GÖRÜNEN ŞEHİR KILAVUZ İSTEMEZ

Iğdır, sahip olduğu coğrafya, verimli toprakları ve stratejik konumuyla aslında Doğu Anadolu’nun en şanslı şehirlerinden biri olabilir. Ancak yıllardır çözülemeyen bazı sorunlar, şehrin gelişiminin önünde büyük engel oluşturmaya devam ediyor. En acı tarafı ise herkesin sorunları konuşması ama çözüm noktasında yeterince sahip çıkmamasıdır.

Bugün şehirde gençlerin en büyük problemi işsizliktir. Birçok genç eğitimini tamamladıktan sonra başka illere gitmek zorunda kalıyor. Çünkü kendi memleketinde gelecek göremiyor. Oysa Iğdır; tarımıyla, sınır ticaretiyle ve turizm potansiyeliyle istihdam oluşturabilecek bir şehir konumundadır. Ağrı Dağı gibi dünya çapında bilinen bir değere sahip olup da turizmde hak ettiği noktaya gelememek büyük eksikliktir.

Bir diğer önemli sorun ise şehir düzeni ve sosyal yaşam alanlarının yetersizliğidir. Kaldırımları araçların işgal ettiği, parkların zaman zaman zarar gördüğü, trafik kurallarına yeterince uyulmadığı bir şehir görüntüsü vatandaşları rahatsız ediyor. Özellikle motosiklet kazalarının artması, trafikte daha ciddi denetimlerin gerektiğini ortaya koyuyor.

Tarım konusunda ise çiftçi büyük emek veriyor ancak maliyetlerin yükselmesi üreticiyi zorluyor. Don olayları, su problemleri ve artan giderler nedeniyle birçok üretici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Halbuki Iğdır Ovası sadece bölgenin değil, Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olabilecek kapasiteye sahip.

Belki de en önemli mesele; birlik ruhunun zaman zaman zayıflamasıdır. Sosyal medya üzerinden yapılan tartışmalar, gereksiz kutuplaşmalar ve birbirini küçümseyen söylemler şehir huzuruna zarar veriyor. Oysa Iğdır’ın gücü farklı kültürlerin yıllardır bir arada yaşayabilmesinden geliyor.

Bu şehir eleştiri kadar sahip çıkılmayı da hak ediyor. Çünkü Iğdır’ın geleceği sadece yöneticilerin değil, bu şehirde yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur. Eğer herkes kendi şehrine biraz daha duyarlı olursa, Iğdır sadece Doğu’nun değil, Türkiye’nin parlayan şehirlerinden biri haline gelebilir.