Sevgili okuyucular, doğrusunu konuşmak gerekirse ülkenin kuruluş tarihinden bu yana en uzun kriz dönemlerinden birini yaşadığımızı söyleyebiliriz. Elbette zaman zaman krizler oldu, devalüasyonlar yaşandı ama kısa sürede toparlanmalar da gerçekleşti. Ancak son 3-5 yıldır yaşanan ekonomik kriz o kadar derinleşti ki artık kimse yarının hesabını yapamaz hale geldi.
Maliye Bakanlığı her alanda esnafın tepesine çökmüş durumda; “Vereceksin” diyor. Aslında şöyle bir sıkıntı da var: Evrak üzerinde bakıldığında herkes kazanıyor gibi görünüyor ama gerçek hayat öyle değil. Lüks tüketim, ülkenin yüzde 10, bilemediniz yüzde 15-20’lik kesimi için geçerlidir. Bu kesim için limit yok; gelir de var, harcama da var. Ancak memur, işçi ve küçük esnaf sabahı akşam edecek bir gelire sahip olmadığı gibi giderlerini karşılayacak bir birikime de sahip değil.
Devlet kurumları “Ödenek yok” diyor, ihale yapmıyor, satın almalar durmuş durumda. Yani devlet piyasaya hiçbir şey vermeden sürekli vergi alıyor.
Anlayacağınız, mutfakta çıkan yangın artık diğer odalara da sıçramış durumda. Üniversitede çocuk okutan aileler, işsiz gençler, üniversiteyi bitirip işe girme hayali kuran milyonlar ve özel sektörün mühendis ya da alanına göre üniversite mezunu talebindeki ciddi düşüş, toplumda büyük bir kafa karışıklığı yaratmış durumda.
Gidişatın nereye varacağını kimse bilmiyor.
Mazot, işçi, araç gereç, tamir ve bakım maliyetleri o kadar arttı ki emin olun bir kilo et 2 bin TL olsa bile üreticinin giderini karşılamaz.
Usta ya da ara eleman ihtiyacınız olsa önce bulamazsınız. Bulsanız bile parasını ödeyip iş yaptıramazsınız. Sanayiye girip çıktığınızda vay halinize… Ustaya soruyorsunuz, “Giderleri karşılayamıyoruz” diyorlar.
Yani gerçekten tuhaf bir durum söz konusu.
Örneğin daha birkaç ay önce Ankara-İstanbul uçak seferleri 2 bin TL civarındayken şimdi 6-7-8 bin TL bandına çıkmış durumda. Öğrencisi, hastası, tatilcisi nasıl gidip gelsin?
Şu anda tatil beldeleri bile neye uğradığını şaşırmış durumda.
Maliye Bakanı belki de bizim görmediklerimizi görüyor ve yaptığı uygulamaları bütçedeki açığa istinaden hayata geçiriyordur. Ancak bu böyle gitmez. Ülke iflas eder, insanlar evden dışarı çıkamaz hale gelir. Gereksiz yatırımlar durdurulmalı, itibardan taviz verilmeli, giderler kısılmalı, betona para gömme anlayışı ertelenmelidir.
Esnaf artık siftah etmiyor.
Eskisi gibi vadeli mal alma şansı neredeyse kalmadı. İşçilik fiyatları oldukça yüksek, kâr marjı her geçen gün eriyor ve gider kalemleri sürekli artıyor.
Allah sonumuzu hayretsin.