi nereye oturtacağız………. Yoksa ifade özgürlüğü, ilmi özgürlük bu ülkelerde
yok mu..? Bizde ifade özgürlüğü maskesi altında yapılan her şeye alkış tutan bu
çevreler, yukarıdaki haber karşısında niçin kıllarını kıpırdatmıyorlar. Tarihi
gerçeklerle bağdaşmayan, Ermeni tezlerinin aksini söyleyenlere tahammül
edemeyenlerin yayından kaldırttığı bu panelin kaldırılmasında başarılı olurken
ifade özgürlüğünden bahseden yok. Son karikatür rezaleti ile bir kez daha ortaya
çıkan, batının çifte standardı orta yere dururken, bizden bazılarının çıkıp
milletimize hakaret etme pahasına onların ekmeğine yağ sürmesini anlayabilmek
mümkün değildir. Bir yerlere şirin görünme kompleksi bizleri gülünç duruma
düşürmenin ötesinde hiç de hak etmediğimiz ağır ithamlarla karşılaşmamız
sonucunu doğurmaktadır. Ermenilerin hiçbir delile dayanmadan, bizleri
uluslararası alanda köşeye sıkıştırma faaliyetlerinin maşası olmanın, düşünce
özgürlüğü ile hiçbir alakası yoktur. Olsa olsa ulusla arası ihanet projesinin,
bilerek veya bilmeyerek maşası olmaktır..Tarih, maşaların akıbetinin hiç de iyi
olmadığını, ateşin ilk onlar tarafından tadıldığının, acı örnekleri ile doludur…
Yorum () |
|
|
|
|
|