BİR MÜSLÜMAN ÜLKE VURULUYOR MÜSLÜMAN ÜLKELER SESSİZ..

BİR MÜSLÜMAN ÜLKE VURULUYOR MÜSLÜMAN ÜLKELER SESSİZ..
İsrail ve ABD bir Müslüman ülke olan İran’a saldırıyor “Allahu Ekber “diyen insanları öldürüyor. İslam dünyası devletleri sessizce seyrediyor hatta İran vuruldu diye sevinenler bile var.
Bu demektir ki ,Müslüman devletler birlik içinde değildir asla da olmayacaktır. Çünkü ABD’nin emrindedirler. Halbuki Rusya Ukranya’yı vurunca bütün AB ülkeleri ABD Ukranya’nın yanında yer aldı.
Emperyalist güçler İran’ın kalbin vurdu. Devlet başkanını öldürdü. İşte bunların yaşanmaması için Müslüman olanlar hurafe İşlerle uğraşacağına hala orucu ne bozar gibi saçma sorular soracağına aklını kullanarak emperyalist devletlerin yaptığı silahları, uçakları yapmalı ki güçlü olsun..
Allah oku ve aklını kullan demiştir. Emperyalist devletler akıllarını kullanırken Müslüman devletler niye kullanamıyor bunu sorgulayarak teknolojik alanında güçlü olacaksın ki kimse sana dokunmasın, kapını kilitli tutacaksın ki İçerideki hainlerin çok olmasın.. Bugün İran'da yaşananlar Hameneyin yerinin tespit edilmesi devletin damarlarına kadar sızmış hain mosad- Cia ajanlarının sayesinde olmuştur. Binlerce Afganlı İran’da ve ajanlar İçerideki ayrılıkçı güçlerin temizlenmesi gerekiyor .
İran'a yapılan bu saldırılar gelecekte Türkiye'ye yönelecek tehdidin habercisidir. Çünkü Türkiye'de bulunan Afgan ve Suriyeliler ,Türk düşmanları ABD ve İsrail'e hizmet edebilir. Türk düşmanı Rumları ABD ‘nin eğitmesi Yunanistan’a askeri yığınak yapması ABD’nin niyetini açıkça gösteriyor. Çok dikkatli olmalıyız.
Bugün yaşanan acılar bize duygusal tepkilerin ötesinde daha derin bir sorgulamayı da zorunlu kılıyor: Devletler ve toplumlar güvenliklerini, bilimsel kapasitelerini ve teknolojik güçlerini nasıl inşa ediyor? Güç dengelerinin hızla değiştiği bir çağda, yalnızca temennilerle ayakta kalmak mümkün görünmüyor. Bilim, teknoloji, eğitim ve kurumsal kapasite; modern dünyada caydırıcılığın ve bağımsızlığın temel unsurları haline gelmiş durumda.

Tarih boyunca güçlü olan toplumların ortak bir özelliği var: akla, bilgiye ve üretime yatırım yapmak. Nitelikli eğitim, yerli teknoloji geliştirme, savunma sanayii kapasitesi ve toplumsal birlik; bir ülkenin dış baskılara karşı direncini artıran başlıca unsurlar arasında sayılıyor. Bu gerçek, ideolojilerden bağımsız biçimde bütün ülkeler için geçerli.

Bugün bölgedeki gelişmeler, ülkelerin çok boyutlu bir hazırlık içinde olması gerektiğini hatırlatıyor. Bilimde ilerleyen, teknolojide üreten, eğitimde kaliteyi yükselten ve toplumsal bütünlüğünü koruyan toplumlar; belirsizliklerle dolu bu çağda daha güvenli bir gelecek kurma şansına sahip olacaktır.
Sonuç olarak mesele yalnızca tepki vermek değil, uzun vadeli akılcı stratejiler geliştirmektir. Çocukların çantalarının bir daha kana bulanmaması için dünyanın her yerinde daha fazla akla, daha fazla bilime ve daha fazla sorumluluk duygusuna ihtiyaç var.