Genel

Iğdır’da Ayetullah Ali Hamaney İçin Dualar Okundu

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in konutuna düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybetmesi üzerine Iğdır’da binlerce kişi, H. Yusuf Hacer Camii’nde kılınan öğle namazının ardından miting düzenledi.

Loading...

Cami önünde toplanan kalabalık, belediye meydanına kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında Amerika ve İsrail aleyhine sloganlar atıldı. Belediye meydanında toplanan binlerce kişi hep bir ağızdan Amerika ve İsrail’i kınadı.

Mitingde konuşan Iğdır Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği Başkanı Kurban Ulusöz, şehadet makamının önemine değinerek şunları söyledi:

“Şehadetin mertebesini, güzelliğini bilmek gerekir. Her ölüm şehadet değildir. Bugün şehit olan Seyyid Ayetullah Ali Hamaney’in ruhuna bir salavat istiyorum. Bazı kanallar Ayetullah Ali Hamaney için ‘Rus uçağı geldi, Rusya’ya kaçtı’ dedi. Kimisi ‘bodruma girdi’ dedi. Hayır. Aynı kanallar dün gerçeği söylemek zorunda kaldı. Hamaney’e ‘Sığınağa gir’ dediklerinde, ‘Bu benim şehadetimin lezzetini kaçırır. Halkım silahların ve mermilerin ortasındayken benim bodruma girmem inancıma zarar verir’ dedi.”

Ulusöz konuşmasının devamında, “Erdebilli bir kadının anladığını bizim kanallarımız anlayamadı. O kadın dedi ki; Ayetullah Ali Hamaney bize izzet kazandırdı, şeref kazandırdı, onur kazandırdı. Şeytanın önünde diz çökmedi ve bize şeref bıraktı. İşte şehadet budur. İslam dini şehadeti canını korumak için değil; dinini ve memleketini korumak için aziz kılmıştır.” ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşan dinî âlim Veli Beder ise şu ifadeleri kullandı:

“Ey cemaat, bu şehadet her insana nasip olmaz. İran ne kadar zayıf görünse de, Amerika ne kadar güçlü olsa da önemli olan duruştur. Nasıl ki Kerbelâ’da Emevi İmparatorluğu’na karşı durulduysa, Ayetullah Ali Hamaney de Amerika’ya karşı durdu. Hak gelmeye, batıl gitmeye mecburdur. Bugün ölürüm, şehadet şerbetini içerim; yarın alnım açık, yüzüm ak bir şekilde ceddim Resulullah’a, atam İmam Hüseyin’e verecek bir cevabım olur. Hiçbir zaman zulme baş eğmedim, eğmeyeceğim. Canımıza da malımıza da mal olsa inşallah bizler de hak yolunda zalimin karşısında boyun eğmeyeceğiz.”

Basın açıklamasını gerçekleştiren Ali Kıran ise şu ifadeleri kullandı:

“İslam dünyasının önemli şahsiyetlerinden Seyyid Ali Hamaney Ağa’nın şehadeti münasebetiyle buradan sesleniyoruz; onurluyuz, başımız diktir. Haklı bir mücadelenin bayrağını yere düşürmeyen Şehid Seyyid Ali Hamaney Ağa’ya yas tutarken, pak İslam sancağını devralan iradenin düşman karşısındaki cesur mücadelesini de selamlıyoruz.

Dünyanın mazlumlarının zalimler karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüz, yolumuzun sonunda zaferi müjdeliyor. Rabbimize hamdolsun.

Önderlerimiz teslim olmaz. Kimlik kaybına uğramaz. Düşman karşısında diz çöküp bize zillet yaşatmaz. Kerbelâ yolunda izzetliyiz.

Kerbelâ’dan bugüne bize önderlik eden bu mektebin öncüleri hep iftiharımız oldu. En son Seyyid Ali Hamaney Ağa da düşman karşısında taviz vermeden, ceddi Hüseyin gibi haysiyetle ayrıldı bu dünyadan. Biz ondan razıydık, Rabbim de razı olsun inşallah.

Büyük şehidimiz dün evinde öldü. Kanını düşmanın üzerine bırakarak ayrıldı bu dünyadan. Halkı gibi yaşadı; temiz, onurlu ve bilge bir hayatı şehadet tacıyla süsledi. Bize haysiyet bıraktı, ruhu şad olsun.

Elbette ölüm ağırdır; ancak zillete karşı onu tercih etmek er kişinin işidir.

Aziz İran milleti, başınız sağ olsun. ‘Ölüm bir köprüdür; dostu dosta, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur.’

Dünyanın her bölgesindeki direniş mensuplarına da başsağlığı diliyoruz. Cephelerde mücadele edenlere; ayağınız sert bassın, gözünüz pek olsun, Rabbim attığınıza isabet versin, diyoruz.

Aziz halkımız!

Bizler Kerbelâî bir milletiz. Hüseynî bir milletiz. Bize zilletle yaşamayı kimse dayatamaz. Ölürüz, aç kalırız ama önderlerimizi, askerlerimizi ve halkımızı zillet içinde kimse göremez.

Bedeli ne olursa olsun düşman karşısında eğilmeyiz. Kırılır, dağılırız ama el öpmeyiz.

Amerika, Batı Asya’nın zenginliklerini sömürmek; İsrail ise bu coğrafyanın topraklarını işgal etmek isteyen iki güçtür. Yıllardır ambargolarla, tehditlerle baskı uyguladılar. Ancak Ağa kanını verdi, taviz vermedi.

1981 yılında da bombalı saldırıya uğramış, aylarca komada kalmıştı. Bu yönüyle ‘yaşayan şehit’ olarak anılıyordu. Hayatı direniş cephesine büyük değer kattı. Mazlum halkların dayanışmasına vesile oldu.

Şehadeti, yaşamından daha bereketli olacaktır. Yeter ki biz şehitlerin millete emanet olduğu bilinciyle hareket edelim.

Yaslıyız, evet. Ama başımız dik, alnımız açık.”

Miting, dualar ve mersiyelerin okunmasının ardından sona erdi.