50 yıldır ülkemizin tüm kaynaklarını harcadığımız PKK ile mücadelede NATO’yu ortalıkta hiç görmedik. Buna karşılık Batı’nın, özellikle de ABD ve İsrail’in PKK’ya verdiği destekleri defalarca gördük.
15 Temmuz 2016’da hain bir kalkışma yaşandığında da NATO ortada yoktu. Ülkemizde FETÖ darbe girişimi gerçekleşiyor, kendi uçaklarımız kendi ordumuzu, polisimizi ve meclisimizi bombalıyor ama İran ve Azerbaycan dışında neredeyse hiçbir ülkeden destek açıklaması gelmiyor. NATO’nun ise bu durum umrunda bile değildi.
O dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve birçok devlet yetkilisi televizyonlara çıkarak bu hain kalkışmanın arkasında ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğunu dile getirmiş, İran ve Azerbaycan’a teşekkür etmişti.
15 Temmuz’da ortada olmayan NATO, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından bir anda Türkiye’yi önemser hale geldi.
Peki şöyle düşünelim: ABD ve İsrail, İran karşısında üstün bir başarı elde etseydi, NATO yine ortaya çıkar mıydı?
Bir söz vardır:
“Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?”
Hayırdır NATO, bizi neden bu kadar önemsemeye başladın? Yoksa İran ile kara savaşını Türkiye’ye havale edip Türk askeri üzerinden İran’a girmeyi mi planlıyorsun?
Türk’ü Türk ile karşı karşıya getirmeyi mi düşünüyorsun? Üç beş dindar görünümlü MOSSAD ve CIA ajanı üzerinden mezhepçilikle kışkırtma yaparak kamuoyunu yönlendirebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Türkiye bugüne kadar birçok badire atlattı. Bu süreçlerin hiçbirinde NATO’yu yanında görmedi. Ancak şimdi, küçük bir çocuğun bile yapay olduğunu anlayabileceği bir füze senaryosu ile Türkiye’ye kumpas kurulmaya çalışılıyor.
İsrail’in Demir Kubbesi delik deşik olmuş, İran’ın attığı füzeleri engelleyemez hale gelmişken Türkiye’ye atıldığı iddia edilen 4 füzenin hatasız şekilde imha edilmesi iddiası inandırıcı değildir. Buna kargalar bile güler.
Milleti kendinize güldürmeyin. Sağır sultan bile biliyor ki bu bir sahte bayrak operasyonudur. Kendi attıkları, kendi vurdukları bir senaryodan ibarettir.
Eğer bu kadar güçlü bir hava savunma sisteminiz varsa İsrail’e düşen füzeleri neden engelleyemediniz? Övüne övüne anlattığınız savaş gemilerinizi neden geri çekmek zorunda kaldınız? Bizim gözümüzde hiçbir zaman büyük, güçlü ve dokunulmaz olmadınız.
Gücünüzü, kıçınızı yalattığınız, sömürdüğünüz ve esir aldığınız bazı Arap liderlerden aldınız. Ancak bu güç de İran karşısında yetersiz kaldı.
İran bir tarafta, siz bir tarafta. 32 gündür hiçbir savaş kuralını gözetmeden okul, hastane, sivil yerleşim alanları ve enerji hatları gibi pek çok noktaya saldırılar düzenlediniz. Buna rağmen İran’ın sivillere zarar vermemeye özen gösterdiği görülüyor.
Allah ABD, İsrail ve onların yanında yer alanları kahredecektir. İnsanlık düşmanları er ya da geç bunun bedelini ödeyecektir.