Iğdır Siyaseti ve Partiler

            Uzun zaman oldu siyasi analiz ve yorum yapmayalı. Doğrusunu isterseniz dışarıdan bakıldığında siyasetin kalbinde gözüksem de, gerçekte pek ilgilenmediğimi söyleyebilirim. Sadece süreci sessiz takip etmekle yetiniyorum…
                Malumunuz üzere bu dönemler hassas dönemler. Kime selam verseniz, size oralı gözüyle bakarlar. Kiminle bir durum değerlendirmesi yapıp, bir bardak çay içip hasbihal etseniz destekçisi diye lanse ederler…
                Bu sebepten ötürü şahsım adına gelişmeleri uzaktan seyretmek en doğrusu… El gider her mecliste baş olur, sofralara meze olur sorun olmaz, ama biz selam veririz kıyamet kopar…
                Şimdi gelelim uzaktan seyrettiğimiz siyaset arenasına…
                Mahalli seçimler yaklaştıkça, partilerde ki hareketlilikte bir o kadar artmaktadır.
               Aday adayları, aday olmak istedikleri partilere yaptıkları ziyaretlerini artırmakta, basın toplantıları düzenleyerek aday adaylıklarını açıklamakta, şehirde eş, dost, esnaf, kanaat önderi sayılabilecek kişileri ziyaret etmekte, taziye yerlerine guruplar halinde giderek varlıklarını hissettirmeye çalışmakta ve bu sayede gündem oluşturmaktadırlar…
                Şüphesiz, yapılanlar olması gerekenlerdir.
                Ancak bununla bitmiyor, parti genel merkezlerinin isim belirlemede ortaya koyacakları kriterlere de uygun olmaları gerekiyor…
                Futbol takımında olduğu gibi Iğdır’da da 4 büyükler yarışacak…
                Ak Parti, CHP, MHP ve BDP, Iğdır Merkez, İlçeler ve Belde belediye başkanlıkları ile İl Genel Meclis Üyelikleri için yarışacaklar…
                Iğdır’ın özel konumu itibariyle Merkez Belediye Başkanlığında CHP’nin pek iddiası olacağını düşünmüyorum.  Ama şu anda bilinmezler yaşandığından ummadık güçlü bir adayın CHP’den çıkmayacağının da garantisini kimse veremez…
                MHP her zaman olduğu gibi aday adayı enflasyonunun en çok yaşandığı parti olma unvanını kimseye kaptırmış değil. İl Başkanı Cahit Erol düzenlediği basın toplantısında 3 aday adayının ismini açıklamıştır. Ama bu sayının üç’le sınırlı kalmayacağı da bir başka gerçektir. İsa Yaşar Tezel, Ahmet Aras ve Serdar Arat ismi resmi açıklandıktan sonra, Gündüz Güneş’te Parti’de adaylığını açıklayanlar arasında yerini aldı.  İsa Ambarcı, Ekber Yeşil ve daha başkalarının da ismi halk nezdinde zikredilmektedir… İlerleyen süreçte yeni simaların da adaylıklarını açıklayacağı duyumları alınıyor. 
                Ak Parti şu anda kararsız bir tablo çiziyor. Barış süreci öncesinde ısrarla Azeri aday olsun isteniyordu. Bu düşünceden henüz vazgeçilmiş değil. Ancak barış sürecinin hızlı ilerlemesi, silah seslerinin susması, Kürt adayların da yüzlerini Ak Parti’ye çevirmelerine vesile teşkil etmişe benziyor. Suriye’de meydana gelecek olan gelişmelerin ülke siyasetini etkileyeceği muhakkaktır… Her an Suriye ile fiili bir savaşın içinde de olabiliriz. Doğrusunu isterseniz önümüzü görmemiz şimdilik mümkün değil. Türkiye imzasıyla İsrail Nato üyeliğine kabul edilmiş oldu. Yarın İsrail’in Suriye’ye saldırması an meselesi olabilir…  Eğer saldırı olursa, İran’ın bu savaşa dâhil olması yine an meselesidir…  Ve Türkiye bu savaşta müttefiki İsrail ile ittifak yapmak zorunda kalabilir…
                Tüm bu gelişmeler elbette ki seçim sürecini etkileyeceğinden, şimdiden bu şöyle olabilecek demek mümkün değildir…
                Zira Ak Parti’nin Azeri aday düşüncesinde değişiklik olmaz ise, bu isim kim olur, akıllarda kim var, doğrusu şimdiden kestirmek biraz zor. Ancak eski Milletvekili Adil Aşırım isminin dolaştığı, Aşırım’ın buna istekli olduğu konuşulmuyor değil.
                Öte yandan BDP mevzilerini kaybetmemek için tüm varlığını ortaya koyacaktır. Barış sürecinin her an aleyhine işleyebileceğini bilen BDP, bu süreçte yeni stratejiler belirleyerek ılımlı seçmen tabanının Ak Parti’ye kaymasını önlemeye çalışacaktır.
                30 yıllık savaşın galibi olduklarını her fırsatta ifade eden PKK yetkilileri, bu savaşın galibi olmak için Kürt gençlerinin kan akıttığını ve bu kanın bir bedeli olduğunu söylemelerinde ki amaç, esasta tabanlarının kaymaması yönündeki çabadır…
                BDP Iğdır Belediyesini kaybetmemek için mutlaka bir strateji belirleyecektir. Ancak Iğdır’da 80 yıllık geleneği yıktık diyen Milletvekili Pervin Buldan’ın bu sözünden duyulan heyecan zaman içerisinde sönmüş, beklentiler arzu edilen düzeyde karşılanamamış ve BDP seçmeninde bir hayal kırıklığı oluşmuştur. 
                BDP’nin nasıl bir isimle ortaya çıkacağı henüz bilinmezleri oynuyor. Ancak saygın kişiliği ile tanınan eski İl Başkanı Abdulkadir Özsular isminin bu aralar konuşuluyor olması da dikkat çekici bir durum oluşturmaktadır.
                Bir bütün olarak baktığımızda 3 partinin de işi hem zor, hem kolay…
                Zor, çünkü tabanı ellerinde tutmak için yeteri kadar çaba ortaya koymamışlar.
                Kolay, hangi taraf ikiye bölünürse, diğer tarafın şansı aynı oranda artacaktır…
                Süreç kimin lehine işleyecek bilinmez. Siyasetin içinde aktif olarak bulunmasak da, dışarıdan görebildiklerimiz bunlardan ibarettir.
                Süreci hep beraber takip edecek, gelişmelerle halkımızı mutlaka bilgilendireceğiz…