Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz

"İsrail demiş ki: 'Filistin’den sonra sıra Türkiye’ye gelecek.' Gel bakalım… Bak oğlum, biz evde gazı ocağa bağlarken kaçak olup olmadığını çakmakla kontrol eden bir milletiz. Senden mi korkacağız? Senin altına bir gaz bağlarız, ona bir çakmak koyarız; dünyada İsrail diye bir yer kalmaz. Akıllı ol, kiminle uğraştığını bil. Namussuz."

Bu ifadeler, merhum sanatçı Ahmet Kaya tarafından İsrail’e söylenmiş bir sözdü.

Netanyahu o kadar çok şımartılmış ki önüne gelene posta koyacağını sanıyor.
Bak oğlum, İran’a tosladın, şaftın kaydı. Hizbullah dediğin, Lübnan’ın içinde üçte bir nüfusu olan ve az sayıda düzenli askeri bulunan bir yapı. Sen onlarla baş edemedin.
Pusu kurmayı, sivile saldırmayı, çocuk öldürmeyi, işgal ettiğiniz yerlerden çocukları kaçırıp hem organ mafyacılığı yapmayı hem de Epstein Adası’na göndermeyi bilirsin.
Ama bilmediğin bir şey var: Türk sillesi yememişsin. Sille ne, biliyor musun? Hani şu meşhur Osmanlı tokadı var ya… Onu yedin mi bir ay payını itlere atarlar.
Sen yine anlamamışsındır. Osmanlı tokadını yedin mi aklın başından gider, yemek yiyemezsin ve yemeğini ite atarlar. Dağdan gelen domuzlar bağcıyı kovmaya çalışıyorlar. Osmanlı İmparatorluğu'nun 1517'den 1917'ye kadar hüküm sürdüğü 400 yıl boyunca Filistin'de barış hakimken, dağdan inen siyonist domuzlar, 400 yıllık barışı 4 gün içinde yok etmişlerdir.

Senin İran’dan sonraki derdinin Türkiye olduğunu biliyoruz. İran’da bir halt yiyemeden şimdi Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a laf ederek sözde bir cephe açmaya çalışıyorsun.
Senin ağabeylerin madara oldu, sen kimsin? Dün George Lloyd'lara haddini bildiren bu millet, bugünün sapıkları Netanyahu ve Trump'tan mı çekinecek?

Kendi koltuğunun sallandığını bilen Netanyahu, halkının öfkesini durduramayan, fareler gibi sığınaklarda yaşamaya mahkûm olan İsrail halkını ikna etmek için bu sefer yeni rotası Türkiye olarak belirlemiş durumda.

Sözde iç muhalefete oynuyor.

Yemezler oğlum. Nasıl İran 90 milyon tek vücut olduysa, Türkiye de tek vücuttur.
Burayı Venezuela ile karıştırmak yapılacak en büyük hata olur. Zira Cumhurbaşkanını bir gece ansızın alıp götürme rüyaları görenler, bu düşünceyle bu topraklara son gelenlerin Çanakkale'de Polatlı'da neler yaşadığını iyi araştırıp öyle buralara gelmelidirler. Venezuela gibi başkanını kaçıracaksın, omurgasız millet de sadece seyredecek… Burası bambaşka bir yerdir. Siyonistlerin en büyük hatası, herkesi aynı, kendilerini farklı sanmalarıdır.

Bak oğlum, burası Türkiye Cumhuriyeti. Bağırsaklarında illa ki atılması gereken parazitler vardır; ama bu senin Mossad’ının, CIA’nin sandığı kadar değildir.

Haddini giderek aşıyorsun.

Arap ülkeleri senden yüz çevirdiği gün sen de yoksun... Bu da olacak. Hani şu 12 ülke İran’ı kınama bildirisi yayımladı ya, işte onlar şimdi bir araya gelip sana sırtını döneceklerdir. Bu Arap ülkeleri bölgedeki "gücü" gördüklerinde hemen onun yanında yer alma eğilimindedirler ve bölgedeki aktif gücün İran; sessiz ve asıl gücün ise Türkiye olduğunu çok iyi bilmektedirler.

Sen Filistin’de, Gazze’de, Lübnan’da, İran’da suç işleyen, katliam yapan, savaş kurallarını hiçe sayan bir savaş suçlususun. Aranıyorsun ve mutlaka yargılanacaksın.

Ama yargılamadan önce, ey, bir şilleyi hak ediyorsun.