Sel gibi olmayalım, kaynak suyu gibi olalım

    Mevsim itibariyle yurdumuzun birçok bölgesinde sel baskınları meydana gelmekte, vatandaşlarımız can ve mal kaybı yaşamaktadırlar...
    Sel suları bulanık, çamurludur.  Kaynağı olmadığından bir hışımla gelir, yıkar, dağıtır ve ardında kapanması mümkün olmayan  maddi ve manevi hasar bırakarak gider...
     Ancak kaynak suları berraktır, içilebilir...  Kaynağı kurumadığı sürece sürekli akar... Etrafına zarar vermediği gibi, sürekliliği sayesinde doğaya fayda sağlar...
    İnsan oğlu da iki çeşittir.
    Kimisi sel suyu gibi çamurludur, bulaşır, kirletir...   Gittiği her yeri yıkıp dağıtır, düzeni bozar, kullanılamaz hale getirir... Güzellikleri, taşıdığı kaprislerle kapatır, insanlığa hiç bir fayda sağlamaz...  Toplumun birlik ve bütünlüğünü bozmak için elinden ne geliyorsa onu yapar... Kendi çıkarı için toplumsal düşündüğünü zanneder. Hatta zannetmekle kalmaz, kendi yanlışını, hiç kimsenin doğrusu ile de değişmez... Çiğdir, konuşulmayacak yerde konuşur, konuşulacak yerde susar. Kendinden beterini gördü mü ağzını bıçak açmaz, eline fırsat geçti mi de Azrail kesilir. İlkesi yoktur. Düzeni tertibi, günübirliktir. Kazandığına değil, çaldığına bakar. Dilinin acılığı, yüreğinin karalığı, kibir ve hamaseti, kendinden başkasına yaşam hakkı tanımaz.
    Kaynak su gibi olan etraflarına huzur verir. Yaşadığı toplumun birliğini, bütünlüğünü önemser, topluma verdiği pozitif enerji, yüreğinin kaynak su gibi berraklığını ortaya koyar... Kendi zararına katlanır, toplumsal zarara katlanamaz. Ön yargısı yoktur. Peşin hükümlü değildir. Sapla samanı birbirinden ayırt edebilir, hakkı liyakati olana iade eder. Dostluğa değer verir, düşmana merhamet eder, Allah'ın yarattığı her varlığa faydalı olmaya çalışır...
    Çevremizde bu iki insan tiplemesi özelliğini taşıyan  birçok insanın varlığından sanırım hepimiz haberdarız... Haberdar olmakla kalmayıp çoğu zaman iletişimde kuruyoruz. Her iki insan yapısı arasında ki farkı oracıkta fark edip, davranışlarımızı da ona göre şekillendiriyoruz...
    Elbette konulan tavrı  anlayacak kapasitede biri ise, gelişme var demektir...
    Aslında en önemli eksiklik insanın kendisini görememesidir. Aynada kendini gören kişinin, suyu bulanıksa eğer, gerçek yüzünü maalesef ki göremez... Herkesin de kendi gördüğü gibi gördüğünü düşünür... Oysa hiçte öyle kendi gördüğü gibi değildir.
    Umarım anlatmak istediğim konu anlaşılmıştır.
    Yukarı da bahsettiğim sel su tiplemesine uyan kişiler genel de anlama ve algılamakta zorluk çekmektedirler. Zira anlayıp, algılayabilselerdi, toplumun kendilerine gösterdiği tavrın farkında olurlardı.
    İnsanın kendisini görebilmesi, hatalarına özeleştiri getirebilmesi büyük bir erdemliktir. Bu bağlamda kendimizi görebilmeli, hatalarımızı telafi etmeliyiz...
    Saf ve tertemiz suyunuzu bulandırmayalım...

Yorumla

  • Yeni
  • Popüler
  • Yorum
  • Guest 17.05.2013 22:03
    Iğdır Azerbaycan Kültür Evi'nin yeni yönetimine ...
     
  • Guest 17.05.2013 19:33
    Tebrikler
     
  • Guest 16.05.2013 09:49
    saygilar.19 mayisin bir anlami var .15,21 myisin ...
     
  • Guest 15.05.2013 23:06
    Igdir icin hayirlisini diliyorum ama en güclü aday ...
     
  • Guest 15.05.2013 13:55
    vay vay vay serdar arat beye bak. şimdiye kadar ...
     
  • Guest 15.05.2013 10:01
    saygilar.bu cark öyle dönüyorki kimse kimseyi ...
     
  • Guest 14.05.2013 16:49
    Ekrem Baydar can ciğer arkadaşım seni görmeyeli ...
     
  • Guest 14.05.2013 11:06
    ÇANTACILAR ORTAYA ÇIKTI DAĞ FARE DOĞURDU BİR YANDA ...
     
  • Guest 14.05.2013 09:29
    saygilar.sizi kirmadan birsey söylemek istiyorum,arkan ...
     
  • Guest 14.05.2013 09:03
    Emin misiniz? O fotoda ki Serdar Arat mı? Ne oldu düne ...

Arşiv

« Mayıs 2013 »
Pzt Sal Çrş Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    

Hızlı Arama

Anket

Bu gün seçim olursa hangi partiye oy verirsiniz?

Kimler Online

164 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi