İsterseniz şöyle bir geçmişe gidelim…
1992 yılında başlayan 1. Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan ile Ermenistan arasında uzun yıllar hiçbir diplomatik diyalog gerçekleşmedi. Elbette Türkiye de Ermenistan ile sınır güvenliği toplantıları dışında resmi bir diyalog kurmadı.
30 yıl boyunca Karabağ, Ermeni işgali altında kaldı ve bu süre zarfında normalde tacizi Azerbaycan’ın yapması gerekirken, Ermenistan 200’ün üzerinde tacizde bulundu. 2020 yılında taşan bardak 2. Karabağ Savaşı’nın çıkmasına neden oldu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, her platformda Karabağ sorununun savaşsız çözümü için girişimlerde bulundu ancak Ermenistan’ı dışarıdan yönlendiren güçler buna asla yanaşmadı.
İlk başlarda Paşinyan bizim tabirimizle dış güçlerin etkisinde kalmıştı. Ancak halkını seven Paşinyan, gerçekleri görerek barış masasına oturdu.
Netice ise herkesin malumu… İkinci Karabağ Savaşı sonrasında farklı bir süreç başladı.
Başbakan Nikol Paşinyan barış için adım attıkça, ordunun içindeki kontrolsüz güçler bunu provoke etmek amacıyla sürekli tacizlerde bulunarak savaşı yeniden başlatma gayreti içinde oldular.
Azerbaycan’ın atılan imzalara sadık kalması, barışın tesis edilmesi için çaba göstermesi ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yürüttüğü ustaca diplomasi, Ermenistan’ın bugün Azerbaycan ve Türkiye ile daha iyi ilişkiler kurmasına vesile olmuştur.
Şimdilerde Azerbaycan-Ermenistan sınırında herhangi bir sorun yaşanmıyor. Ancak Paşinyan bu seçimi kaybederse, işte o zaman çatışma yaşanmayacağının garantisini kimse veremez.
Eğer Paşinyan seçimi kaybeder ve aşırı uçların oluşturduğu ittifakın üzerinde uzlaştığı isim kazanırsa, seçim vaatleri arasında Karabağ savaşının yeniden başlatılması da yer alabilir. Bu durum ise bölgedeki huzurun yeniden bozulmasına neden olabilir.
Malumunuz üzere bölgede yaşanan barış her ülke için bir kazanım olsa da Ermenistan için çok daha önemli bir kazanım olacaktır.
Bugün Alican Sınır Kapısı açılmayı bekliyor. Yani Iğdır ile Erivan merkezi arasında yaklaşık 30 kilometrelik bir mesafe bulunuyor. Kapının açılmasıyla birlikte Ermeni halkı dünyaya daha kolay ulaşabilecek, insani diyaloglar daha fazla gelişecektir.
Şahsım adına şunu söyleyebilirim; Türk halkı merhametli ve misafirperverdir. Yarın Ermenistan kapısı açıldığında ülkemize ve özellikle ilimize gelen hiçbir Ermeni’ye kötü gözle bakılmaz, medeni toplumlarda olduğu gibi komşuluk ilişkileri tesis edilir.
Ermenistan’da da farklı bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum.
Dediğim gibi, her şeyden önce Nikol Paşinyan’ın seçimi kazanması gerekmektedir. Ermenistan halkı yarınlarını düşünerek barış yanlısı Paşinyan ile yola devam demelidir.
Aksi halde sancılı bir süreç başlayabilir; kapılar açılmaz, Türkiye ve Azerbaycan ile diplomatik bağlar kopabilir ve hiçbir ülke sağlıklı komşuluk ilişkileri kuramaz.
Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılacak seçimler öncesinde Alican Sınır Kapısı’nın açılacağı da konuşuluyor.
Alican Kapısı’nın açılmasıyla birlikte büyük Turan yolu olarak değerlendirilen Zengezur Koridoru’nun da hız kazanacağı ifade ediliyor.