Ancak bugün kapıdan içeri adım atarken, her birimizin durup düşünmesi gereken çok önemli bir hakikat var: Bu tanıtım günleri, kolay bir yolculuğun değil; alın terinin, uykusuz gecelerin, göze alınan büyük risklerin ve adeta iğneyle kuyu kazılarak inşa edilen asil bir mücadelenin zafer anıtıdır.
BÜYÜK BAŞARININ, ADIM ADIM ÖRÜLEN EMEĞİN VE TARİHÎ BİRLİKTELİĞİN HİKÂYESİ:
Değerli arkadaşlarım;
Bugün, yani 16 Temmuz 2026 Perşembe günü, İstanbul’da sadece Iğdır’ın değil, bir sivil toplum hareketinin kendi kaderini tayin ettiği büyük günün kapıları açılıyor. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi, dört gün boyunca Doğu’nun incisi Iğdır’ımızın asil duruşuna, bereketli toprağına ve kadim kültürüne ev sahipliği yapacak.
Ancak bugün o kapıdan içeri adım atarken, her birimizin durup düşünmesi gereken çok önemli bir hakikat var: Bu tanıtım günleri, kolay bir yolculuğun değil; alın terinin, uykusuz gecelerin, göze alınan büyük risklerin ve adeta iğneyle kuyu kazılarak inşa edilen asil bir mücadelenin zafer anıtıdır.
İSTANBUL’DAN IĞDIR’A, ANKARA’DAN DEVLETİN ZİRVESİNE UZANAN MEKİK DİPLOMASİSİ
Bu organizasyon, sadece İstanbul'daki salonlarda planlanıp hayata geçirilmedi. Arkasında olağanüstü bir koordinasyon, adanmışlık ve sarsılmaz bir "devlet-millet" buluşması yatıyor.
Bu birliğin öncüleri; Iğdır Dernekler Federasyonu Başkanı Sayın İzzet KAYA, Iğdır Güçbirliği Federasyonu Başkanı Sayın Öztürk ALTUNBAŞ, Dünya Iğdırlılar Federasyonu Başkanı (kıymetli öğrencim) Sayın İmdat ATABEY, Marmara Iğdırlılar Dernek Federasyonu Başkanı Sayın Süleyman ÖRS, Iğdır Birlik ve Beraberlik Federasyonu Başkanı Sayın Ecevit KAYA ve iş dünyamızın saygın temsilcileri olan değerli öğrencilerim Sayın Memet YÜCE ile Sayın Cafer KILIÇ; günlerce, haftalarca dur durak bilmeden çalıştılar.
* Iğdır Sevdası Yol Oldu, Sınırları Aştı:
Ekibimiz, mesafeleri hiçe sayarak bizzat ata ocaklarına, Iğdır’a kadar giderek ilimizin mülki amirlerini, yerel yöneticilerini bu büyük buluşmaya bizzat davet ettiler. Memleket ile gurbet arasındaki bağ, yerinde kurulan bu temasla perçinlendi.
* Ankara’da Devlet Kadrolarıyla Temas:
Ankara’ya çıkarma yapan bu inanmış kadro; devlet yetkililerimizle, bölge milletvekillerimizle ve devletin en üst düzey uygulayıcı kadrolarıyla tek tek temasa geçti. Davetiyeler elden takdim edildi; Iğdır’ın davası, potansiyeli ve İstanbul’daki bu tarihi bağımsız duruşu en resmî platformlarda anlatıldı.
BÜYÜK RİSKLER, BÜYÜK FEDAKARLIKLAR VE TEK BİR SINAV
Kimse bu sorumluluğun altına girmeye cesaret edemezken, bu kadro maddi ve manevi tüm riskleri üstlendi. Kars-Ardahan-Iğdır ortak günlerinin kalıplarından sıyrılıp, "Biz tek başımıza, bağımsız bir il olarak Iğdır’ız" diyebilmenin bir bedeli vardı ve bu bedel, geceli gündüzlü fedakarlıklarla ödendi.
Bir eğitimci olarak açıkça ifade etmeliyim ki; bu süreç, sadece bir organizasyon başarısı değil, aynı zamanda toplumsal bir rüştünü ispat etme, bir aidiyet sınavıdır. Ve bu kadro, o sınavı alnının akıyla, en üst kademeden en alt kademeye kadar devletle milleti birleştirerek vermiştir.
ŞİMDİ SIRA BİZDE, TOP BİZDE!
Devlet erkanımızın, mülki amirlerimizin, milletvekillerimizin, yazarlarımızın ve sivil toplumumuzun en üst düzeyde temsil edileceği bu büyük organizasyonun tüm altyapısı hazırlandı. Bugün sabah itibarıyla, Atatürk Havalimanı’nda kurulacak olan o devasa meydan, her bir Iğdırlının gurur nişanesi olacaktır.
Sözün, emeğin ve hazırlığın bittiği; icraatın başladığı yerdeyiz.
Şimdi görev, Bu asil mücadeleye, harcanan uykusuz gecelere ve dökülen alın terine sahip çıkmaktır. Kendini Iğdır sevdalısı hisseden, bu memleketin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş olan her bir kişiyi, bugünden itibaren bu büyük meydanda birer misafir değil, ev sahibi olarak omuz omuza durmaya davet ediyorum.
Bugün, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde tarih yazılırken, o şanlı sayfanın bir köşesinde de sizin imzanız olsun.
Saygılarımla.